16 Ağustos 2025 Cumartesi

 






SANIRIZ ....

VE ...

ANLARIZ Kİ .....!

An gelir, görgü, gelenekle miraslığında ..
An gelir bilim, ilim ve eğitim adına ...
Yanlışların, doğru diye dayatılmışlığında ..
Kimi zaman, masumane ve iyi niyetle, kimi zaman, dayatma ve kasten ....
Sanırız ki  yanlışlarımız doğrudur ve kabahat ya kaderde, ya karşıda, ya felektedir ..
Yani, dışımızda ararız hatayı, kusuru ..
Suçlamalarımız, hep birilerine yada adını koyup, tarif edemediğimiz,hal,nesne,durum ve olgularadır ..
Oysa ki ..
Bilsek görünmezliğinde yıllar, hatta asırlardır yüklendiğimiz, onca yanlış yüklerle
Nasılda tükürüyor hayat,ağzımıza,ömrümüze ..
Kimi zaman hayata ve insana, insanlığa dair ..
Kimisinde sözüm ona aşka dair ..
Kimisindeyse sözde kadim değerlere, ilahlara ve kutsallara ilişkin küf kokulu yükleri omuzlayıp, taşıdık farkındasızlıklarda ..
Cehaletin karanlığında, bilime sırt dönmenin aymazlığında ..
Korkularımızın galebe çalmışlığında ..
Ömürlerimizin zulasında dert, kin, nefret ve intikam duyguları büyütüp ..
Bağırlarımızda beslediğimiz yılanların, ihanetini taşıdık ...
Gün geldi, gülüşlerin sevecen sıcaklığını, iç ferahlığını unuttuk ..
Gün geldi, kan kustuk, kızılcık şerbetleri içtik diye, arz-ı endamlar ettik ..
Iskaladık, hayatı ve hayatın sunduğu, albenili güzellikleri ..
Dedik; çok bilen, çok yanılır ..
Dememize rağmen öykündük yine de ve inadına çok bilgiçliklerin, kibrine ve ukalalığına ..
Sandık ki, keramete kendimizden menkul ..
Oysa hayat gösterdi bize bunun böyle olmadığını ve yanlışlığını ..
Yine de yadsıdık ve sırt döndük gerçeklere ve doğrulara ..
Sanırız ki, hayatı tutarız hep avucumuzda ...
Ölüm acısını ilk tattığımızda, yerle yeksan olan hal ve duygularımızla tadarız ....
Yanılgının ve yenilginin o can sıkan ,iç yakan acısını ..
Sanırız ki, toz pembedir hayat ve tüm renkler..
Gerçeğin şamarıyla gözlerimizin önünde yıldızlar fıldır, fıldır dönerken anlarız ..
Bunun böyle olmadığını ..
Fark ederiz o an, hayatın gerçek rengini ...
Sanırız tebessümler tesbihine dizilidir, ömürler ..
Göz yaşlarının sıcaklığı, öpünce yanaklarımızı ..
Anlarız ki, gülmelerin kardeşidir, ağlamakta ...
Gülmelerin kardeşidir, ağlamakta ..
Sanırız ...
Ve...
Anlarız ki ..
Hayat sandığımız gibi değildir asla ....
Hayatı tanırız bu arada ..
Sanmakla-anlamanın girdabında tükenir ömürlerimiz, solar hayatlarımız !
Sanırız ve anlarınız gel-gitlerinde ....!
Sanırız ve anlarız gel-gitlerinde ....!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

Friedrichshafen / Almanya

02 / 05 / 2017

Saat;09_12

 






SAKLIDIR ........,


Yağmur, bulutta ....
Can, beden kafesinde ...
Umut, yürekle, gönülde .....
Anılar, dimağda ...
Özlemler, utkular, ruhta saklıdır ....
Saklıların içinde hayat, hayatın içinde, ölüm saklıdır ..
Dudaklarının mühründe, dillerin suskunluğunda, sırlar ..
Sırlarda gerçekler, korkular, acılar, özlemler, utançlar, sevinçler ve mutluluklar ...
Hayat ve ömür birbirinde ...
Tarih ve zaman, olaylarda ...
Olaylarda da gerçekler, gerçeklerde, nedenler saklıdır .....
Gözlerde, mevsimlerde sırlar, sırlarda, muştular saklıdır ...
Zaman ve yürekler aşka mekanlıklarda, aşkı saklar, bağrında ....
Dillenince duygular, duygularda rengarenk çiçekler açar ...
Hayata ve insana dair olayların girdabında, dönenir durur zaman ve olaylar ..
Zaman ırmağı akıp giderken, sürükler ömürleri, yılları ..
Bilinenleri, bilinmezleri,keşfedilmeyi ve gizlenmeyi bekleyenleri ..
Saklar zaman derinliklerinde ,labirentlerinde
Zamanın dehlizinde, mucizeler saklıdır ..!
Mucizeler, saklıdır ...!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

Friedrichshafen / Almanya

02 / 05 / 2017

Saat ; 11_41






BAŞLADI ÇANLAR, SENİN İÇİN ÇALMAYA

Kapı dayak, minare kılıf, tutmuyorsa ...
Mihrap tarumarsa, mızrak sığmıyorsa çuvala ..
Para etmiyorsa güneşi, balçıkla sıvama gayretkeşlikleri, madrabazlıkları ..!
Demek ki, su kaçmıştır, kulağa ..
Hiç te, öyle göründüğü gibi değildir işler tıkırında ..
Açmıştır maymun bile, gözünü ..
Akıllar gelmiştir, başa ...
Akmıştır köprülerin altından, çok sular ..
Ve, doymuştur pirinçler, suya ..
Daha çok su kaldırmıyordur artık, pişerken pilav ..!
Gel, sanma herkesi kendin gibi, zındık oğlu, zındık ..!
Sonra, dikiş tutmaz sende, büzük ..
Zaten olmuşken, yalama ..
Sen, sen ol, gel daha çok onu sıkıp,zorlanma ..
Oldun, olacağın kadar, yalama ..!
Bugün senin kapında havlarken, itler..
Gel, bu halkın sesine, kulak ver....!
Gün gelir, işler, terse döner..
Bugün kapında üren itler, gün gelir, sana karşı, ürer..
Basma, milletin damarına ..
Bastılar mı nasırına, ne ayağın kalır,nede ayakkabın sonunda ..
Yeter, emdiğin kanlar ..!
Arif olan sözden, ahmak olan, sille-tokattan anlar ..
Çaldığın oylar, sandıkta ...
Kediler trafoda bir yerlerini, tırmalar ..
Dün, dündür diyene de, kalmadı dünya ..
Çoban Sülo'da, aldı mitilini gitti, ahirete sonunda ..
Gözünü toprak doyurasıca Uzun ağa ..
Sok, bu lafı kulağına ..!
'' - Değişmeyen tek şey değişimdir .'', daima ..!
Mahkemenin, kadıya mülk olmamışlığında ..!
O makamla, koltukta, yar olmaz sana ..
On altı nisandan bu yana ..
Başladı çanlar, senin için çalmaya ...!
Başladı çanlar, senin için çalmaya ...!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ
Friedrichshafen / Almanya
26 / 04 / 2017
Saat ; 18_18

 

YAĞMUR, GECE,  YORGUN ÖMÜR, BİZAR-MELUL RUH .....





Yıl yorgunu, hayat vurgunu, kahır hamalı bir ömrün .....

Bezgin, bizar ruhu el, ele, iç, içeliklerde ......

Sığınmaya kalkıştıkları gecenin ...

Kendilerinden daha beter hallerdeliklerde .....

Göz yaşlarıyla, yağmurda yıkanan mummalara gebe  gecenin ....

Gözünde adeta, sığınacak kuytuluk, demir atacak liman,  yanaşacak iskele kesilmişliğinde ....

Katlanılmaz katmerli yorgunluklarla, mecalsizliklerde ...

Kendine ağırlıklrda üstüne, üstüne devrilişlerin sancısından kurtulmak umudu ve çabasıyla ....

Devrilip, yıkılıp, dayanacak omuz arayan melullüklerde kendinden geçmişliğinde, içinde çoğalan...

''- Şuracığa kıvrılıverip, kendini uykunun atlasına, yeline terk etmecesine kendinden geçmişliklerdeki ....

Yenilgi ve hiçlik te yitiş duygularına teslimiyetlerde ....

Yorgun mu yorgun göz kapaklarını bir an önce yumarak, sonrasına çoktan razılıklar da ............. 

Okkalı uykulara davetiye çıkartarak, geceye, uykuya çoktan, hatta .....

Halk deyişi ve betimlemesiyle, demişliklerde....

Teslime,''- Dünden razı.'' Yorgun ömrün ...

Cömert davete, icabet isteğiyle, dolup, taşmışlığında ....

Kendini zamanın, hışımla yağan  yağmurun kollarına kaldırıp-koyuvererek ..... 

Kendinden geçen gecenin de, ötekilerden aşağı kalmayan

bitaplıkları ve .....

Devraldığı mirasların ağırlığı altında inim, inim inlemecesine, kendinden geçmişliklerde ....

Sahra da, helaklıklar da....

Su'ya tarifsizliklerde, özlem çoğaltarak ....

Serap görenlerden, bin beterliklerde ....

Kendisini, el kadar yeşilliğin kuytusuyla, serinliğine, gölgesine atıvermesinden aşağı kalmayan ......

İçtenlikli iştahlı davranışlarla, kendisini kaldırıp-koyuvermişliğinde .....

Canhıraş hamlelerde, dönüp-dönenerek, sökün, sökün akan yağmur sağanağında .....

Ikınıp-sıkınmasının kendini ele veren, hoşnutsuz tavırlarından, gecenin de .....

Kendilerinden pay biçmişliklerinde, tıpkı kendileri misali,

yüklerinden kurtulmaya çalıştığını, fark ettiler .......!

Özcesi ....

Her, hepsinin hali, birbirinden beterliklerde .....

Sille boncuğu haller de tüneyen serçelerin, yağmurlu karanlık gecelerde ......

Tel yada dal veya hasbelkader buldukları iplere tüneyip,

ömür tüketmişliklerden aşağı kalmamışlığında ......

<< - Bir vur, bin ah işit ...! >>' ten de, beterliklerdeki

 PÜRMELALLİKLER DE ......

'' Düşman güldürüp, dost paralayanlıklarda ....! ''

Özü bay vermeyenlerin, yağlarını eritip, dumura

uğratanlıklarda .....

Bu  hallerin boz-bulanıklığında <<- Mış  gibi, yaparak .>>

Ömür tüketen, nice riyakar yüzsüz, omurgasız ....

Dost görünümlü, düşman ordusu unsurlarının,an'ı, ortamı, fırsat'a .....

Fırsatı da, ganimete çevirip, nemalanmaya çalışma işgüzar lığındaki tepeden, tırnağa riyakarlıkta ortaya çıkansa .....

Adeta...

<< - MEKKE'de  DİLENİP, MEDİNE'de SADAKA DAĞITANLARDAN DA BİN BETERLİKLERDEDİR, BİN BETERLİKLER DE .....! ''

Böylesi yüzsüzlülüğü daha da doğru su, ÇOK YÜZLÜLÜĞÜ İŞ ve YAŞAM BİÇİMİ EDENLERİN, tavrı ...

Hiç abartısızlıkta halleri .......

<< - ÖLÜLERE KAT, KAT AĞLA ..! >> 'dan, hiç te aşağı kalmayacak kadar, hatta  ..... 

<< - BİR DOKUN, BİN AH İŞİT ...>>'liklerin ibretlik resminden ibarettir, resminden ibaret ......!

Biri'nin, ötekine laf diyecek ......

Berikinin de, ötekisine ....

<< - NE ACIYACAK, NE GÜLECEK ....

Hatta ......

NE'DE, ARKA ÇIKACAK HALİ OLMAMIŞLIĞINDA ve dahası. 

Her hepsinin birbirinden bin beterlikler de, GADA-BELA KOKTEYLLERİNİN ağusunda demlenerek ........  

<< - KENDİLERİNDEN GEÇMİŞLİKLERDE ......! >>

O malum ve beklenen sonu hızlandırmacasına ....

Ulu dağ doruklarının Yar'larından, aşağıya, UÇURUM DİPLERİNE ......

OK GİBİ DÜŞMECESİNE .....! >>

KUŞ İNTİHARLARINDA, kanat çırpan  yada hızla süzülen ...

MEVSİM SONU GÖÇLER DE ..... 

ISKALAMALAR DA  GEÇ'E VE SONA KALAN  ....

'' - Pürtelaş kırlangıçlar' dan .'' Beter mi, beterlikler de .....

Sadece << - TEBESSÜMÜ, HAZZI değil ... >> 

Top yekunluklarda << - HAYATI ISKALAMIŞ, YURTSUZ- 

YUVASIZ GÖÇMEN KUŞLAR ..>>'ıyla ....

Kentin, KAHIR OTAĞI GECELERİNDE .....

KÖPRÜ ALTINDA elemle, kahırlarda ömür tüketip, yıl eskitip .....

HUZURLU  DERİN UYKULARA, HASRETLİKLERLE ...... 

MUTLU DÜŞLERE, KÜSLÜKLERDE ......

Ömür kocatan, ÇİLE HAMALI SOKAK İNSANI ....

EVSİZ-BARKSIZLARDAN DA BETERLİK, BERBATLIK VE FENALIKLARDA ..

Adeta, ÖMRÜN, yoksunluk, yoksulluk ve çileye belenen,

her bitap günü'nün .....

Dününe RAHMET OKUTANLAR, OKUYANLAR katarlığında.  

SER-SEFİLLİKLERDE YARIŞLARDA, YİTEN LİKLER DE ........

<< YA, SABIR .>> Deyip, sıra bakleyen ....

MUTSUZLAR KERVANI'nın ...

SERSEFİL VE YERLE YEKSAN ÖMÜRLERİN HAMALLARI OLDUĞU GERÇEĞİNİN ......

ZEMHERİ AYAZI MİSALİ ...

İÇE İŞLEYEREK ....

Ömürleri, yürekleri, ruhları dondurakoymuşluğunda .......

GÜN SAVIP, ÖMÜR TÜKETİP .... 

ZİYANLIKLARDA, SEFİLLİKLE, NAFİLELİĞE ADIMLAYAN ......

<< - ELLERİ ÇARESİZLİĞE AÇIKLAR ORDUSU .>> 'nun UZATMALI NEFERLİĞİNDE ......... 

Vaziyeti idareye, ömrü, günü birlik kurtarmaya talimlerde, <<- KIRINTLARDA, AVUNTULARDA >> ..........

Kendini kandırmayla, züğürt tesellilerinde kendilerinden geçip ...... 

ELEM MEYLERİNİN, KEKREMSİ karanlıklarında .....

İÇMEDEN SARHOŞLUKLARIN, dayanılmaz vurgunlarında 

dün de, KENDİLERİNİ ....... 

Gece de,YİTİRDİKLERİNİ arıyorlar.....

GECE DE, YİTİRDİKLERİNİ .......!

Hasılı.....

Arayanların cümlesinde  eziklikler de ve .....

Pürmelalliklerin tarifsiz acılarında ......

YAĞMUR, GECE,  YORGUN ÖMÜR, BİZAR-MELUL RUH .....

Tıpkı....

Tellere tüneyen ve onca yağmuru yiyen, içen YORGUN SERÇELER gibi .....

Birbirlerine sıkı, sıkı ya girmişliklerinde, karanlığın atlasına belenmişliklerinde .....

Malumun ilanını bekliyorlar, malumun ilanını ......

BİRBİRLERİNE SIKI, SIKIYA GİRMİŞLİKLERİNDE, KARANLIĞIN ATLASINA BELENMİŞLİKLERDE .....

MALUMUN İLANINI BEKLİYORLAR, MALUMUN İLANINI ..!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





15 / 08 / 2025 - Cuma





Saat ; 20_20


15 Ağustos 2025 Cuma

 








USLANMAZ, İFLAH OLMAZ AŞK NEFERİ, ATEŞ BÖCEĞİYİM, ATEŞ BÖCEĞİ ......

AŞK NEFERİ, ATEŞ BÖCEĞİYİM, ATEŞ BÖCEĞİ .........!





Aylardan, ayrılık ...

Anlardan,  yutulduğum şaşkınlık, çoğalan hüsran ...

Bundan bana kalan, baş edilemez hüzün, dil de lal lık, ruh ta  girdap .!

Yürek te, tarifsiz sancılar ...

Yaşadığım, kala, kala dımdızlak hicranların gayya kuyusunda debelenişler ....

Adı, konulamayan duygu ve düşün karmaşasında renk, renk çoğalarak içilen kaoslarda, yitiklik .......!

Ziyanlık, hüsran ve hiçlik beni esir alan, ruhumun ve ömrümün üç acımasız gardiyanı, askeri ...

Bu kuşatmalar altında, beni soluksuz koymacasına, iliklerime dek işlemecesine, yaşatılan ...... 

İçimde patlayan apansız ve amansız fırtınanın ......

Yıkıcı,acımsız kasırgaya evrilmişliğinde, beni sürüp-savurup, dandininde oynatarak ......

Keyfiliklerde külümü, dumanımı göğe savruruşu ....

KÜLÜMÜ, DUMANIMI GÖĞE SAVURUŞU ..........!

An itibariyle, eriştiğim nokta ...

Tarifin zorluğunda diyecek, dillendirecek olursam ...

Şimdilerde yarım-yamalak, insan eskisi, hicran bekçisiyim ... 

HİCRAN BEKÇİSİ.......!

Ama ve lakin yine de, inadına ve .......

Umulup, beklenmeyen kararlılıklarda, yara-beresine ve yutulduğu hüsranlara pabuç bırakmayan.....

Umarsız, ödünsüz  sevgiye, sevip, sevilmelere ve aşka vurgun ....

Aşklara ömür adamaktan geri durmayan, uslanmaz, iflah olmaz, aşk neferi, ateş böceğiyim, ateş böceği .....

USLANMAZ, İFLAH OLMAZ AŞK NEFERİ, ATEŞ BÖCEĞİYİM, ATEŞ BÖCEĞİ ......

AŞK NEFERİ, ATEŞ BÖCEĞİYİM, ATEŞ BÖCEĞİ .........!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





13 / 08 / 2025 - Çarşamba





Saat ; 23_45

 







AYI KAZANA DA, AĞZINA DA SIÇAR ...

AĞIZLARA DA, KAZANA DA SIÇAR, AYI ........!





Feslerin yerine tas, donların yerine fes giyilirse, 

İmamın olmadığı yerde, KEÇİ EVLİYA ÇELEBİ SAYILIR, MUTEBER SAYILIR,  MAKUL-MAKBUL İNSAN  MUAMELESİ GÖRÜRSE ....

Sonuçta olduğu, olacağı ....

DELİ'ye, VELİ muammelesi çekmelere durup ...

Hak etmeyene, layık olmayana makam mevkii, taht, iktidar verirsen.

Geleceğin de, bir gün geleceğinin garantililiğiyle, yadsınamazlığında .

Olacağın, olmasının kaçınılmazlığıyla ...

Görünen köyle, dağın kılavuz istemezliğinde ....

İşin aslı, astarı ve gerçekliğinde yaşananın adı ....

<< - Kaçınılmazlığında ...>>, Ayı'nın, kazana sıçmasıdır...

AYI'NIN, KAZANA SIÇMASI ....

Ayı kazana sıçar mı? Derseniz ......

Hallerin böyleliğinde ...

At izinin ...

İt izine karışmışlığında, bırakın ayı'nın kazana sıçmasını ..

Ayı ağızlara bile sıçar ....

AYI, AĞIZLARA BİLE SIÇAR .......!

Ayağına çarık olmayanı, başına sarık eder ....

Uçkurunu ele, mahreme, rızkını..

Haramiye ....

Ciğeri kediye emanet yada havale edersen, gün gelir ..

AYI KAZANA DA, AĞZINA DA SIÇAR ...

AĞIZLARA DA, KAZANA DA SIÇAR, AYI ....

AĞIZLARA DA, KAZANA DA SIÇAR, AYI ...........!





Mualla SEGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





15 / 08 / 2025 - Cuma





Saat ; 16_58

 





HAKİKAT KUŞU / SİMURG KUŞU/ .......

Çocukluğumdan sungu sevgisiyle anılarımı olduğu kadar, düşlerimi de süsleyen ..... HAYAT KUŞU'nun <-SİMURG KUŞU.>'nun ..... Gerçekte de, asırlar önceki, hatta MİTOLOJİK ALEMLERİN KUYTULARINDAKİ SERPİLMİŞ ÖMRÜYLE .... Asla yadsınamayan VARSILLIĞIYLA, GERÇEKLİĞİNDE ..... İNSANLIK TARİHİYLE, ÇAĞLARIN BAĞRINA, kök salarak bezenen tüyler ürpertip, ürküten, hatta ... Dudaklar uçuklatan MİTOLOJİK DESTANSI efsanesiyle ...... Günümüze, zaman çengelinde asılı ömürler tüketen günlük hayata da sirayet eden ..... GİZEMLİ ÖMRÜ VE ÖYKÜSÜYLE bezeli, ömrümün, hayatımın .... İçsel dünyama, alemime, ruhuma, duygularıma ve düşlerime sunguluğunda, nakış, nakış bezenmişliğinde .... O, efsanevi ömrünün ilhamıyla, kendimden geçip aklımı yele- kuza.... Hayallerle, düşlere ve varsıllamaların renkli hezeyanlığıyla, nefes kesici yoğun git-gellerine kaptırmışlığımda ...... Dünden de öteye, yani ..... Ana karındaki, varlık maceramında ötesine.... Derin maziye, yakın geçmiş dediğimiz dün'e ve .... Kuş kanatlarına, hele hele de SİMUR KUŞU diye de adlandırılan HAKİKAT KUŞU'nun ..... O, paha biçilmez, emsalsiz ipeğimsi parıltılı güçlü mü güçlü azametli kanatlarına emanet etmişliğimde ...... Duygu, duygu, düş, düş, anı, anı ........ Bağrımı vermişliğimle, yele ....... Kulaçlarken anılarla, duygular ummanında beni öpüp, sarıp- sarmalaması hallerinde ..... Sıcacık, kelimenin tam anlamıyla iç ve yağ eriten, amiyane deyişle, < - Tav eden .> ...... İç güzelliğini ele veren selamla karşılıyor du, rüzgar .......! Evreni, doğayı, an'ı, hayatı onun ayrılmaz parçası insanı, kuşu, kelebeği .... Hasılı cümle börtü-böceği ..... Yalınlıkla, içteliğin atlaslıklarda albeni saçarak, haşmetinin fersah, fersah çoğalmışlığında .... Kah, rüzgar öpmelerdeydi, kelebeği, kuşu ılgıt, ılgıt, serinlik, serinlik, keyf, keyf .... Kah, kuşlarla, kelebekler selamlamalardaydılar, haz esrikliklerinde, kendilerinden geçmişlikle, yeli ..... Kanat çırpmaların tarifsiz heyecanı ve hazzıyla, çoğaltarak yürek sevinçlerini ..... Kendimden geçip, kaldırıp, koyuvermişliğimle kendimi yele, kuşun, kelebeğin ve gönlümün raksına .... Gönül kuşum kanat çırpışlarda çoğaltırken coşkusunu, sevincini, heyecanını ... Dizginlenemez heyecanlarla ,sevinçlerde kelebeğe, kuşa ve yele eşlik etmenin zevk ve haz tufanında ....... Bir anda kendisini adeta, ZÜMRÜD-Ü ANKA hissetmelerden alıkoyamıyor du .......! Ruhumun hala edep ve tevazu dizginlerini sımsıkı elinde tutarak. Kendinden geçmelere koyulan, avare gönlümü ... '' -Kuş oluşuna, kanat çırpışına ve hasılı duygu, duygu çoğalarak kendini ..... Kuş özgürlüğüyle, ferahlığında, hatta enginliğinde olmana ve kuşluğuna bir diyeceğimiz yok olmaya, yok ...... Lakin << - Edep ya'hu . >> ' ların ..... Adeta, kimyamıza, iliğimize, kanımıza nakşolanlığında ...... << - KUŞLUĞUN GERÇEĞİNDE, HAKİKAT KUŞLARI ...>>' nın, gönül erliğini, sevgi ve tevazu neferliğini çoğltanlığında ..... Bilerek yerini, haddini, hududunu, adabınla, yolunu-yordamını, usulünü-erkanını ..... Hele ki de ..... EDEP TİMSALİ, HAKİKAT KUŞUNUN< SİMURG KUŞU'nun> GERÇEKLİĞİNDEKİ VAKURLUĞUYLA ...... HASLET VE HAYSİYET ŞAHİKASI OLARAK YALDIZ, YALDIZ PARILDAMIŞLIĞINDA ......! Tezden almamak için payenle, haddini ve sürtülmesin diye burnun ..... Kırılıp, heba olmasın diye kanatlarınla, gururun ..... Gel, sen EŞEĞİNİ SAĞLAM KAZIĞA BAĞLA VE YAŞ TAHTA'YA BASMAMAK İÇİN .... TEDBİRLİ İYİMSERLİĞİ VE SAĞ DUYU'YU elden bırakmayarak ..... Sen, sen ol, havalansan da, haddince havalan ve .... Hem, edep dairesinden .... Hemde, gönül neferliği çizmesinden aşıp ta, keramet-i kendinden menkullüğünde, sanma kendini, Zümrüd-ü Anka ......! Hadsizliklere yuvarlanarak, toz' da- toprak ta ve itibarsızlıklarda debelenip.... Koşut olmalara, aşık atmalara kalkışarak .... Kanat ve uçuş yarıştırıp, kendinden geçerek ...... HAKİKAT KUŞUYLA tepişmeye kalkışma. HAKİKAT KUŞLARIYLA, boy ölçüşme ve şakıma yarışmalarıyla .... UÇMALAR DA, PERVANELİKLERE KOYULMAYA ÇALIŞMA .. Ve sen, sen ol, asla ama asla unutma ki.... EDEBİ VE ADABIYLA, MAKAMIYLA ÖTTÜRTÜR, ŞAKITIRLAR, kuşu da, kuşluğunda ....... KUŞU DA, KUŞLUĞUNDA .......! ÖRNEK AL KENDİNE HAKİKAT KUŞUNUN< SİMURG' un> gönül enginliğini, bil haddini .... BİL HADDİNİ ......! O HAKİKAT KUŞU Kİ .... ERMİŞLİĞİNE KARŞIN ALEMLERLE,UÇMALARIN SIRRIYLA, İLMİNE. Yine de, bırakmaz tevazuyla-edebi elden ..... TEVAZUYLA, EDEBİ ELDEN ......! Halkın sağ duyuyla dillendirmişliğinde söylediğine kulak ver .... << - GEL SEN, SEN OL, CİN OLMADAN ... ŞEYTANLIK TA AĞIZ-YÜZ ÇARPMALARLA ......... UÇMALARDA, SİDİK YARIŞTIRMALARA KOYULMA ......! >> Bil ki.... KANAT FİSKESİNDE, bildirir sana yerini-yurdunu, mevkiinle-makamını ..... Ayarı'nı-Gayarı'nı, hasılı, edebinle-adabını ...... Ondandır, boşun değildir şu slıklarla, öğütler.... <<-Bil ki HAKİKAT KUŞUNUN; KUŞLUĞUNUN İLMİYLE, SIRRINI .... Uçmasında değil, ÖZÜYLE, İLMİNDE, TEVAZUSUYLA. EDEBİNDE, ADABINDA, ara ........ Ve asla ama asla ..... Boşu, boşuna SİMURG(HAKİKAT) KUŞU denilmiyor ve ..... Öyle, bol keseden atmalarla yada ... Kolaydan ve << - EFTEN-PÜFTEN .>> Uçmalarla, hava basıp, poz atma, caka satma, fiyaka yapmalar da , özcesi ..... GÖSTERMELİK KUŞ KESİLMELERDE, SİMURG( HAKİKAT KUŞU ) OLUNMUYOR ..... HAKİKAT KUŞU OLUNMUYOR ..........! İLİMLE, ÖZÜNÜN GERÇEĞİNE VAKIF OLMADAN HAKİKAT KUŞU OLUNMUYOR.. HAKİKAT KUŞU OLUNMUYOR ....... OLUNMUYOR, HAKİKAT KUŞU ..... OLUNMUYOR .... HAKİKAT KUŞU ... HAKİKAT KUŞU .........! Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ Immenstaad / Almanya 14 / 08 / 2025 - Perşembe Saat ; 19_30

 

GÖNLÜMÜN KARANFİLİ, AÇTI .........!

Yakıp-kavuran sıcağa, susuzluğa, en önemlisi de, el ucuyla denecek kadar kıt ilgilenmelere, bakımsızlıklara inat ....
Hüznü mutluluğa, mutsuzluğu umuda çevirmecesine ...
Gönlümün karanfili, açtı .....
GÖNLÜMÜN KARANFİLİ, AÇTI .........!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immmenstaad /

14 / 08 / 2025 - Perşembe

Saat ; 18_18

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...