26 Haziran 2026 Cuma

 BİR FOTOĞRAFIN YILLARA VE ÖMRE TANIKLIĞINI DİLLENDİRMİŞLİĞİNDE HAYATI ANLATIR ŞİİR.


BİR FOTOĞRAFTA ANLATIR HAYATI...,



An gelir,bir fotoğrafın siyah-beyaz ömürlülüğünde...


Hüznün gözlere perde perde inivermişliğinde...


Çile çile yorgunlukların ve kırık dökük mutlulukların..


Yüzlere derinlikli çizgiler olup düşmüşlüğünde...


Ama herşeye karşın,


Çilelere, acılara ve acımasız yıllara inat...!


Onurla dik duran omuzlarla ,yılgınlığa düşmeksizin hayata kafa tutuşunda bir kadının ,


Dilleniverir hayat,


Bir kadının çok şeyler anlatan gizem dolu bakışında...


Her bakan bir başka anlam çıkarır...


Bir taş plaktan dökülen nağmeler gibi işler ruhuna o bakışlar insanın..


Tebessümlere sinen elemler eleverir yorgun yılların ,yitik ve yaralı yüreklerini..


O dinmeyen sancılar yayılır,bakış bakış,duruş duruş...


Hicran hicran dökülüverir kanı çekilmiş dudaklardan hüsranlar ...


Kirpik uçlarında asılı duran gözyaşlarını farkediverirsiniz işte o an,


Bakarken fotoğrafa siz sizden birşeyler bulursunuz


Burkulur yüreğiniz,


Fotoğrafların,solmalara ve zamanlara inat inat direnmişliğiyle..


Dünden esen gam yelinde savrulmuşluklarınızda,


An gelir,bir ince sızı gelip oturuverir yürek başınıza..


Dillendirir bir kadın bakışı,


Hayatın siyah-beyazlığında....


Yılların acımazsızlığında sürülüp savrulan bir ömrün destanını..


Bir fotoğraf karesine sinmişliğinde hayatın ve ömrün..


Sıyrılıvererek o an fotoğraflığından, bakış bakış sizi esir almışlığında...


Adeta can bulur,ruha bürünür gizemliliğinde dillenekoyar..


Sarıp sarmalayıvererek bakış bakış sizi,


Hayatın sizi sarıp sarmalamışlığında..


Tükenip gidiveren ömürlülükten arta kalan fotoğraflığında..


İliklerinize dek işlemişliğinde


Buz gibiliğinde dondurmacasına içinizi...


Ve,


Perde perde inivermişliğinde,


Ömrünüz varoldukca hiç mi hiç silinmemecesine


Gözbebeklerinizin derinliğine sinmecesine..


İşte o an.


Onurlu bir kadının fotoğrafa sinen direnişine,


Ortak oluverirsiniz elinizde olmaksızın sizde ..


Hüznü içmiş bir ömür saklı fotoğraflığında bir kadının ömür öyküsüne..


Bir fotoğrafın siyah-beyaz ömürlülüğünde, hayatı anlatmışlığında size...



Mualla YASSIBAŞ


Hildesheim/Almanya


04/10/2009

Saat; 10_50

16 Haziran 2026 Salı

 “Alpullunun A’sı…

Doğduğum, büyüdüğüm, çocukluğumun en mutlu günleri…
Gurbetten hasretle...








ALPULLUNUN  A' sı 

Alpullunun A ' sı düşünce aklıma..
Yad ellerin efkarında ,ıraklığın naçarlığında ,hüzün dağlarının ardında kalmışlığında ..
Elem düşer ömrüme ,elem düşer ömrüme ..
Ruhumun hüznünü ,gurbetin çarmığına ,özlemin tillesine takarım ...
Alpullunun A ' sı gelince aklıma buğulanır gözlerim,titrer yüreğim ..
Diken, diken olur tüylerim ...
Gel gör' ki ıraklığın çengelinde , kirman olmuş ömrümün ..
Yadel, yadel pare, pare olmuşlunda...
Ruhumun özlemini, gönlümün elemini, gözyaşlarımda yıkarım ..
Gözyaşlarımda yıkarım.! 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya 
15/06/2026- Pazartesi 
Saat; 16_24


 





DÖRT DUVAR, SIR İÇİN İSE ...

Eskiler, mahremiyete, sırra, aile içinde ispiyonculuk ve ihanet olgusuyla…
Hainin, içinde olup, içinden türeyip, çıkmasına çok önem vererek, özenli davranır, bunu da ..
'' - DÖRT DUVAR, SIR İÇİNDİR . '' Ata sözüne böylesine, duygusal içerik ve saygınlık yükleyen ....
Rol biçerek, konuya ilişkin inanç, kanaat ve düşüncelerini açıklamakla kalmaz ....
Bunu, ata sözü olarak betimleyip, nesillere kültürel ve folklorik hazine, miras olarak bırakırlardı ....!
Hatta, aileye özenip mahremiyetinin korunmasının önemini şu ata sözüyle
dillendirip, bu hassasiyetlerini, ortaya koyarlar.
'' - Elde bizim, günde bizim, konuşalım kadın kızım . ''
Burada anlaşılması, ders çıkarılması gereken
öge, tema ....
Asla, aile içi şiddet, ensest ilişki, saçma-sapan töresel dayatma, töre cinayeti gibi ….
Önce insanlık, beraberinde de, hukuksal suç işlemeyi meşru kılmak, saymak ….
Yada insani olmayan bir devinimi, eylemi reva görüp, ona çanak tutmak değil ....
Hatta tam tersine, aileye saygı içinde, bir konuda aile bireylerini aydınlatıp, dayanışma
sağlamak paydaş sayısını artırarak hızlı, doğru tavra ve karara varmaktır ....
Aynı zamanda da güvenilirliği koruyup, herkesin buna uymasını sağlamaktır ....
Gel-gör ki, sapla-samanı karıştırarak ….
Bir çuval inciri berbat edercesine, hem güven olayını, hem de atılacak adımı, çürütüp ...
İşi, başlamadan bitirip, başarısızlığa uğrayınca da ….
Suçlu aramak, olsa, olsa en iyimser tanımla, ahmaklık ve kendi ayağına kurşun sıkmaktır ....!
Dört duvar, sır içindir demekten meram ....
Bazı hallerde sorunu seri halde, doğru, en önemlisi de, kalıcı çözme ulaşmak adına ….
Atılacak adımın korunmasına özen ve olası olumsuzluklara meydan vermemektir ..
Dilimizde yerleşen '' - Olmadık çocuğa don biçilmez .''
Ata sözümüzün bizlere çağrıştırdığı olguda,
riski azaltıp, maceraya atılmayı ve israfı önlemektir ...
Dört duvar sır içinse, her şeyden önce bizim kendimize olan güvenimiz kadar ….
Diğer ilgililere de güven ve itimat duyup, eylem öncesi konuyu, enine-boyuna doğru ve gerçekçi ele alıp ….
Gereken anlaşmaya, karara ulaşıncaya, hatta olgunlaşıncaya kadar korunması için ...
Çok özenli ve titiz olunmasını sağlamaktır ...
Yani, adımımızı ve eylemimizi başlamadan bitirme gafına,
bahtsızlığına ve sakarlığına, kendimizi düşürmemek, hüsrana uğramamaktır ...!
DÖRT DUVAR, SIR İÇİN İSE ...
Buna önce kendimizin inanıp, özenerek gereken ciddiyeti göstermek .....
Elimizle yaptığımızı, gafla, dikkatsizlikle hatta özensizlikle, ciddiyetsizlikle yıkmak tır ...
Doğmayan çocuğa, don biçmeye kalkarak, hüsrana ve yıkıma, en azından başarısızlığa, güvensizliğine uğramamaktır ....
DÖRT DUVAR, SIR İÇİN İSE ...
Sırdaşlığın, vefanın, güvenin, sadakatin en iyi uygulayanın önce ve daima kendimizin olması ...
'' - Hasan, kendi kıçına, kabak asan ..! ''
Pespayeliğine, ahmaklığına uğrayarak, bindiğimiz dalı, kesip, kendimize, dahası, bize güvenenlere zarar vermeyelim ......
Hasılı ...
DÖRT DUVAR, SIR İÇİN İSE ...
Üstümüze düşeni, gereği gibi ve layıkıyla yapalım ...!
Eşeğimizi, sağlam kazığa bağlayalım …
Hırsıza, hırsızlığa davetiye çıkartmayalım …..!
Hırsıza, hırsızlığa davetiye çıkartmayalım …..!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
06 / 06 / 2020
Saat ; 18_36

8 Haziran 2026 Pazartesi





ZAMANIN BAĞRINDA

Rastlarsanız ..
Hüzünlerin sürükleyip götürdüğü, bana ..
Selamsız -sabahsız geçiverdiğimde, yanınız sıra ..
Alınıp-gücenip,kırılmayın ne ona, ne'de bana ...
Ben sandığınız o, garip ...
Aslında, benim üstüne yıkıldığım yanım ..
Kalınca ağırlığımın ve elem dağlarının altında ..
İnim, inim inlemelerde ömür eskitmecesine yıllarca ..
Aklını bende koyup ..
Aldı gitti başını, sonunda ..
Aklının bende kalmasından bende nasiplenemedim, nasiplenmeye .
Zira ,yitirdiğim yarımda kala kaldı, insan yanımda ..
Ondandır ..
Şimdilerde ikimizi toplasanız, bir araya ...
Bildiğiniz o eski ben etmeyiz aslında, şunun şurasında ..
Demem şu ki;
Sizin gördüğünüz ben ....
O, ben değilim, divaneliğimde dolanıp duruyor ....
Gün tüketip, ömür eskitiyor 'um işte ..
Naçarlığın kıskacında, aklımın başımda olmamış 'lığında
Zamanın bağrında ...!
Zamanın bağrında ...!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ
Friedrichshafen/Almanya
08/06/2016
Saat:22_51

7 Haziran 2026 Pazar

 





RUHUMU BIRAKTIM SİRKECİ GARINDA....!

İğdiş edilmiş zamanlardan, Pörsüyüp solmuş ömürlerden.... Kırık dökük sevinçlerden, hezeyanlı hıçkırıklardan, Kirpik uçlarına takılıp kalmış kaçamak sevdalardan... Hiçbir şeye ve yere yetişemem işlikle heba olan ömürlerin. Asırlardır gara sinen seğirmelerin, tatlı telaşlarını... Velhasıl, Şaşkın ve pürtelaş koşuşturmalardan arda kalan.. Yorgun bedenlerin, ağırlığını ve yitikliğini yüklenmişim..! Kanırta, kanırta kazınmış ruhu yaralanan... Sinesine saplanan hançer yarasıyla dalı, bağrı delik deşik.. Hasretlerin kahrıyla ömrü yiten.... Osmanlıdan Yadigâr gürgen kanepede... İğretice ilişmiş ligin, boş vermişliğin aşinalığıyla.. Bölük, pörçük tilki uykularına uzana koyuvermiş ligimde, Koyun koyunayım, hani ya.... Karanlığın ırzına geçen, solgun ışıkların şahitliğinde.. Garın, yorgun gürültüyü devralan ürkütücü sessizliğiyle..! Yeknesaklıkla ömrümü tükenmişliğimi fark edemeden.. Akıp giden zamanlardan arda kalmış kırgınlıklarımla.. Hicran, hicran, hıçkırık , hıçkırık boğazıma Göz yaşı, göz yaşı, kirpiklerime düğümlenmiş liginde elemlerimin. Kuşkanatlarından arda kalmışlığın yitikliğiyle uçuşan... Güvercinlerin, sessiz yürek çığlıklarının senfonisinde.. Tülekler savuruyor, efkarımı geceye. Sadık yoldaşım, mey şişesine gömmüşüm hüzünlerimi..! Gözbebeklerim düşmüş, ağıt, ağıt... Rengi solmuş kirli, yıl yorgunu, zaman vurgunu mozaiklere Yitirdiğim ömrümün, son deminin solgunluğu sinmiş.. Öksürüklere bozulmuşlukla nef eslediğim cigaramın... Kah yanıp kah sönen, aklınca deniz feneri kesilmiş közüne! Karışmış Efkarlarım, buram, buram geceye ve gara.. Sessiz ve yorgun havada uçuşan dumanların sarhoşluğunda! Orta yerindeyim İstanbul'un.. Lakin, fark edilmem işliklerin içinde debeleniyorum.. Çığlıkların, kentin ve neon ışıklarının yuttuğu ömürlerdenim Hiçliğin, bitmişliğin, kahırların ızdırabını kusarak geceye Devrilmeye koyul musluğumda, pörsümüş ömürlülüğümle.. Devriliyor bedenime, gölge, gölge korkularım.. Ve, Sinsi sinsi sarıyor, titreme, titreme sarışlarda ... Kaplayarak ahtapot gibi, bu hasarlı hisar ömrü..! Yiten her günle beraber, yalnızlıklarda ölüme yolculuğun azabı, İçime işlemecesine, karabasan , karabasan..! Yırtık-pırtık,ruhum misali delik deşik... Yıl vurgunu, renk solgunu utancı içmiş partal altında..! Sıtmadan yada üşümekten değil, Naçar lığın, yalnızlığın ve fark edilmem işliğin... Dahası, yok sayılmış lığın bedbahtlığıyla..! Kedere kesmiş, utancı ve geceyi içmiş.. Boyası dökük, asırlık yorgunlukları yüklenmiş kanepede..! Tir tir titreyen ruhumu bıraktım, Sirkeci garında..! Mualla YASSIBAŞ Hildesheim/Almanya 23/02/2010 Saat;02_16

6 Haziran 2026 Cumartesi









DER-DEST EDİP BİRLEDİM, KOYMAYA ÇALIŞTIM O, ÖNCEKİ ESKİ HALİYLE, YERİNE .....

KIRILIP-DAĞILANLARIN, EKSİLENLERİN TÜMÜ, O ESKİNİN ....
ASLININ, KIRIKSIZ HALİNİN, ZERRESİ ETMİYOR .......
VE ....
O'NUN YERİNİ, ASLA TUTMUYOR ......
ASLA TUTMUYOR .........!
Yaşamışlığımla görüp, anladım ve inançla diyorum ki ...
Kırılıp-dağılanların, eksilenlerin tümü, o eskinin ......
Aslının, kırıksız halinin zerresi etmiyor ve ......
O'nun yerini, asla tutmuyor .....
O'NUN YERİNİ, ASLA TUTMUYOR .........!
Bundandır ki ..
Duygularla, ruhun yerle yeksan lığında
Dünle, o eski güzellik ve albenin yittiğiyle, kırıklığıyla kalıyor, hiç mi hiç geri gelmiyor..
Onun için ....
Yüreğimle, ruhumun dillenmiş liginde diyorum ki, gerçeğin üryanlığında ...
Der-dest edip, birledim .....
Koymaya çalıştım o, önceki eski haliyle yerine ...
Gördüm ki .....
ASLININ, KIRIKSIZ HALİNİN, ZERRESİ ETMİYOR .......
VE ....
O'NUN YERİNİ, ASLA TUTMUYOR ......
ASLA TUTMUYOR .........!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad/ Almanya
05/09/2025 - Cuma
Saat ; 10_56

 






ZAMAN DENEN, CERRAH .....

ÖMRÜMLE, RUHUMA VURURKEN, NEŞTERİNİ ..... Zaman denen, cerrah ...... Ömrümle, ruhuma vururken neşterini ...... Kanayan yüreğim, akan ruhum, yeniden ve bir daha hayat bulan, belleğim di, belleğim ...... Derdiğimin, dünüm olmuşluğunda ..... DERDİĞİMİN, DÜNÜM OLMUŞLUĞUNDA ....... ÖMRÜMLE, RUHUMA VURURKEN, NEŞTERİNİ ..... ZAMAN DENEN, CERRAH ....... Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ Immenstaad Almanya 06 06 2026 - Cumartesi Saat ; 03_13

 

SEZGİLERİNİZ, SEZGİLERİMİZ İFLAS EDİNCE .....

KURBANSINIZ, KURBANIZ VE KURBANLIĞIMIZ KADAR DA CELLADIZ, CELLAT .........!





YOLUN SONUNUN VE AÇILAN KAPININ, SORGULAMAYANLIĞI DAYATMIŞLIĞINDA ...

Bunun da ......

'' - CELLADI KASABIN '' ELİNİ YALAYAN KURBANLIK KOYUNDAN FARKSIZLIĞIMIZI, YAŞATMIŞLIĞINDA ....

Yani ....

SORGULANMAYAN  HAYATIN, HAYAT OLMAMIŞLIĞINDA ......

SORULAMAYANLIĞIN, SEZGİLERİN İFLASI OLMUŞLUĞUNDA .....!

Sezgileriniz iflas ettikçe, düşünceleriniz param parça olur .........

Bu param parçalıkta, siz kendinizi .....

Kızgın, karanlık bir asit kazanında kaynayan ....

Telef lige ve evrenin çetrefilliğine kurban giden, ömürlüğünüzle .....

Tıpkı, sizden önceki aynı akıbeti  yaşayan kaderdaşlarınızla, aynı akıbeti yaşayanlığınızda.....

O, asit kazanının karanlık ölümcül suyuna dönüşür ve ......

Yeni kurbanlığınızda, sizden sonraki kurbanların ölümü, hiçliği kaynayarak tatmasına sebep ve araç olan ........

Kapkara, ölümcül asitli su ....

Yani, bir diğerinin Azrail'i ve celladı olursunuz, celladı ....

Yaşanan bu zincirleme silsile sürecinin sonu ve özcesi ...

Telef' lik, kurbanlık, kurbanlık ta cellatlıktır, cellatlık ........!

Tıpkı, gülüşmelerin bulaşıcılığı gibi .....

SEZGİLERİN İFLASININ ÖLÜMCÜL BULAŞICILIĞINDA, YAŞANAN DA, YAŞAYACAĞINIZ DA, budur, bu ....!

Yeter ki..

SEZGİLERİNİZ, İFLAS ETMEYE GÖRSÜN..

DEĞİL Mİ Kİ, SEZGİLERİNİZ İFLAS ETTİ .....

O, SİZİN, SİZ DE BİRİLERİNİN CELLADISINIZ, CELLADI ......!

Sezgilerinizin iflası, celladınız  ve SİZ DE...

Sizden sonraki kurbanların, celladı olursunuz, celladı...

Demem o ki...

Kurbanlığınızda cellatsınız, cellat .......!

Yani anlayacağınız.....

Hepi, topu ...

Sezgilerimiz iflas edince ..... 

Öncemizle, sonramızla kurban ve kurbanlığımız kadar da celladız, cellat .....

SEZGİLERİNİZ, SEZGİLERİMİZ İFLAS EDİNCE .....

KURBANSINIZ, KURBANIZ VE KURBANLIĞIMIZ KADAR DA CELLADIZ, CELLAT .........!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





06 / 06 / 2026 - Cumartesi





Saat ; 00_45

5 Haziran 2026 Cuma

 

İFLAH ETMEZ, ONDURMAZ, DERMANSIZ KÖR SANCILARINDA ........!





Arzusundan, dahası .....

Emsalsiz, tarifsiz, ısrarlı ve hatta ......

Çelik iradeyle perçinlenen inatçı isteğinden, çokluk la da ...

Ömürler yutan, hayatlar tırpanlayan soluksuz cebelleşmeler de .....

Körü, körüne ısrarıyla, bağnazlığa varan inadından, asla ama asla vazgeçmemişliğinde .....

Arşla, arz '' - Çat diye, çatlamacasına ...! '' Yarılsa da orta- yerinden ...

Yetmedi ....

Gök inse, yere .....

Ve .....

Gözün, gözü göremediği cehennemi hengamelerde ki, alt-üst oluşlarla ...

Gökle-yerin ''- TİFTİMİŞ PAMUK MİSALİ ATILIP-DAĞILMIŞLIĞINDA ....! '' 

Karışsa da, gök le- yer birbirine ...

Yine de ve inadına ....

<< - OLMAZ, OLMAZlıklar da ....! >>

Oluyorsa, olamaz denen, çoğu kere ......

Tarihe nakş, insanlığa mal olan o, tarihi, efsanevi kavuşmalarla, destansı aşklar ve ....

TARİH LE-DÜNYA YA ve HAYATIN O, ANINA SIĞAMAYAN .

'' - DEVLERİN AŞKI . ''  İSTENSE VE UĞRUNA CANLAR VE SAVAŞLAR VERİLSE DE....

SONLANAMAZ MUTLULUK VE EBEDİ BİRLKİKTELİKLERLE TAÇLANIŞLARLA ......!

ÇEKİLEN'' - KANA-CANA DOYMAZ.'' KANLI KILIÇLAR LA....!

Olursuzlukara dönen, kirmanlarda .......

Nice hayatın, ömrün, zamanın, yıllarla, aşkların eğrilip, bükülmüşlüğünde ....! 

Kısır döngüler le, beyhude dönüşüler de, vurulur ömürler.

AŞK DENEN ....

MEŞAKKATLİ, SERENCEMELİ BU YOLCULUKTA ......! 

VURULUR, KENDİ BUMERANGIYLA, AMANSIZ VE ACIMASIZCA, APANSIZCA ....

VURULUR, KENDİ BUMERANGILA OLURSUZLUKLARIN, OLMUŞLUĞUNDA ..

Böyle liginde ....

Mutluluk ve mutlu kavuşmalarla  bezeli ANLAR VE ÖMÜRLER beklenirken .....

<< - BOYNU BÜKÜK, DESTANSI AŞK ÖYKÜLERİ . >> Kalır,

geri de ....

KALIR, GERİ DE.....!

Umarsız sevgiyle AŞKA, SEVMELERE ADANMIŞ ÖMÜRLERİN .....

OLURSUZ VE EFSANEVİ  ULU AŞKLARIN, KÜLÜNÜN-DUMANININ ...

Amansız, acımasız ve zamansız, hatta ......

Apansız sürülüp-savrulmuşluğunda ......

APANSIZ SÜRÜLÜP-SAVRULMUŞLUĞUNDA ........!

MAHŞERİ KAR ANGINLARINDA, VURGUN YİYİP .....

Helaklıkta, teleflikle, hiçliği içmişliğinde ....... 

HİÇLİĞİ İÇMİŞLİĞİNDE .........!

Hüsran kasırgalarına sürgünlerde, AŞK LA-HASRET TE MÜLTECİLİĞİNDE ......

Kararır, kalır......

Ömürler, anlar ve ......

Umutlar la, aşk lar, yaşanmışlık lar......

ÖMÜRLER, ANLAR VE UMUTLARLA, AŞKLAR, YAŞANMIŞLIKLAR .........!

Açmazlar la, ol ursuzlukların, iflah etmez-ondurmaz, dermansız kör sancılarında ........

AÇMAZLARLA, OLURSUZLUKLARIN İFLAH ETMEZ, ONDURMAZ, DERMANSIZ KÖR SANCILARINDA ....

İFLAH ETMEZ, ONDURMAZ, DERMANSIZ KÖR SANCILARINDA ........!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





04 / 06 / 2026 - Perşembe





Saat ; 23_40 

  BİR FOTOĞRAFIN YILLARA VE ÖMRE TANIKLIĞINI DİLLENDİRMİŞLİĞİNDE HAYATI ANLATIR ŞİİR. BİR FOTOĞRAFTA ANLATIR HAYATI..., An gelir,bir fotoğra...