8 Ocak 2022 Cumartesi


 SİZ.....


Ne kadar çok siz' dim ...
Ama ne yazık ki ..
Hep, kimsesizdim ...
Gelin, görün ki ...
Hiç fark edip, bilmediniz ....
Siz birer hiçsiniz, yaşayan ölüler'siniz ...
Yaşayan ölüler'siniz !

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ

Friedrichshafen /Almanya

06/01/2017

Saat: 11_55


 EKİ'LE EKİ'LE........


Doymak,kanmak bilmeyen aç gözlülüğünüz...
Dur durak bilmeyen üç kağıtçılık ve fırıldak'lığınız la
Eki'le, eki'le yorgun düştük ..
Acınacak hallerdeyiz ..
Bre vicdansızlar,
Acık da,nadasa bırakın ki ...
Kendimize gelelim, bari !
Kendimize gelelim, bari !

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ 

Friedrichshafen /ALMANYA

06/01/2017

Saat:12_37


 SUSKUNLUĞUN DİLİYLE ...!


An gelir, çok kelam, söz yığında boğulmak gerekmez .
Sükut ve sükun da, tevazu, edep, adap ile ...
Sessizliğin, suskunluğun diliyle, dillendirilir ....
Dünyaların ve ömürlerin derinlerinde birikip, taşan ...
İçtenlikli duygular, düşünceler, inançlar ...
Tıpkı ...
Sarkıt ve dikitler misali, bağrında doğar hayatın, zamanın ve olayların ...
Ondandır ki ....
Suskunluğun diliyle fısıldadı ruhum, dillendi yüreğim ...!
Sadece sıradan ve lafazanlığa belenen tümceler ve sözcükler yerine ..
Sevgi ve aşktan beslenen, duygular büyüttüm ..
Gönül imbiğin de demlediğim, içtenlikle ve özenle koruduğum ...
Yüreğimin rengini, ruhumun ışıltısını,içtenliğimin sıcaklığını ...
Hasılı, beni ben yapan güzellik ve değerleri taşıyan ..
Bakış, bakış, dokunuş, dokunuş gelişip, çoğalttığım ..
Farkındalık da serpilip büyüyen şiir güzelliğinde, bahar yeli ferahlığında.
Masumiyet ve duruluktan izlerle dolu ..
Eylemde aşk büyüttüğüm, duygu demetleri sunuyorum ..
Bazen söz yerine bir el ele tutuş ..
Derin, derin soluklarla yarin kokusunu içe çekerek mest oluş ..
Aşkı dillendirir ..
An gelir kuş sesinde dillenir, yüreğin sessiz çığlıklarının güzelliğini taşır ..
Sevgilinin, sevdiğinin gözlerinde kayboluşunda ...
Semaya ve ufka her bakışta yarin görüldüğü, seraplarda ..
Dalıp, dalıp gidilen yakamozlara bakarken ..
Buğulanan gözlerden taşıp, dökülen ...
İçtenlikli, sıcacık göz yaşlarında doğar, çoğalır, yaşar, aşk ..
Aldığım miraslardan öğrenmişliğim le ...
Ömrümü bezeyen güzelliklerin kaynağı sevgidir, aşktır ...
Aşksa meramım, yarin gönlünü fethetmekse dileğim, niyetim, çabam ..
Her şeyiyle dibine kadar aşkı yaşayıp, yaşatmışlığım da ..
Güzellikler çoğaltmaya çabalamış lığım da ...
Sessiz çığlıklar çoğaltmış'lığımla ...
Suskunluğun diliyle fısıldadı ruhum, dillendi yüreğim ....!
Suskunluğun diliyle fısıldadı ruhum, dillendi yüreğim ....!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ

Friedrichshafen / Almanya

06 / 01 / 2017

Saat ;14_14


 EKMEĞİMİ .....


Ben tıpkı yeniden doğan güneş .....
Doğan ve yenilenen dünya misali ...
Yenilenen, doğan,çoğalan ..
Sevgi yağmurlarında ıslanıp ..
Salkım saçak güller misali renkten,renge belenen ..
Yaşama sevincini iliklerimde hissedip ..
Gülüşlerim ile umudumu,coşkuyu dışa vuran..
Eskinin bağrında doğan yeniyim ..
Tıpkı, Zümrüt-ü Anka efsanesi misali ömür efsanem yeniden yazılır ..
Yeni günle birlikte ...
Kainatın, dünyanın ve hayatın ayrıntıları misali ...
Varlığımın, hayatımın, yaşadıklarımın ve mutluluğumun ayrıntıları da ..
Zaman içinde gelişim ve değişimle çıkar ortaya ..
Tıpkı dağda,ovada,vadideki otlar,çiçekler ve börtü-böcekler misali !
Hayat,acılarıyla bile beni okşar ..
Çünkü ;
Ben hayatı tümüyle ve olduğunca ..
Hatta, ölümlülükten ,hüzünden bile sevinçler dermecesine seviyorum ..
Kendi yaramı kedi-köpekler misali ...
Tımar ve yalayışlarla iyileştirerek ...
Dağlanan yüreğime ....
Sevgiyi su !
Aşkı, merhem yaparak, tedavi etmelere çalışıyorum ..
Göz yaşlarım aktığı da oluyor elbet olmaya ..
Hayatın hengamesinde ve zaman denilen ummanda
Bense ...
Bardağın dolu tarafından bakmalara özenerek ..
Mutluluk çoğaltmalara öykünüyorum ...
Hele ki beni olduğum halimle karşılayıp, seven çıktığında..
Keyif'ten kendimden geçiyorum ..
Böylesi hallerde, değmeyin keyfime, benim ..!
Süleyman da benim, Şahta,Feriştah da ..
Ekmeğimi, çöpten-çamurdan çıkarsam da ...!
Ekmeğimi, çöpten-çamurdan çıkarsam da ...!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ

Friedrichshafen / Almanya

06 / 01 / 2017

Saat;16_10


 ŞIRACININ ŞAHİDİ, BOZACI DIR ....!


Canilerce pınar başları ...
Eşkiya düzenbazlarca, düyunu umumiye ve köşe başları tutulmuşsa ...
Devlete tünemişse, çakallarla, leş kargaları ...
Kurtlar sofrası, avlanan körpe kuzudan geçilmiyorsa !
Kör, tuttuğunu düzüyor sa ..
Keli-körü düzen, gözü mağdura, mazluma, dahası ....
Masuma ve sabi-sübyan çocuğa dikmeler e yelteniyorsa ..
Vicdan ve haysiyet bedestene .namus sokakla ,kerhanelere düşmüşse ..
Ar damarı çatlamışlar güruhu, ortalıkta cirit atıyorsa ..
Amaç ve marifet, hesap-kitap, tezgah ..
Üzüm yemek yerine ,bağcıyı dövmekse ..
Hile-hurda, şerefsizlik, almış başını gidiyorsa ..!
Kırmış sa kirişi akıl,namus,haysiyet ..
Meydanlar kötüye,cellada ve korku krallarına kalmışsa..
Çıkmıyorsa namuslu geçinen in sesi..
En az namussuzların ki kadar ..
Ve, dur denmiyorsa bu KARA DÜZEN' e ..!
Tam aksine, hesaplar yapılıyorsa hep, nemalanma üstüne !
Kimin eli,kimin cebinde belli değilse ..
En ücra ve muhafazakar yerler bile ..
Birer Dallas olup çıkmışsa ..
Su Ellen' ler, rol model ..
Jeyarlar ve Polat Alemdarlar rehberse ..!
Mızrak çuvala sığmaz olup, güneşi balçıkla sıvamaya kalkan ..
Kara eller,Karanlığın ve Korkunun krallığı ve şürekası ...
Zübük'ler, dümbük'ler, üçkağıtçı fırıldak deyyuslar ...
Meydanı boş bulup, gerdan kırıp, dolaplar çeviriyorsa .
İftira-yalan, ayyuka çıkarken ..
Birileri duymadım da ..
Birileri görmedim de ..
Birileri ...
Bilmedim'de oynuyorsa, üç maymunu ve suç ortaklığını ..
Pislikler, halının altına süpürülerek ..
El çabukluğu marifetlerde, çürüme ve kokuşmuşluk tavan yapıyorsa ..
Biliniz ki ..
Beşikten mezara, tepeden tırnağa ..
Baştan,aşağı ..
Ağadan, marabaya, hatta düşküne kadar uzanmacasına ..
Silsilece ve topyekun ...
Balığın baştan kokmuşluğuyla ....
Hiç olmuş,piç olmuştur,ne ayar kalmıştır,ne gayar orada ..
Çoktandır..
Ayaklar baş,başlar, ayak olup çıkmıştır orada ..!
Hallerin böyleliğin de çıfıtı ve çivisi çıkmış düzenden ...
Ensesi kalın, göbeği şişkin, üstelikte şerefsiz madrabazlık da pişkin mi pişkin ...!
Cüzdanı kabarık, vicdanı yok ....
YALANI,YEMİNİ,YALANCI ŞAHİDİ,AYAKÇISI BOL,
PİYONU,TETİKÇİSİ ÇOK,
Üstelik de..
YATACAK MEZARI YOK onun bunun çocukları ...
Sefil hilkat garibesi, ucubeler, nemalanıyor dur !
Haramiler, madrabazlar, düzenbaz din baronu tüccarlar ..
Yeltenerek götürerek malı ..
Yiyerek kul hakkı ....
Dinde afyonlanmış,tebaa da ve biat ta köleleşmiş kulu ,yaradan la aldatmaya
Irz düşmanlığında sınır tanımayarak ..
Giriyorlarsa mazlumun,masumun kanına ..
Göz koyarak onun ,bunun namusuna,malına,canına ..!
Yetmedi, üstelik birde, tek ayak üstünde, kırk yalanı düzüyorlar sa art arda.
Ve, tespihe dizer gibi halkı diziyorlar sa üç kağıda ..
Üç köfte, beş kuruş tekerlemelerin de ....
Ha bire, soyuluyor sa fakir-fukara, garip-guraba ..
İnsanların piçi, insanlığın çivisi, düzenin cılkı çıkmışsa ....
Devlet başa,kuzgun leşe sözü boş lakırtı dan ibaret sayılıyorsa ..!
Bilin ki ..
Orada, işin boku çıkmış ..
Boynuz, kulağı geçmiş ..
Şeytana pabucunu ters giydiren tayfa, mantar misali türemiş ..
Ayrık otu gibi ..
En küçük hücrelerine kadar toplumu sarmıştır ..!
Orada düzen ve nizam yerle yeksan olmuş ..
Dürüstlük çoktan firar edip, dağa çıkmış ..
Ahaliyi korkularda çoğalan kurtlar ..
Vicdanları, yağlı kara kirler ...
Mağduruyla, ne oldum delisine dönenliği ile, halkı ...
Zebaniler, afak'anlar, üç harfliler basmıştır, çoktan ..!
Zehirli sarmaşıklar ve doyumsuz ahtapotlar ....
İnsancığa dönenlerle, biçare insan eskilerinin kanını, canını, tüketiyorsa ..
O, kimlikleri ayan beyan, kimliksiz şerefsizler çetesi ..
Kurmuşsa tezgahı-dümeni ..
Kuklacılar, oynatıyorsa, kuklaları ..
Biri yer, biri bakar ..
Kıyamet ondan kopar, tekerlemelerin deki gibi ..
Birisi, namusları talan edip ..
Birileri, bedenlerini satar hale gelmişse ..
Kara düzenin kervanları yürüyüp, devranları sürüyorsa ..
An gelip, yalamalık ve yavşaklıklarda ..
Alan razı, veren razı, uyandırma , yol kazı , ilişkilerinde ..
Canlar, değerler, namuslar ve gelecek ..
Paraya tahvil ve güce peşkeş çekiliyorsa ..
Alavere-dalavere ...
Garip, gidiyorsa hep nöbete ve ölüme ....
Nereye el atsan, eline bok, kan ve iç edilen kul hakkı bulaşıyorsa ..
Sen, sen ol unutma ve uyuma..
Bil ki ..
Bu çıfıtı çıkmış mezbere'lik düzende ..
Hiç birimiz masum değiliz ..!
Ve ne acı, ne yazık ve utanç vericidir ki
Yaz aklına ve tarihin kapkara utanç sayfasına ...!
Adından da eminlik le ,....
'' - Şıracının şahidi, bozacıdır ....!
Şıracının şahidi, bozacıdır ...! ''

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/ İSYANİ

Friedrichshafen / Almanya

06/01/2017

Saat;21_57

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...