DUR-DURAKSIZLIĞINDA ........
NİCE BİLİNMEZLİKLERE GEBE, GECENİN BAĞRINDA ........!
Döşü-bağrı deşilmiş, iğdiş edilmiş, yetmedi .....
İhanet te, hançerlenmiş ....
Varoş karanlıklarını bezeyen, sessiz çığlıklarıyla .....
Avaz, avaz haykırsa da, sesini duyuramayan ömürlerin ..!
Hüzün bulamaçlı, kırık-dökük, mahzun, yitik gülüşlerinin ..
Bela-gada, kasvet-keder, isyan ve hatta, nefret olduğu kadar da .....
Gökteki, yıldız güzelliklerini kıskandırmacasına ....
Bağrına düşen erinç-sevinç ve dahası .....
Şaşıp-yanılmalarda serpiş' en, haz döküntüleriyle bezeli ....
Tanıklıklarla, sır saklamalardan yorgun düşen, gülmelere hasret, netameli, bet-çehre suratlı ....
Sinesine düşen kanı, göz yaşını, yağmuru-karı ve yetmedi ihanetle-kalleşliklerin, kahpeliklerin ......
Fütursuz kancıklıkla dolup-taşan fısıltılarını.......!
Ara-sıra da, ateşli haz çığlıklarıyla, ihtiraslı iniltileri, kaldırım serçelerinin ......
Geceyle, hava da ve ürkütücü, ömürler yutan sokak karanlıklarında patlayan, feryat-figan çığlıklarıyla ....
Kıkırdamalar saçan kaçamak, mahcup yada .....
Doyumsuzlukla bezeli coşkulu ŞUH şakıyışlarını yada ....
Izdıraplar dillendiren, << - MUNŞ ÇIĞLIK (!) >>' Larını ve özlemleriyle, düşlerini yetmedi, ömürleri yutup ....
Sırdaşlıklarında, lal kesilen kirli kaldırımların .....
Mantarlara nispet yapmacasına, üreyip-türeyip çoğalan, çetrefilliklerin boy attığı ......
Ömürler de ve zamanla, tarihin, canlar yutan hayatın bağrında şaşmaz-yanılmaz, doğru, gerçek ve dürüst tanıklıklarıyla .......
Sergen olan kentlerin, ömürlerin ve hayatların ...
Beraberinde de zamanın, hayatın ve dünyanın iliklerine, ruhuna, dokularına işleyip ......
SESSİZLİĞİN DİLİ ve SESİYLE neleri, neleri dillendirmiş liginde, ASLA ve HİÇ Mİ HİÇ duyuramadığı sesiyle ...!
Ayıplı kentlerin, günahkar hayatların, pürmelal-tarümarlıkların yurdu, kaosun olduğu kadar .....
Aykırılıklarla, beklenme yenliklerle, umulma yanlıklar da içtenlik, riyakarlık ve masumiyetlerle ....
Gasp ve linçlerde çalınan kentlerin, tarifsiz karanlığında.!
Yorgun omuzlarımın yükünü, sızısını ve yüreğimin feryadını, içine işlemecesine yutan .....
Hilkat garibeleriyle, garibeliklere sahne ve mekan olan arsız-doyumsuz .......
Bir o kadar da üryan mı, üryan gecesinde ......
ÜRYAN MI, ÜRYAN GECESİNDE .........!
Adeta, geceye inat etmecesine .....
Ruhumun da, tepeden-tırnağa üryanlığında, sırtımı duvara verip ...
Gözlerimin .....
Pür-dikkat kesilerek, kurt gözü keskinliğine bürünüp .....
Karmaşık duygular tirlesinde sallanıp duran gönlümün ....
Başına buyrukluklar da, coşkuyla kamçılanan ritim ve ahenk le, kendince raksa koyul musluğunda ......!
Pencere camlarını delen VAŞAK KARANLIĞIYLA ......
IŞILTILARIN, ALBENİLİ RENK CÜMBÜŞÜNÜ .....
YAKAMOZ SENFONİLERİNİ ......
Ruhuna ve ömrüne bezeyen, gece de ....
YAKAMOZ SENFONİLERİNİ ......
RUHUNA VE ÖMRÜNE BEZEYEN, GECE DE ......!
Tellenip, yarısı içilmiş, küle kesmiş ......
Kalan yarısı yorgun, çatlak dudak ta tüten cigara dumanıyla, közünde, ateşinde, savrulup, savurarak ...
Yitip, alıp başımı gitmişliğimde, duygu girdaplarında yutul musluğum da........
İçimden geçmiş kentlerin, cümle hallerini içiyor ve ......
Anı, anı, özlem, özlem, acaba, acaba, keşke, keşke, pişmanlık, pişmanlık, kahır, kahır, soru, soru, sövgü, sövgü, hasılı ......
Yürek yangını, yürek yangını .......
YÜREK YANGINI, YÜREK YANGINI ........!
Coşup-çoğalan, hatta düpe-düz delilenen efkarlarını soluyup, savurup, kusuyorum .........
EFKARLARINI, SOLUYUP, SAVURUP, KUSUYORUM ........!
Yine, yeniden ve inadına iliklerine, sinesine işlemecesine..
YAĞAN KARLA-YAĞMURLA, DÖKÜLEN SUYLA .....
DAMLAYIP- AKAN DUR-DURAKSIZ GÖZ YAŞLARIYLA, KİRLERİ AĞARMAYAN ......
YAĞLI KARALIKLARIYLA, UTANÇLARI-ELEMLERİ YIKANMAYAN, KALDIRIMLARLA .......
KENTLERLE, GECE NİN VE ÖMÜRLERİN .....
KEVGİRE, MUAMMALAR YURDUNA DÖNMÜŞLÜĞÜNDE .!
Yorgun, efkarlı, esrarengiz olduğu kadar da, nice bilinmezliklere gebe, gecenin bağrında....
Ruhumun, duygularımın fırtınaya kesmiş.....
Elemlerin gönlümle, aklımı kamçılamış lığında, yaşadığım adsız-tarifsiz hezeyanlarda .....
Sarsıntı, sarsıntı, hıçkırık, hıçkırık, ağıt, ağıt çoğalıp ....
Beni, amansız, apansız ve acımasızca yutan duygusal depremlerde .....
Düşe-kalka, yıkıla, yok ola,ola.....
Un-ufaklıklarda toz-duman ola, ola, alıp başımı gidiyorum ......
Alıp başımı, gidiyorum.........!
Bedenimin ......
Kuzguni kör karanlıkta yutulan duvara, mıhlanmasına inat, ruhumun.....
İçimden geçen kentlerin, içinden geçmeye yeminliğinde ve kararlılığında, dahası ...
Dur-duraksız lığında......
Nice bilinmezliklere gebe, gecenin bağrında....
DUR-DURAKSIZLIĞINDA ........
NİCE BİLİNMEZLİKLERE GEBE, GECENİN BAĞRINDA ........!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
19 / 05 / 2026 - Salı
Saat ; 08_20

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder