DERT SÖYLETİR, AŞK AĞLATIR ..........!
Suyun akıp, yatağını bulmuşluğunda ...
Ömürlerle, hayatların, gönüllerin dönene, dönene yolunu bulup, aşka koyulup ...
Aşkı harla, haz da çoğaltıp ....
Çilede eğirdiği ömür kirmanında, AŞKI KOTARMIŞLIĞINDA ....
AŞKIN MENKIBESİNİ HAYATIN VE ZAMANIN KOYNUNDA YAZIP, TARİHE, NESİLLERE MİRAS KOYMUŞLUĞUNDA .....
HAYAT BULUR AŞK, BEZENİP, BEZEDİĞİ HAYATIN BAĞRINDA, DOĞANIN KOYNUNDA VE ZAMANIN UMMANLIĞINDA .....
ZAMANIN UMMANLIĞINDA .......!
Tıpkı, AŞKIN ÖMÜRLERLE HAYATIN ATLASINDA ÇİÇEK AÇIP, HAYAT BULMUŞLUĞUNDA ......
Nasıl ki GÖNÜL DAĞINDA buram, buram aşk kokup, çiçek, çiçek aşk çoğalmış lığında olduğu gibi .....
Aşkın her yere ve ana, sinmişliğinde .....
Aşka kesmişliğiyle .....
Yelin, karın öptüğü dağ doruğunun el değmemiş bakirliğinde hayat bulanlığında .....
Aşka belen enliğinde, KEÇİNİN OT YEMEDİĞİ YERLERE, OTAĞ KURAN İNSANIN AŞKTAN YANA VURGUN YEMİŞLİĞİNDE , SEVİNCİK DELİLİĞİNDE GÖNLÜNÜN BAYRAM YERİNE DÖNMECESİNE ŞAD OLMUŞLUĞUNDA, ÇİÇEK AÇIŞI GİBİ .....
İŞİN İÇİNE AŞK GİRİNCE, AŞK ....
HER YERDE VE KOŞULDA AŞKTIR, AŞK GERÇEĞİNİ ....
YENİDEN ,YİNE VE İNADINA BİR DAHA, BİR DAHA DOĞRULAYIP, KANITLAYANLIĞINDA OLDUĞU GİBİ ...
İNSAN MİSALİ .....
ÇİÇEK AÇAR DAĞ,TAŞ ÇİÇEK AÇAR .....
DİL-DİŞ AŞKA KESİP, DALLANIP-BUDAKLANIP HAYATIN GERÇEĞİNİ VAR ETMİŞLİĞİNDE ......
Yar ucunda çiçek açar, kurt-kuş gelir, ona konar .....
Rengarenk börtü- böcek bu RENK CÜMBÜŞÜ SEVGİ ATLASINDA pervane kesilir, semah döner ....
PERVANE KESİLİR, SEMAH DÖNER ......!
An gelir güneş, an gelir bulutlar ....
An olur, salkım-saçak yağmur .....
Bu renk cümbüşünü, kendinden geçmişliğin serkeşliği ve keyfiyle erinçle, sevinçle, coşkuyla hazla öper .
Sinesini bu güzelliğe açmış lığın da toprak, kokar burcu, burcu ....
Yel eser ıslık, ıslık gönle dolup, ömre bezenir duygu, duygu .....
Salkım-saçak güzelliğinde dolup-taşar, sel olur .....
YEDİ İKLİM, DÖRT KÖŞE DE, HER MEVSİMİN VE HATTA ....
GÜNÜN, ÖMRÜN AŞK OLUP, AŞKLA DOLUP, AŞKA KESMİŞLİĞİNDE ..
Kaptırınca kendini böylesi doyumsuz albeniye, demlenir, keyiflenir geçer kendinden, aşkla halden, hale geçmişliğinde ...
Konar-göçer daldan, dala bu aşk atlasının bağrında .....
Geçer bez m- i alemin mestliğinde, ruh kendinden ......
Kelam, kelam, türkü, türkü, coşku, coşku, göz yaşı, göz yaşı ....
Dillenir, söylenir .....
Kah, derdinden, kederinden .......
Kah, zevkinden ......
Bam teline basınca, gam telinde dillenir ....
O meşhur deyim ve betimlemeyle, dillere pelesenk olmacasına söylenip, halini ayan etmişliğinde ......
Böylesi kelamın boşa denilmemiş liginde, gerçeğin üryanlıkta , yalınlıkta kor, kor yaşanmışlıklarında .....
İçsel arı-duruluklarda, üryanlıkla anı, anda yaşamışlığında ruh, ruhluğunda der halini ulu-orta ....
Hem de ne der ve ne, derinden, nasıl da özünden.....
Dert söyletir, aşk ağlatır .....
DERT SÖYLETİR, AŞK AĞLATIR ..........!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
27 / 03 / 2026 - Cuma
Saat ; 01_46
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder