30 Nisan 2015 Perşembe

ÜŞÜYOR, İÇİN İÇİN...
YALNIZLAŞAN AKŞAMLAR..!
Mevsim,yine sonbahar...



Göçüyor,göçmen kuşlar..
Kırlangıçlar,telaşta..
Güllerde,hep hüzün var..

Üşüyor için için,yalnızlaşan akşamlar..!
Üşüyor için için,yalnızlaşan akşamlar..!

Soyunup,dökünüyor...
Bak,şimdi ağaçlar..
Sarınca ruhları,ebruli sancılar...
Gönülde hicran hicran,çoğalıyor acılar

Üşüyor için için,yalnızlaşan akşamlar..!
Üşüyor için için ,yalnızlaşan akşamlar..!

Hüzünlü ömürler de..
Yalnız kalan yüreklerde..
Depreştikçe,anılar.
Çoğalıyor,efkarlar..
Gül açıyor,yaralar.
Kar etmiyor,onlara.
Ne meyler,ne rakılar..
Ne şarkılar,ne sazlar.

Üşüyor için için,yalnızlaşan akşamlar..!
Üşüyor için için,yalnızlaşan akşamlar..!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Hildesheim / Almanya
02/11/2012
Saat;19_34
Yürek Senfonisi adlı Şiir kitabımın  doksanıncı sayfasından
NOT:
DEĞERLİ CANLAR;BİR ÖNCEKİ ÇALIŞMAMI YAKINDAN İZLEYEN VE OKUYAN SİZ KARDEŞLERİMİN BİLDİĞİ GİBİ,BESTELENMEK ÜZERE ŞARKI FORMUNDA HAZIRLANAN  O ÇALIŞMAMIN BİR BENZERİ OLAN, BU DİZELERİ DE SİZE AYNI FORMDA TAKDİM ETTİĞİMİ GÖRECEKLERDİR.
KISMETSE BUNUDA  NOTALANDIRIP ,SESLENDİRMEYE ÇALIŞACAĞIM ...
İLGİ VE TEVECCÜHLERİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM...
SEVGİLER YÜREĞİNİZE...



İÇİMDE ÇOĞALAN ...
DERİN Mİ DERİN,SIZI SIN YİNE..!
Yine,sensiz geçen bir günün ardından..


Tükenirken umutlarım,bir bir..
İner,akşam güneşi..
Sarılarak,mor şalına..
Koyulunca,raksa...
Kavuşur gün,geceye.
Bugünde yokluğunda,içimde çoğalan..
Derin mi derin,bir sızı sın yine..!
Derin mi derin,bir sızı sın yine...!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

Hildesheim/Almanya
06 / 11 / 2012
Saat ; 20_55

NOT;SEVGİLİ CANLAR, BU DA ACİZANE GÜFTE ÇALIŞMALARIMDAN BİR TANESİ..SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM .SEVGİLER YÜREĞİNİZE..


BİR YANIM ....
Bir yanım hüzne,eleme ve utanca kesmişliklerde yüz döker..
Bir yanım, kan gülleri güzelliğinde. 
Zemheri'ye,Kara-borana,ayazlara inat direnir..!
Yürek yürek,donakalmayan umutlarla..!
Direnir gonca güllerin el değmemişliğindeki tazecik duygularla...
Açmalara durur,
Çiğdem çiçek, gülüş gülüş.!
Kızıl şafaklarda,tan yeri ağırmışlıklarda..

Mualla YASSIBAŞ
Hildesheim/Almanya
03/01/2010
Saat:17_15


NEREDEN - NEREYE GELDİK DİYE, NUTKUM TUTULMUŞLUĞUNDA 

Bugünün, kalabalıkların katlanılmaz yalnızlıkları yaratmış lığında …
İnsanlığa, akla ve hayata aykırılıklarda suçun, suçluların çoğalıp ..
Özde değil, sözde insan geçinen ..
Türedi soysuz bedenlerin, insanlığa musallat olmuşluğunda ...
Oysa, sevgi sıcaklığında hala belleğimizde duran ,
Dünümüzün, çocuksu, masumane aklığıyla ..
Anılarımızda en canlı, en sevecen haliyle yer almışlığında ..
Tapa tazeliklerde, anımsamışlığımızda ..
Dün, düşen kaldırılır ..
Alın terine, emeğe, ekmeğe ..
Kutsallara saygı duyulurdu, duyarlılıkla ..
Namus, inmemişti akıllardan, yüreklerden, apış arasına ..
At izi, karışmamışken it izine, daha bunca ..
Çakal sürüleri, yatmaya cesaret edemiyordu, pusuya ..!
Puşt zulasında gezdirilmiyordu ihanet, arsızlığıyla ..
Akı, karanlıkta..
Güzeli, iyiyi çirkeflik ve zulümde boğmaya..
Bugünün aksine, kötü ve kötülük..
Bir elin parmaklarıyla sayılmacasına az mı azdı o zamanlar da …
Mayası ve sütü bozuklar, teşhir ve tecritle kovuluyordu, halkın arasından …
Günlerin, gelip geçmişliğinde..
Derken, hayatın meşakkatleri ve azaplarında..
Akıp giden zaman ırmağının kirlenen, boz-bulanık suyunda..
Aşındı değerler, piçi ve Çıfıt’ı çıktı insanın, insanlığın .!
Kol kırılır, yen içinde kalır, riyakarlığıyla ….
Suçlar, günahlar, ihanetler ..
Ayıplar ve utançtan yüz kızartan, yalan-dolanlar ..
Büyüttüler mikrobu, toplumun bağrında …
Yiyerek çürütüyordu, dolaşan irinler, insanlığın dokusunu ..
Sinsice sararak tüm vücudu, tepeden-tırnağa ..
Şimdi, asırlar yirmi birinci yüzyıl, tarihler iki bin on beş başında !
Sokaklar, kaldırımlar, çöp bidonları dolup, dolup taşıyor..
Faili meçhul cinayetlerin muammalı azaplarında, can vermişliklerde
Kesik insan cesetleriyle, beden artıklarıyla ulu orta !
Gonca güllerin tomurcuk çağında, talan olmuşluğun da..
Kadın ömürlere kıyılıyor, kadın ömürlere, sadistçe ve canavarca …!
Değerlerin, insanlığın sömürü ve sevgisizliklerde ,
İstismarda süren, arsızca, utanmazca talanlarında !
Ülkemin, insanımın Cinnet Toplumu olup çıkmışlığında ..
Sevgisizlik, nefret ve intikam kasırgalarının ..
Sahraya dönen ülke ve ömür coğrafyalarını talanında !
Acılardan, acılara savrulmuşluğumuzla ..
Sancılı ve kaos dolu yalnızlığa tutsak hayatların ..
Hayatı ıskalamış lığında, kolu-kanadı kırılıp ..
Dalda ’sız - dulda ’sız, sevgisizlikler de, korkularda …
Umutsuzluk, elem ve hiçlik erozyonlarının onu yut musluğunda ,
Hüsranların ahta potluğunda, ölümüne sarılıp, sarmalanmışlığında ..
Derdiğim solmuş gül yaprağı kuruluğundaki….
Dağılmalarla, un –ufak olduğum pişmanlıklarda ..
Yitikliğin, kezzap olup beni yakıp-kavurmuşluğunda
Dönüp bakmışlığımda, ömür aynama..
Dudaklarımdan dökülüyor, sessizce usul, usul ortaya ..
Bir, Nisan yağmuru duruluğuyla..
Kah masum, kah suçluluk ve azapla.
Soruyorum, kendime en masumane çocuksu meraklı, afacanlığımla .
Olgu halimdeki halimle aklıma, belleğime, dürtülerime gem vuramamış lığımla …!
Nereden nereye geldik diye (?), nutkum tutul musluğunda …!
Nereden nereye geldik diye (?), nutkum tutul musluğunda …!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ
Altınoluk / Edremit
19 / 02 / 2015
Saat;13_38

















RENGARENK UÇURUMUM'SUN...



Vurgun yemiş hallerdeyim ,tarumarlıklardayım kızıl alevlerinde yanmışlığımda..
Bir gonca gül güzelliğinde, düşerken sen gözlerime..
Alıp gidiyor başını aklım, yüreğim ,gönlüm, senin ufuklarına..
Ne söz kar ediyor,
Nede dil atıp-damak tutmalarda ki, yalvarışlarım.
Söz geçmemiş liginde yüreğime..
Gönlümde uyunca, yüreğimin aklına..
Yanıyorum ben yanıyorum,sarı-sıcak mor alevlerde..
Aşkın harın da.
Ömrümün aşka kesmişliğinle, deli divaneye çıkmışlığın da adımın..
Bir yanım gam keder ,bir yanım bayram sevinci..
İhtiras gelgitlerinde savrulurken ben ,
Sen, gurubu süsleyen, o kızıl alev topu güneş misali..
Talan edip, esir etmişliğin de beni..
Hem gönlümün sultanı, hem başımın tacısın ..
Esip geçen bir bahar yeli gibi...
Gelip-geçici bir tutku değilsin bende ,sen...
Gönüllü esaretler de ,ödemelerle tüketemediğim ömür diyetim..
Günahsa eğer aşk, sen aşkımın kefaretisin
Hayatın ve evrenin bana lütfu olduğun kadar
Beni ,halden hale sürüp savuran ...
Temmuzlarda ,Zemheri'ye koyup...
Yalancı baharlarda yediğim, vurgun..
Gecelerde tutsağı olduğum uykusuzluğumsun..
Bir kördüğüm 'sün..
Çözdükçe bağlandığım ,dolaştıkça süyüm, süyüm sarılıp..
Döndüğüm çile kirmanımsın ..
Azapta kay 'ya kuyum..

Mutlulukta içinde yittiğim, rengarenk uçurumum 'sun..
Mutlulukta içinde yittiğim ,rengarenk uçurumum 'sun..

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ
Altınoluk..
24/02/2015
Saat:03_10
 

























Sessize, ses, dilsize dil, lala, dertliye tercüman olur .... Mekânsıza, mekan olur ........ Günü, geleceği, hayatı, mutluluğu ıskalayan kır...