27 Nisan 2026 Pazartesi

 




TEPEDEN, TIRNAĞA HİCRAN VE GÖZ YAŞI PINARIM'SIN, PINARIM .....!

Sana baktıkça ben, için, için eriyorum, hüznün pençesindeki sana, can yoldaş'lığımla .....
Sen, duvardaki, içinde boğulduğun yalnızlığı çoğaltan'lığın la ...
Sessiz ve yaşsız derin, derin ağlamalar'dasın, iki gözü, iki çeşmelik de ...
Sana bakanlığımda, depreşen hüzün ve göz yaşı sağanağın da ...
Ben, kurnası bozuk çeşmelerden, aşağı kalır hallerde olmamacasına ...
Salya, sümük ağlıyorum .....
Bilesin ki ....
Bu hallerinle, tepeden, tırnağa, hicran ve göz yaşı pınarım'sın, pınarım ......
Pınarım .....!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

26 / 04 / 2021 - PAZARTESİ

Saat ; 04-20






Yüreğin derse, '' - Git .... ''

Durma, git .....
Durma, git ...........


Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya


27 / 04 / 2021 - Salı

Saat ; 22_33

26 Nisan 2026 Pazar

 

EĞRİ GEMİ, DOĞRU SEFER'LER DE ......

ÖMÜR GEMİMİ YANAŞTIRDIM SAĞ-SALİM, HUZUR LİMANINA ............!




Başım da esen,<< - GAFLET YELİ ..>>' Nin, inatla, sürüp-savurmuşluğunda ki ....

'' - Anlık .'', Dağılmış lığım da ....

Tam da vazgeçmiş ligin  tuzağına, düşmek üzereydim ki ...

İrkilip, uyanıp, kendime geldim .....

Kendimi bildim, bileli .....

Düşe kalka yürümelerde, soluksuz kalıp, yorulsam da ..

Asla, pes etmeyi bilmeyen ligimle....

Dahası .....

İç aynamda, kendimle sıkça ve üryanlıkla hesaplaşıp, yüzleşmelere duran' lığımla ...

Yanı sıra da....

'' - Hem, kendimle barışıklığım hem de ....

Yine, kendimle oldukça, sıkça dalga geçenliğimle ...''

Yaşadıklarımdan ders çıkarıp, düştüğüm yerde, ağlayıp-dövünmek yerine....

Toprak avuçlamayı öğrenip-yeğleyenliğimle, dahası ....

Yaşama sevincine sıkı sarılmaktan ve ......

Gülmeyle, adına << - Hayat.>> Denen bileğitaşında ....

Her fırsatta, kendimi sınayıp, bilemekten  vazgeçmemiş' ligimde ......

Umuda bağladım, HAYAT'I ........

Düşe sardım, ÖMRÜ   ......

Eğrim de de, doğrum dada yahut ta ......

Şirazemin kayıp, zıvanadan çıkıp, yalpala yanlığım dada hep ama hep ...

<< - Döndüm, baktım kendime .......>>

DÖNDÜM BAKTIM, KENDİME .......! 

Hayatın, << - Eğri gemi, doğru sefer .! >> Kuralına uygunlukla ..

Bilgi dağarcığımdaki kırıntılara emanet ederek, kendimi .. 

Doğrulukla, yüreğimin ve sağ duyumun sesine kulak verip ....

Sığınarak inançla, güvenin kılavuzluğuna  .....

<< - Yallah, vira ...>> Dedim, koyuldum yola .....

Sağ salim, eriştim mutlu sona ve ....

Zaman, zaman da ......

<< - Eğri gemi, doğru sefer' de ...! >>....

Ömür gemimi yanaştırdım sağ-salim, huzur limanına ....!

EĞRİ GEMİ, DOĞRU SEFER'LER DE ......

ÖMÜR GEMİMİ YANAŞTIRDIM SAĞ-SALİM, HUZUR LİMANINA ............!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





26 / 04 / 2026 - Pazar





Saat ; 21_30

25 Nisan 2026 Cumartesi



GÜNÜBİRLİK ÖMÜRLÜ ÇİÇEKLERE DÖNDÜK .........!

<< - Çoğu gitti, azı kaldı .. >>, << - Ha, oldu ha olacak, sabret ve sık dişini, modunda süre giden ....
Bire çok, ikiye az ve kıt ömürlerde ...>>
Düzelmezsek, düzülüp, düzeltilecek hallerde ki müzmin , helaklıklar da ....
Bitimsiz avunma ve züğürt tesellilerinde, ömür tüketip, yıl ve yol eskiten ahmaklıklarda donumuzla, kıçımızın arasının, ıslağının kurumamış lığında ......
Tok yatıp, aç kalkan insan eskisi, hayal ve düş bekçisi olup, çıkmışlığımızda .....
İçimizden geçenlerin, tutkularımızı kamçılamış lığında ....
Hırslarımızın aklımızla, sağ duyumuzu esir almışlığında, vurgun yemiş balık misali acıyla sürülüp-savruluyoruz .....
Mutluluğa susamış, umutlara aç kala kaldık ......
Görünüşte, güdük eşek kuyruğu misali ne uzayıp, ne kısalan lığımızdaki, için, için tükenip, eskiyerek, farkındasızlıkla, gemilerle, yolculara hasretlikte ömür tüketen, iskele babaları gibi ...
Sinemizi döven hırçın dalgalarla, köpürüp saçılan sularla, gecemizi ve yüzümüzü kamçılayan, içimize işleyen rüzgarlarla ....
Malumun ilanını beklemelerde ki tek düzelikle, bıkkınlıklarda ...
Soğuk nevale lige talimlerde ......
Yaşamla-ölüm arasında gelgitler de, mekik dokumaktan, helaklıklarda .....
Altımız taş-üstümüz taşlıklarda, ayaz yemelerde ömür tüketen için, için çatlamalarda ki, ölü canlığımızda ......
An be an hiçliğe yönelişler de, ziyan lığı yaşayan .....
Yaşama ve çiçekliğine doyamayan ve hayatın tadına varamayan.....
Gündüz açan, gece apansız solan günübirlik ömürlü, çiçeklere döndük ....
Günübirlik ömürlü, çiçeklere döndük ....
GÜNÜBİRLİK ÖMÜRLÜ ÇİÇEKLERE DÖNDÜK .........!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
25 / 04 / 2026 - Cumartesi
Saat ; 21_09












GEÇSEM, BEN....

UÇSAM BEN, KENDİMDEN ...........

Altım, maviliği öpenle, yansı tanlığında cam ....
Tepemde, yansıyan o güzelim renkleri çoğaltarak süz enliğin de, camdan gök kubbe ...
Derinimde yakamoz, yakamoz lacivert ve albeni çoğaltarak oynaşan sularıyla derinliğinde, bilinmezliklere gebe, muammalı umman ..
Daha tepem deliğiyle, tüm ihtişamlığıyla hazzı süzen, yutan maviliğiyle ....
olanca gücü ve haşmetiyle kanatları altına arzı, ulu yücelikleriyle, enginlikleriyle dağları, ummanları, ırmakları ve ..... 
Zümrüt yeşili, canım doğa atlasını ve lütuf bahşederek, şad etmişliğinde, beni de alan .....
Gizem'liğin ve bilinmezliğinin de ötesinde .....
MUCİZELİKLERİ SUNAN RENK CÜMBÜŞÜ ENGİN GÖK KUBBE ....!
Davet kârlığı kadar, albeni alemi olan sessizlik ve sükun şalının ...
An' ı, zamanı, hayatı, hasılı beni sarıp-kuşatmışlığında ki, kendinden geçmişliğimde ...
Ellerimin, dilimin, gözlerimin değil sadece..
Ruhumun, gönlümün ve kendini asude sessizliğin ummanına koyuveren yüreğimin ......
Gönüllü teslimiyetlerdeki, kendilerinden geçmişliğinde, alemlere ve huzura teslimliklerde içerlerken sükunla, huzurun meyini vecde ve aşkla ....
Alemleri keşfe koyularak erdiğim bu benim, benden Azad eliğimde...
Kaldırıp, Koyu vermişliğimle kendimi ...
İlahi arınmalarla, duruluklarda HUZUR İREMİ'ne ermecesine ...
Geçsem, ben ....
Uçsam ben, benden ....
GEÇSEM, BEN....
UÇSAM BEN, KENDİMDEN ...........

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

09 / 08 / 2025 - Cumartesi

Saat ; 12_12

24 Nisan 2026 Cuma






YOLLAR VE HAYAT

Hayat gibi yollar , toz - duman ,tipi - boran
Yürüdükçe, sarpa saran ..
Hele ki ,musallat olup, araya girdiyse kıran ..
Tükenen ömürlüğünde ,hayatı ıskalayan olup çıkar .
İyi niyet ve çabana inat, hep inan..
Yokuş yukarı sarar , yollar ve hayat ...!
Yollar ve hayat ...!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
24/04/2024- Çarşamba
Saat; 11_40

22 Nisan 2026 Çarşamba




Sessize, ses, dilsize dil, lala, dertliye tercüman olur ....

Mekânsıza, mekan olur ........ Günü, geleceği, hayatı, mutluluğu ıskalayan kırık-dökük ve hüzne yenik, hüzne mekan olan sıra dışı insan ömürlerin tüneği, tanığı, hayat paydaşı, sırdaşı ve kirlerinin izleriyle bezeli kaldırımlar, ziyan ömürlerle, çürüyüp-çiğnenen, yiten umutların, kararan dünyaların kasvet öyküleriyle, sessiz çığlıklarıyla bezeli kaldırımlar, insanın, insanlığın gerçeğinin aynası ve toplumsal hafızası, dilidir .... Duyup, dinleyip, anlayıp, sorgulayıp, keşfedip, çözebilene konuşup, içini döküp anlatır hem kendini hem de bağrında yaşayanlarla, yaşananları, gerçekleri, kaldırımlar ......


Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ /İSYANİ

Immenstaad/Almanya

22/04/2026


Saat; 09_27


 






TIPKI, GÜLÜŞMELER GİBİ, ÇÜRÜMELER DE BULAŞICIDIR .........!



An' a, düne, ömre dair kusur, hata, ihanet ve her türden diğer cümle pislikler halının altına süpürülemez hale gelmişken, hala ve inadına kusulmayıp, susuluyorsa, GEREĞİ YAPILIP, NEŞTER VURULMUYORSA orada kokuşma ve çürüme bitmiş, yıkım ve malumun ilanı hali kaçınılmazdır .....

Koskoca, güçlü aileler, medeniyetler, İmparatorluklar, devletler ve devirler böylece devrilip, tükenmiş, yıkılıp tarih olmuştur ...

Hayattan, tarihten, yaşananlardan ders alamayan, almayanlar ve en önemlisi de, bundan nemalananlar oldukça, bu bataklıklar hiç kurumaz, şikayetler de bitmez ve ceremesini  İNSANLIKLA, MAZLUM-MASUM İNSANLAR ÇEKER VE DİYETİ ÖDERLER ....

KURUMSAL ÇÜRÜME  AİLE DEN VE MAHALLE DEKİ YEREL VE KURUMSAL İLİŞKİLERDEKİ ÇÜRÜMEYLE BAŞLAR .....

Tıpkı, GÜLÜŞMELER GİBİ, ÇÜRÜMELER DE BULAŞICIDIR....!

TIPKI, GÜLÜŞMELER GİBİ, ÇÜRÜMELER DE BULAŞICIDIR .........!



Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad/ Almanya

21/04/2026- Salı

Saat ; 23_48

21 Nisan 2026 Salı

 








İNSANA MAHSUSTUR, ZORU YAŞAMAK, ZORU ANLATMAK .....


ZORU YAŞAMAK, ZORU ANLATMAK ........!





Evrensel gerçekliğinde bilinir ve biliriz ki .....

Genellikle ilk akla gel enliğinde, zorlanmadan denildiği gibi, İNSANA MAHSUSTUR, ZORU YAŞAMAK ......

ZORU, ANLATMAK ........!

<< - Tam da bu nokta da yeri gelmişken aydınlatma adına vurgulayalım ki....

Elbette, pek çok diğer canlı da zorla, zorluklarla yüz, yüze dir ve .....

Hem de, oldukça sık ve etkili olmacasına ......

Zoru yaşayan, hatta, kendince de dillendirip, anlatandır, anlatan........!

Ancak, böylesi durumlar, istisnai ve müstesna olaylardır ve yaşanmışlıklar, yad sınılmaz lığında söz konusu dur...

Ancak, tarihe, medeniyetlere, kültürlere, hayata ve insanlığa mal olan, insanlığın, genel-geçer .....

<< - İSTİSNALAR, KAİDEYİ BOZMAZ ..>> 

Kuralının ışığında, konuyu ele alıp, yaklaşarak dillendirmiş ligimizde ....

'' - Konuyu ve hitabı, bizim gündemimizdeki haliyle yazmayı sürdürdüğümüz gerçeğini ....

En az bizim kadar sizin de göz ardı etmediğiniz inancıyla ...

Bu önemli, özenli vurgu ardından, kaldığımız yerden çalakalem sürdürerek, diyoruz ki ......''

İŞTE, TAM DA BÖYLELİĞİNDE ....

Düşünülüp, ilk akla gel enliğinde bilinip, denilecektir ki .....

Zoru yaşamak ......

Olumsuzlukları, ol ursuzluklarla, aykırılığı .....

Olura, uyuma döndürmek ve uyumluluğu yaşam ve düşün şekli yapabilmektir ...

Zoru anlatmak ....

Burada da söz konusu olan .....

Hayatın ve gerçeğin bağrında asl olan doğruya, gerçeğe bağlılık, sadakat ve ......

İnsani değer ve hasletlere, insanlığa adanmışlık ve dürüstlüktür......

Ve pek tabii ki ....

Olanı-biteni, yaşananı, ıskalananı, keşkelerle-pişmanlığı .. 

Sevinçleri, erinçleri- kuşku, korku, acaba ve çekincelerle üzüntüleri ......

Özcesi ......

 Her haliyle hayatı, olduğunca net kavrayıp-yaşayıp ve deneyim-birikim, hasılı.....

Ömürle-gönül süzgecinden geçirerek, değerlendirmeye kalkınca....

Değil ki, yalana bulamak, zırvayla, akla ziyan saçmalıkla içimizi, dışarı çıkartmak .....

Tam aksine ve inadına, hatta ama hatta.....

Onun da ötesinde, asla ama asla abartmadan gerekliği, üryanlığın gücüyle pekiştirerek .....

Doğrudan, nitelikten, objektiflik le, yalınlık tan ödün vermeksizin .....

Gönülden, üryanlığın albenisi ve tılsımıyla harmanlayıp, dillendirmektir....

İşte bunu başararak, bunu hayata geçirmeyi gerçekleştirebilmek ......

Sadece, hayatı anlaşılır, yaşanılır kılmakla kalmaz ....

Onu umarsızlıkla sevdirir, zoru ve imkansızı olumluyla, olura dönüştürerek .....

Zoru, göğüslene bilirlikle karşılamamızı sağlayarak ....

Zoru, zorluğu kolay anlatılır haller de dili, duyguları ve düşünce sistematiğini yontarak .....

İnsani hasletlerle yumuşatıp, şekillendirerek, esnekliğin de olumlu katkısıyla.....

Yaşanılanları, duyguları en önemlisi ve can alıcısı da ....

Gerçeği, tüm üryanlığıyla ve pesimistlikten arındırarak, olumluluklarda ve .......

Sadece ama sadece doğruyu, gereği gibi , öze sadakatle doğruyu .....

Kıvırıp-eğip-bükmeden, dolambaçsız, yalansız, arı-duru anlatmamızı kolaylaştırır .....

Uzun lafın kısası, özcesi .....

YAŞANAN ZORU, ZORLUĞU HEM, KOLAY KILAR .....

HEM DE, KOLAYCA ANLATMAMIZA KAPI ARALAR ......

Yani ....

ÖLÜMÜ; TÜM SOĞUKLUĞU, ACISI, ONULMAZLIĞI VE DAYANILMAZLIĞIYLA .....

 YAŞAM KUNDAĞINA SARARAK, ISITIR ....... 

YAŞAMIN AYRILMAZ PARÇASI VE UZANTISI OLDUĞU GERÇEĞİNİ KOLAY, İÇE SİNER, ANLAŞILIR VE .....

<< - En, en önemlisi  de...>>, Kabullenebilir kılar ......

KABULLENİLEBİLİR KILAR ........!

'' - KESER DÖNER, SAP DÖNER ...

GÜN GELİR, HESAP DÖNER ....! '' Misali ....

An olur .......

ZOR, KOLAY' a DÖNER ....!

ZORU ANLATMAYI, KOLAY KILAR ......

Hem de umulmamacasına, azımsanmamacasına ....

Gözleyince göreceksiniz , inanacaksınız ve bir o kadar da şaşıracaksınız  ki.....

Hayretle,<< - AĞZINIZ AÇIK KALACAK .......! >>

İşte budur insanlıkla, insancıllık ve hayat ...

Köprülerin altından, daha çok suların akacağı gerçeğinin

ışığında ......

Dillere pelesenk, halka mal olan ...

<< - Tatlı dil , yılanı deliğinden çıkarır ..>> Kelamının gücü ve hükmüyle birlikte ele alınıp, düşünüldüğünde ....

Hayatın, zamanın, gerçeğin ve insanlığın bağrında ...

Yaşanılır ve anlatılır lığında görülmüştür ve kaçınılmazlığında görülecektir ki .....

İnsana mahsustur, insana ........!

Zoru yaşamak, zoru anlatmak ......

İNSANA MAHSUSTUR, ZORU YAŞAMAK, ZORU ANLATMAK .....





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





20 / 04 / 2026 - Pazartesi





Saat ; 20_45

19 Nisan 2026 Pazar







İLANEN DUYURALIM .....

BİLİNE Kİ ......

KORKUNUN, ECEL'E FAYDASI YOKTUR .........!





İlelebet sürecek, dönüşsüz bir yolculuğa koyulmayı düşümek, dahası içine sindirip, buna alışmak ....

Bu yetmezmişcesine ...

Bir de....

Sözümona  çoğalırken, serpilip büyürken yol almak yokluğa, hiçliğe ve hele ki de ziyanlığa, nasıl bir olgu ????

Değişmeyen MAKUS TALİH'in de, KAÇINILMAZ MUTLAK' lık la SONUNUN, TOPRAK OLMASI, Gerçeği .....

iSAN LA,İNSANLIK LA, KAİNATIN OLUŞUMUYLA YAŞIT .....

YADSINAMAZ, YOK SAYILMAZ, YOK EDİLEMEZLİĞİNDE, Fİ 

TARİHİNDEN BERİ DE, HER CANLI YA, YAŞAYANA ....

Hasılı....

HAYATA ...

CÜMLE CANLININ.....

Hele, hele de, İNSANIN BOYNUNA, ÖMRÜNE VURULMUŞ ESKİMEZ, KIRILMAZ  GÖRÜNMEZ ....

VE, ASLA AMA ASLA KURTULMANIN OLANAKSIZ OLDUĞU EBEDİ BOYUNDURUK'tur, EBEDİ BOYUNDURUK ..!

Ve ....

Bu boyunduruğu  salt bir ömürle sınırlı değil ....

İnadına, nice  nesiller ve çağlar boyu taşımaya tutsak insan olarak ....

Sağ duyuuzu uriliğide, şavkında gelin, bir yol olsa da ...

İçselleştirilmiş içtenlikle, üryan gerçeğinizle ve özcesi, özünüzle bir yüzleşmecesine ......

Bir an , sorgulayarak bir düşünün bu ÖLÜM ve ÖLÜMLÜLÜK OLGUSUNU ve pek tabii ki ....

Doğuştan başlayn dımların sizi eninde-sonunda ÖLÜME GÖTÜRÜŞ GERÇEĞİNİ ....

İLİKLERİNİZE, BENLİĞİNİZE İŞLEYEN ÖLÜM GERÇEĞİ ...

YAZ GÜNÜNDE, DONDURUCU, CAN ALICI ZEMHERİ AYAZI TİTREMESİ YAŞAMAKTAN FARKSIZLIKTA ......

SİZİ, SİZDEN ALMACASINA ÜRPERTİR ...

Hem de, ne ürpertme .....

Sanki, sadece tasavvur etmekle kalmaz, bire bir iliklerinize dek, hissederek yaşarsınız .....

Hani halk arasında ki, dillere pelesek olan o, amiyane deyişle ...

<< - Derdi ve yaşattığı sıkıntı dan, karşılaştığınız  zor dan,

düşünmek dahi istemeyeceğiniz ürperti, hayf ve hatta tarifsiz korkudan, adı üstündelikler de ......

<< - Kelimenin tam ve gerçek anlamıyla .>>, Ölür, ölür dirilirsiniz .......

 ÖLÜR, ÖLÜR, DİRİLİRSİNİZ .........!

Yani .....

Şakası dahi,nefes kesiciliğinde, soğuk nevalelik .....

SOĞUK NEVALELİK .....!

İşte, en net ve anlaşılır ifade ve betilemeyle ...

YÜZLEŞECEĞİNİZ GERÇEK, tam da bu .....

Ne bir eksik, ne bir fazla ......!

Ve.....

YAŞAYACAĞINIZ DA TAS TAMAM BÖYLE BİR HAL, KONUM VE SAHNEDİR, SAHNE ........!

Ama .....

Gerçekten, kendinize dürüst olup .....

Siz, sizi kandırmadan ve AYDINLANMACI,YARINIMIZA TEMEL OLACAK ANALATİKLİKLE, iyiden, iyiye ve derinden, derine etraflıca düşünün, ENİ-KONU DÜŞÜNÜN ......!

KAÇAK GÜREŞİP, KENDİNİZİ  AVUTUP, KANDIRMAYIN ....

Ne denli ağır travma ?, Öyle değil mi?

Dahası .......

Dumura uğratmacasına delice, nasıl çılgınca .....!

İç yakıp-kavuran, için, için yiyip-tüketen, kabullenilmesi zor mu, zor bir duygu ...

Böylesine çetrefilli, zor ve bir o kadar da ömür törpülüğü yaşatmacasına, zor olmak zorunda mıydı  ????

Bu haliyle size lütuf mu, sungu mu, ceza mı, nimet mi- külfet mi, hatta LANET Mİ ?

LANET Mİ?

Ha, ne dersiniz ?

Duyamadım, yanıtınızı ....!

Yoksa, sesiniz mi yitti ???

İşte böylesine sessiz-soluksuz koyacak kadar derin ve bir o kadar da, melanet konu ....

Ama kesin olan tek gerçek se, SORGULANMAYA DEĞER ...

Çünkü, SORGULANMAYAN HAYAT, HAYAT DEĞİLDİR DER, KOCA ÜSTAD.....

Sessizce rol yada kaçamak yapılacak ve kulak üstüne yatılıp .......

Halk söylemiyle, << - ÖLÜ TAKLİDİ YAPILACAK KADAR GEÇİŞTİRİLİP .....

<< - AMAN CANIM SENDE'LERLE, BAŞTAN SAVMALIKLAR YAPILACAK KADAR ....>> Ucuz, afif, lalettayin ve hele, hele de asla m asla....

OLDU-BİTTİYLE ELE ALINACAK KADAR SIRADAN DEĞİL, KARŞI, KARŞIYA OLDUĞUMUZ, OLDUĞUNUZ OLGU, DURUM VE GERÇEK .....!

Demem o' ki ....

Ötesini siz ve Paşa keyfiniz bilir....

Nicemizin kabusu olan ölümle yüzleşip, ölümlülüğü içselleştirip, kabullenmek ?

Ya ....

SÜKUT TA, SALAĞA YATMAK ...

Ya'da, OLMASI GEREKENİ VE GEREĞİNİ YAPIP, SORGULAMAK  ....

ÜÇ SEÇENEK, ÜÇ YOL ....

TERCİH SİZİN ...

BİZİM Kİ, YANİ YAPTIĞIMIZ, ORTAYA KARIŞIK SALATA VARİ .....

DAVRANARAK, ZEVKİNİZE, BEĞENİNİZE, TERCİHİNİZE SUNMAK .......!

Yani, sorgulamaya davet ve GERÇEĞE KAPI ARALAMAK ...

Yaptığımız sadece ama sadece bu .....

GERÇEĞE KAPI ARALAMAK ........!

Yok muydu bir başka seçenek, yol-yordam ve  usül, üslup, kolayık, gereklilik ???

Ne biçim eksantriklik, alingirlilik ve OYUN İÇİNDE, OYUN ile ....

CAMBAZ BAK'lar da, MATRUŞKALARI hesaba-kitaba, hatta .......

Düpe-düz kalıbına uydurup, dayatmak ve.....

EMRİVAKİLERLE KABULLENDİRİP, HEGOMANYA YI SÜRDÜRMENİN YOLUNU YAPMAK MI?

GERÇEK NİYET, GEREKÇE VE EREK NEDİR, NE ?

SORUN....

KENDİNİZE SORUN .....

Unutmayınız ki '' - DÜŞÜNÜYORSANIZ, VARSINIZ ...! ''

Ötesi, laf-ı güzaf ve teferruat .....!

Hikaye de, konu da, dava da, film de, oyun da bu....!

İster fıkra bitti, isterseniz destan kabak tadı verdi, isterseniz de, HAYVAN TERLİ, YEMİYOR deyin .....

GEREĞİNİ YAPIP, ÖTESİNİ VE ARDINI GETİRİP, GERÇEĞE ERİŞİRSİNİZ, DOĞRUYU BULUP, MERAMINIZA ERERSİNİZ..

ONLARIN BİÇEMESİ İLE VE GÖZÜYLE, BAKAR KÖRLÜKLE BAKMAYIN KONUYA ....

İNANIN VE EMİN OLUN Kİ .... 

BÖYLE BİR ZARURETİNİZ YOK .....

KENDİNİZ OLUP, KENDİNİZİN GERÇEĞİNİ, DOĞRUSUNU VE GEREĞİNİ .....

BİÇEMENİZE UYGUN VE ÜSLUBUN GEREKTİRDİĞİ UYANIKLIK VE HASSASİYETLE, ÖZENLE YAPIN .....

Gelinen nokta da sonuç bu ve bölyesi mi olmalıydı ?????

Punduna denk getirerek, tüm canlı alemiyle, bunun uzantısı, garibim  insanı ....

Apansız, apar-­topar, adeta .....

<< - YANGINDAN MAL KAÇIRIRCASINA . >> Yada ...

'' - MAL BULMUŞ MAĞRİBİ EDALARIYLA, POZLARINDA .! ''

Gözünün yaşına bakmadan der-dest edip o, bilinen sona, malumun ilanına ....

O'nu kanırta, kanırta dayatmalarla razı etmek ...

Daha doğrusu ve işin gerçeğiyse ......

Metazori boyunduruk ta, işi kotararak, boyun eğdirmek miydi?

Amaç, araç ve yöntem ....

Hepsi, tek bir olguyu ve gizlenen gerçeğe hizmet yani...

Ölüm  .....

Üzerindeki o ağır mı ağır ve bir o kadar da iç karartan .....

Kalın, karanlık,kap kara sır perdesini korumak ve gerçeği değil .....

ASIRLARDIR TARTIŞILIRLIKLARI SÜREN İLAHLARIN ARZUUSUNA UYUP,İSTEDİĞİNİ HAYATA GEÇİRMEK Mİ ?

DÜŞÜNÜN BAKALIM, BİR DAHA VE DERİNDEN, DERİNE DÜŞÜNÜN....

Adeta .......

İnsanı, bu sona tutsak etmek miydi, bunun tek yolu, doğrusu ?

Tek yolu-yordamı, malum sonu, insanla, insanlığın lehine ve yararına değiştirerek .....

Uçarı-kaçarı olmayan biçareyi ürpertip, tüylerini diken, diken etmesi dışında bir yolu yok muydu?

Yoksa o, efsanelere konu olan ve insanların diline pelesenk olan...

O, Meşhur ve hemen her hepimizin ömrüne işleyen, işlenen, LOKMAN HEKİM efsanesi de, koskocaman  bir fiyasko ve üfürmek miydi ?

Eğer ki, ÜFÜRMEKSE, ÜFÜRENLER, İYİ ÜFÜRMÜŞLER VE NEFESLERİ KUVVETLİYMİŞ .....!

Hem de bayağı, bayağı kuvvetliymiş .....

LOKMAN HEKİM' in ÖLÜMSÜZLÜK Efsanesi de ...

Literatürlere sığmayıp, taşan kocaman mitolojik bir yalandı da ......

Sözüm ona '' - İnsan (!) '' denen muammalar alemi mi, işlerine geldiği gibi kıçından uydurup, üfleyip ......

Sonra da, dönüp o yalana kendisini de körü, körüne inandı da.....

Aklı evvelliklerde inandırma yada, kendini de en başta, çoktan kandırma saf dilliliği mi sergiledi ?

Gelinde, çıkın, çıkabilirseniz bu çetrefilli işin, olayın, ÇENE SUYU ÇORBA denilen lakırdının içinden ...!

Yani, bu yenilmez-yutulmaz cinsten külliyen yalan ve bunun mimarı da, insan mı? İNSAN MI?

Yani, uzun lafın kısası ....

Yine, yeniden ve bile kaçıncı kere bir defa daha ....

İNSAN DENEN İFLAHSIZ MI, KENDİNİ KANDIRAN ?

ŞARK KURNAZLIĞINDA, DEĞİL SADECE, HEMCİNSLERİNE,,,,

KENDİSİNE BİLE KAZIK ATAN.....!

Haller eğer tam da böyleyse, düşündüğüm gibiyse .....

VAH Kİ VAH .....

YANDI GÜLÜM, KETEN HELVA HALLERİ DESENİZE....

Olmaz, olmaz deme, demeler boşa değil yani anlayacağınız ...!

Nedense, hiç mi hiç şaşırmadım bu duruma, böylesi  akla ziyanlık hallere ve ....

Sizi bilmem, bilmeye ama ....

Bana hiç te ırak, yabancı ve olursu gelmiyor .....

Kulağım aşina, 

'' - SİVRİ AKILLILARIN , 

- AKIM DERKEN, BOKUM DEMESİNE '' , Dahası....

BAKAR KÖRLERLE, KÖRLÜKLERE uyar ....

Yetmedi, bitmedi ardı, arkası da var hallerindekiler de söz konusu olunca....

Pazzıl tamamlanır ve resim tastamam olur .....

Yani ....

KAFASINI KUMA GÖMÜP, KIÇINI AÇIK TA, AYAZ DA KOYAN AKLI EVVEL DEVE KUŞU KILIKLILARA  DA, 

UYGUN MU, UYGUN  GİBİ GELİYOR, ÜSTELİK TE , bu aşina manzara ve tablo .....

Kainat ......, 

İtiş-kakış hallerde, tepeleme içine sıkıştırıldığımız ....

Adına, dünya denen, << - SİDİK ÇANAĞI>>'na!

Dahası, << - KUBUR .. >>'a döndürdüğümüz ......

Bu, MUAMMALAR ATLASI, KOCA MAVİ BİLYE ....

Hayat ve insanlık var oldu, olalı ....

Dönüp duruyor, bu kanlı, amansız çark .....

Görünmezliğinde ve ölüm sessizliği de denilen, ANLAŞILMAZ VE BİR O KADAR DA OLAĞANÜSTÜ, ALBENİ ve AHENKLE ......!

Kuzuların sessizliğine taş çıkartmacasına, sessizce ve acımsız ca, dahası .....

Vurdumduymazca, kendi usulünce ve ....

Başına buyrukluklarda, üstelikte...

Çaresizliklerde , debelenenlerce, çığlık, çığlığa ....

<< - Ben ettim, siz etmeyin, acıyın..! >> Nidalarının, arşa erenliğinde ki ......

El-aman demelere ve yalvarıp-yakarmalara aldırmayıp, kulak tıkayarak...

Öğretmedi mi bir kimse, insan olarak, insana ????

Lafa gelince her şeye nane olup, her herzeye ad verip, kulp takıp .....

Yetmedi.... 

Olura-olmaza, zamanlı-zamansız ahkam kesenliğinde ....

Dahası...

Çok bilip-çok yanılan ama her nedense, hep haklı çıkan, yada ....... 

Zeytinyağı misali hep üstte olan, iş lafa gelince ....

Sözde, << - Bilge geçinip, filozofluk taslaya lığında ...! >>

Her denilene  yada duyduğuna, her kelama bir diyeceği  ....

Ya'da dediği, çalçeneliğiyle, hazır cevaplılığında, yanıtı olanlığında ...

Ne ara, neden, her ne oldu, nasıl oldu da kapı-duvarlık' ta lal kesildi, LAL ...?

Hem de, öyle-böyle  değil cinsten, olmacasına .....

Biri çıkıp desin, Sebeb-i ali'sini ......!

Çünkü .....

<< - NİŞADIRSIZ KAP KALAY, YALANCININ AĞZI, KİLİT, DİLİ LAF TUTMAZ ...! >> Ata sözünü doğrulamacasına .....

Hangi dağ da, kurt öldü de, bu kez böyle oldu ?

Dut yemiş bülbül le, süt dökmüş kedi ye döndü, uzayı feth edip,  AY'a, MARS' a giden.....

ATOMU PARÇALAYAN ama ......

VANDALLIK LA, BARBARLIK TA SINIR TANIMAZLIKLARDA birbirini boğazlayıp, katleden insanoğlu ....!

Ulemasıyla ......

İflahsızlıklarıyla, illallah dedirtip, yaka silktiren, candan ve hayattan bezdiren .....

Gezeğen, AYAKLI SEYYAR TEHDİT ve TEHLİKE olup-çıkan......

Nefret, fitne, virüs, ölüm, bela-gada saçan eşkiyası, yada ...

Kibir kulesi kesilen, hödüklük abidesi ukelasıyla .....

Sessizlik yeminiyle, ağız birliği edip, kavilleşmişcesine .....  

Cümleten, suyu kesilmiş değirmene dönüp-çıkanlar ...

Ne demeye, er meydanı sayılan BİLGELİK GÖSTERİLERİ SUNMAKTAN GERİ DURULMAYAN, HAYATIN AGORALARINDA ......

OLUR'A-OLMAZ'A FETVA VERENLERE, NE OLDU DA ......

EL-AYAK ÇEKTİLER VE ARZ-I ENDAMLIKLAR DA, ÇIKIP İKİ ÇİFT LAF EDEREK ....

GEREĞİNİ, DOĞRUYU VE İŞİN  ÖZÜNÜ DEMEKTE İMTİNA EDİP, YALANCI PEHLİVANLIKTA HİLEYLE, KAÇAK GÜREŞİP, KIVIRTARAK, GERDAN KIRIYORLAR...

YOKSA, ÖLÜM GÜNÜ TARİHİMİZİ NE LIP, ERKENE ÇEKER DİYE Mİ ÜRKÜP, KORKUP .....

SUSARAK, LAL'LIK LARDA

,<< - KIBLEM İNSAN, DİYEMEMELERDE RAKS EDİP, KIVIRARAK ...! ''

KIBLESİZLİKLERDE Kİ, ÇOK KIBLELİKLERDE, RİYA DA TAVAF ETMELER DE ....

BEYHUDE ZAMAN TÜKETİP, SÜNEPECE ÖMÜR ESKİTEREK ....

FİNCANCI KATIRLARINI ÜRKÜTMEKTEN KORKUP, EGEME AĞA BABALARIYLA, ULU İLAHLARIYLA ARAYI BOZMAK

İSTEMEDİKLERİDEN SUSUYORLAR...

HEM DE NE SUSMA .....!

DAĞ DAN,TAŞ DAN, KÖR KUYU DAN, FEZA DAN, HATTA ..

ÖLMÜŞ EŞEK TEN BİLE SES GELİYOR DA .....

HER NEDEN SE, BİZİM BU EKABİRLER TAYFASIYLA, BİLGE 

VE ALİM GEÇİNENLER GÜRUHUNDAN TIK DA, SES DE, 

NEFES DE ÇIKMIYOR ...

KENDİLERİNİ SÜTTEN ÇIKIŞ AK KAŞIK GÖRÜP, MOLLA

GEÇİNEN, BOKUNDA PUL  BULAN ....

BÖYLESİ MEZAR KAÇKINI, AZRAİL ARTIĞI GÜRUHA ...

SADECE BURSA DA Kİ SAĞIR SULTAN DEĞİL .....

<< ÇİN Ü MAÇİN>>' DE Kİ LER DE DAHİL OLMACASINA...

DÖRT BUCAĞA, YEDİ İKLİME VE ......

ERİŞİLMEMİŞ, BALTA GİRMEMİŞ, GÜN YÜZÜ GÖRMEMİŞ .

BİLİNDİK-BİLİNMEDİK TÜM ATLASLARA ERİŞİP....

CÜMLE İNSAN MÜSVEDDESİ, İNSANLIK KAÇKINI, 

HAYSİYET CELLADI, ZINDIK DİLSİZ ŞEYTANLARIN BİLE 

DUYMACASINA ......

BEDENLER TOPRAK OLSA DA ....

DOĞRULARLA, GERÇEKLERİN, KÜLLENEMEYECEĞİ 

GERÇEĞİNİN IŞIĞINDA .....

İNANÇLI CANHIRAŞ HAYKIRIŞLA ....

SESİMİZİN, GÖK KUBBE DE HOŞ SEDA BIRAKMACASINA,

İlanen duyuralım....

Biline ki ......

Korkunun, ecel'e faydası yoktur.......

KORKUNUN, ECEL'E FAYDASI YOKTUR .......

İLANEN DUYURALIM .....

BİLİNE Kİ ......

KORKUNUN, ECEL'E FAYDASI YOKTUR .........!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





17 / 04  2026 -Cuma





Saat ; 16_56




Saat ; 22_50

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...