6 Ocak 2025 Pazartesi

 


GÜÇ ZEHİRLENMESİ, İNSANI, İNSANLIĞI VE EN ÇOK TA, ERDEMİ ÖLDÜRÜR, ERDEMİ .....!


Güce tapınıp, gücün kölesi olacağına, güce, insanlığın iradesini
sağ duyunun güvenilirliğini, erdemini ve ilimle-bilimin feyzinin ışığını kat ....
Bunu yapansan, ölüme yelken açsan ve hatta, ölümünün üstünden nice seneler geçse de zaman ve tarihin tanıklığı seni sadece doğrulamakla kalmayıp ...
Onore edecektir, onore ...
Buda bir fani olmana karşın ölümsüz kılacak ve ışığın çağlar boyu insanı, insanlığı ,dünyayı ve hayatı aydınlatacaktır ...
Sönmeyen ışık olmanın yolu, ışığın özünü, felsefesini, gücünü ve kendinin güce hükmedip, gücün kölesi olmamanı keşifden ve bunu hayatına uygulamaktan geçer ...
Dün, dünde kalsa da, düşüncelerin seni gelecekte ve yarınlarda var edip, yaşatmakla kalmayacak daha inanılır, saygın ve onurlu kılacaktır ..
Kim ki gücün kendini ve karakterini değiştirmesine izin vermezse, kendine ve güce karşı verdiği savaşı kazanan ve zaferle taçlanan yapar onu ...
Bilinmelidir ki ...
Güç zehirlenmesi, insanı, insanlığı ve en çokta erdemi öldürür, erdemi ...
GÜÇ ZEHİRLENMESİ, İNSANI, İNSANLIĞI VE EN ÇOK TA, ERDEMİ ÖLDÜRÜR, ERDEMİ .....!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

06 / 01 / 2025 - Pazartesi

Saat ; 00_14

 




SU DEYİP GEÇME ....


Su deyip geçme, canlığı kadar ecelliği ve azrailliği, ölüm muştuculuğuyla, ağıt yaktırıcılığı, can yakanlığı da var .....
Bulanık su da görünmez ne sima, nede dip ve dipte yatan yada akan güzellik ...
Duru su güzelliği değme aynalara taş çıkartıp, aklığında albeniyle gösterir mah yüzleri, fidan boyları, ergeni, genci-yaşlısı, dirisi, bebesi gülünce güler su,
Sinesine düşen öz yaşında yutar elemi, acıyı, zamanla, ömürleri, alır götürür, bilinmeze, ırağa, uluya yada çöle-çorağa ....
İliştirir kah çalı dalına, kah, yosuna ......!
Su deyip geçme, rızıklar bahşeder sinesinde, bedenler yutar, canlar alır derininde, ayazında, balçığında, kumunda,selinde, ummanında, ırmağında, koytuğunda, girdabında ......
Su vardır, yollar, ömürler, canlar, yollar, yürekler bağlar ....
Haberler eriştirip , toy'da, şenlikte mutlandırıp, düğünde oynatır, ölüm haberlerinde, meftalarda, ölüde-yasta ağlatır .....
Hasılı ......
Baktığında, gördüğünden çoğunu saklar, bağrında .......!
Hasılı, cümle halleri, gizemi, albenisi ve suluğunda alemler saklar, canlar oynatır, canlar yakar .......
Balıklarda pullar, sahilinde kumlar olmadı cesetlerle nice anlam ve yadigarlı türlü materyallar saklar ...
Bağrında tarihler, sırlar, korkularla-sevinçler ve muştular saklar ......
Ondandır ki ...
Gel, sen, sen ol, su deyip geçme .......
SU DEYİP, GEÇME ........!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

05 / 01 / 2025 - Pazar

Saat ; 11_25

4 Ocak 2025 Cumartesi



KANATSIZ KUŞLUĞUNDA

Altım alev, üstüm buz, kaynar, yanar , kül , duman ve buhar olurum
Tıpkı, benden önceki, tüm benzerlerim gibi..
Ölümü kutsayan ve ölümden korkan yanımla..
Kanat çırpar ,yelken açar, yaldır- yapalak koşarım ..
Davetsiz ve zamansız çıkıp gelmişliğinde, Azrailin
Ölüm ki;
Tarifsiz bir derya ve dipsiz karanlık bir çukurdu ..
Ömürler, ikisinin arasına sıkışmış kanatsız kuştu.
Kaçışın, kurtuluşun olmamış'lığında, düşer, ölü bedenler, toprağa .
Kimi suda,kimi havada,asılı kalmışlıkla
Eninde sonunda,ölümden kaçışın,kurtuluşun olmamış'lığında ..
Ömürlerin, kanatsız kuşluğunda...!
Kanatsız kuşluğunda ...!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Ereğli / Konya
24/07/ 2018
Saat; 21_20

 

GÖZÜN DİLİ KESİLİR..


Bazen gözyaşları, gözyaşı olmaktan çıkar...

Gözün dili kesilir..!

Gözün dili kesilir..!


Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 

Immenstaad/ Almanya 

04 /01/2025 -Cumartesi

Saat; 17_ 45

3 Ocak 2025 Cuma







 CAN EVİMİ ŞAD EDEN AYNAMSIN, AYNAM .........!





Benim için, varlığındaki tekliğinde bile,'' - İÇSEL ZENGİNLİĞİNLE . '' o, tekliğe inat .....

Çoğaltanlığındaki çoğalanlığın, bereket, bereket çiçek açan sevgi ve sorgulatanlığınla geliştiren, içe işleyen .....

Aydınlatan ve ısıtanlığında varlık, bilgelik ateşi, sönmeyen kutsi, ilahi çıra ışıltısısın .......

Ömrüme ömür, değer, anlam ve başlı başına  zenginlik, dahası ...

CANIMA, CAN KATIP, can evimi şad eden Kutsi, nurani aynamsın, aynam .......

KUTSİ, NURANİ AYNAMSIN, AYNAM ........!

Yetmemişliğimde, tevazu ve kemalle erip-yetip geliştiren, çoğaltan .......

Özveriyle vermelerle, eksilmeyen, inadına artıp, çoğalan, zenginlik kaynağı, haz odağı CEVHERSİN, CEVHER .......!

Sükun atlası, huzur coğrafyası, en önemlisi de keşfedilmeyi bekleyen çeşit ve zenginliğinle bereket odağı, saadet kaynağısın ..!

MÜMBİT DERİN  ZENGİNLİĞİN, ANLAMLILIĞIN VE KADİR-KIYMET BİLEN VE ÖĞRETENLİĞİNDE ......

Kırdaki börtü-böcek, çiçek, yalınlığında gerçek, gerçekliğinde yola ışık, ruha ilaçsın, ruha ilaç ......!

Denizdeki, kum .....

Fezadaki, keşfi bekleyen muammalar abidesi yıldızlar kadar çok ve aitlik yaratansın, hayatın tadını getirip, güzellik katanlığınla ......

Sudaki durulukla, albeni, baldaki tad ve karanfildeki içe reyhan ve şifa, huzur veren  güzelliksin .......!

Varlığın değer, sevgin güzelliğin ve tarifsizliğide aşan zenginliğin ve albenin, ilham kaynaklığında .....

Duyarlılığını, duymayı yitiren vicdanımı, nurunu, şavkını yitiren ruhum, daha da ötesi ve olumlusu ......

Sevgisizlikte taşlaşanlığıyla aşka sırt dönüp, hasret çoğaltan yüreğimi, hasılı ....

Dilin kemliğiyle, kemiksizliğinde keme, kötüye ve riyaya meyledip, aşinalaşan dilim gibi marazalarımdan beni ayırıp, sıyırıp ......

Sözün bittiği, yutulmalarda debelenip, çırpınmalara koyulmayla yüz yüzeliklerimde, yani ......

Tam zamanında ve hızla uzaklaştırarak .......

Unutulmaya, sönüp-kararmaya yüz tutan değerlerimi hatırlatıp, farkındalığımı artırarak, kazandıranımsın, kazandıranım ......!

Bana insanlığımla, aidiyetimi  anımsatıp, yaşatalığında beni, ben yapan ....

Arı-duru ölümsüz nur odağı, çoğaltanlığındaki, çoğalanlığınla .....

İçime işleyen ..... 

Ömrüme ömür, değer, anlam ve başlı başına  zenginlik, dahası ...

Canıma, can katıp, can evimi şad eden, aynamsın, aynam .......

CAN EVİMİ ŞAD EDEN AYNAMSIN, AYNAM .........!





Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ





Immenstaad / Almanya





03 / 01 / 2025 - Cuma





Saat ; 21_40

 

DON'LUĞUNDA, DÜĞÜM ÇÖZÜLDÜ, BEDENİM, ÜRYANLIKTA GÖMÜLDÜ ..........!
Sorgusuz-sualsiz hayat ummanına atılıveren, çilekeş, ahuzar ömür gemimin .....
Hayat-memat, yol-yordam savaşıyla, seferinde ......
Yorulup-ırılıp yenilip, ziyanlıklarda, hüsranı, esaret te, sefilliği, telefliği dibine kadar tadıp .....
Hayat denilen ummanın çalkantısında, bata-çıka, zor-zebat yol alıp, dilenci vapurundan beterliklerde yalpalamalarda ......
Ne limana, iskeleye, ne kuytu koya nede virana, örene sığdı .....
Hep, babalara geldi, payıma-kısmetime hasretliklerde üçün, biriyle, açlık ve namus belası, katıksız ser-sefillik düştü ......
KATIKSIZ SER-SEFİLLİK DÜŞTÜ .......!
Ellerin kirinin üstüme, yıkanıp- durulanarak ......
paspasLIKLARDA ,EZİLMELERDE, EZİNÇ, EZEİNÇ LİME, LİME edilen bedenimde ......
Arsızca, riyakarca, kaşarlıklarda patavatsızlıkla, temizlenip-kurulanmaya kalkışılmışlığında ....
Kir-pas, gam -tasa, kubur-bataklık, bana .....
Zevk-i sefa, şenlik şamata ele-aleme, kadir-kıymet bilmeze düştü .!
Ömrümle, gönlüm payına düşen korda-közde, kebap oldu .....
Elvan, elvan, cins, cins kömürleri, haset te çatlatmacasına, karayla, nara kesti .....
KARAYLA, NARA KESTİ .........!
Bir vur, bin işit hallerde ......
Döndü-dönendi, dolanıp, dolap beygiri olup çıkınca, karıştı gündüzü, geceye, sevinci, eleme kesti .......!
Deh'de somurttu, ıhtı, çöktü durdu .....
Çüş'te, dur' da, şah iken, şahbazlıklarda, inadına, onmazına dört nala koştu ......!
Ne ondu, ne oldu, kalkıp-yürüyüp, iyi'ye- diri'ye ......
Ne'de, ölülere karışıp, toprağa girdi ...
Hayat denilen engebelli serüvende, başına çok taş düşse de, kısmetsizliğinde, reva görülüp mezarına taş dikilmedi .....
Gözden-gönülden ıraklığıyla, dillerin lallığında, gönüllerin ketumluğuyla, ruhların pas'a kesmişliğinde ......
Selam, sabah ve iki çift kelam, dil-diş kesmemişliğinde, hayır-hasanet dileğiyle, dua bile edilmedi .......
Başak ken; Yel'e, sel'e, kurda, kuşa .....
Samanken; Hayvan'a-hasıl'a, çamura yem, tandıra ateş, ateş'e kül oldu .......!
Yiyen doymadı, içen kanmadı ........
YİYEN, DOYMADI .....
İÇEN, KANMADI ..........!
Alem de, mey de, şifaydı, şifa da, ayyaş-serkeş ....
Zevk'e-keyf'e, ayyaş masalarına meze, ölüye, lokmayla, helva ......
Lal'a, sır .......
Dil'e, kilit ......
Dudağa, mühür .....
Çileli ömre, kul .......
Kulluklarda, ziyanlıkla, teleflik oldu ......!
Güdük eşek kuyruğundan beterlik ve bahtsızlıklarda, ne uzadı, ne kısaldı ......
Kerametsizlikle, bereketsizlikte iç'i, içini, kendi, kendini yedi ......
İÇ'İ, İÇİNİ, KENDİ, KENDİNİ, YEDİ ......!
Tasa da, gam da, katrandan da karaya ........
Kasvet te, karanlıkta; Pasa, küfe .......
Göynümelere, duçar olup .......
Naçarlıklarda piçliği, hiçliği, sefilliği tattı ....
Kırık-dökük geçici-yalancı sevinç te ; An oldu ışıltı, ışıltı, parelendi yıldıza, köze yetmedi kora döndü .......!
Ömür denilen bu baht-ı kara seyr-ü seferlerde, huzura hasret, kedere abone ....
Çileye-ağıda beşik, iflahsızlıkta, sürme gözlüye aşık ......
Aşk'ta, hasrete köle, mutluluğa ırak, korkuya mekan, korkuluğa direk oldu ....
KORKULUĞA, DİREK OLDU .......!
İçim yandı, ruhumla, gönlümün yaşama sevinçleri ya onulmaz, dönüşsüz sefere gitti, yada ......
Dibi boylamacasına batmalarda, telefte yitti ......!
Yükü ÖZLEM VE UMUT VE ESENLİK OLAN ......
TON, TON, RENK, RENK ........
EBAT, EBAT, HAŞMET,HAŞMET, FİLO, FİLO GEMİLERİM .....
YA ÇAMURDA YAN YATTI, , KAYAYA ÇARPTI, YADA TUFANLA-KASIRGADA BATTI ........!
Çay'a, dem, çorbaya limon, derde şifa -derman olmaları bilip, becerememişliğinde .......
Çoğa az, az'a çok geldi ......
Kah seyretti, melem, melem .....
Trene bakan, öküzlüklerde .....
Kah, artlarda, koşmalar da, beygirlikte, seyirtti .
Eninde-sonunda nal topladı, tüketti sırı, attı topu, dikti iflas gönderine bayrağı,sancağı .......!
Yetmedi .....
ÇIKTI ARŞ'A, ALEMLERİ .....
İNDİ YERE, KENDİNİ ve ALEMLER ONU SEYRETTİ .....!
Zamanın tozlu karanlığıyla, VANDALLIĞIN, KUDRETİN GÜCÜN acımasız vahşi zorbalığında ......
Acımasız horta ellerce, havan da, dibek te, soku, da, yetmedi kor alevliliklerde ÖRS'te dövüldü ....!
Suya daldı, çelik ....
Kor ateşe konup, KIZIL KÖPÜK oldu .......!
Halden, hale girip, kalıptan, kalıba dökülüp, kılıktan, kılığa girdi,......
VAR'dan, yok'a ....
YOK'tan, varlık ta, kılıca, palaya, satıra, kamaya, zırha döndü .....
An oldu, pestilliklere ezildi, an oldu kapçıklıkta soyuldu ....
Üryanlığında dona, ezinçlerde kana kesildi ....
Feryat-figanlıklarda -üryan doğdu .....
El-alemin kısmet kaşığına bolluk ,bereket, ömrümün kine ziyanlık, kıtlık, sefillik konuldu .....
Ömrümün sefillik te, sebilliğinde .....
Üryanlığında dona, ezinçlerde kan'a kesildi ....
DON'luğunda, düğüm çözüldü, bedenim, üryanlıkta gömüldü ....
DON'LUĞUNDA, DÜĞÜM ÇÖZÜLDÜ, BEDENİM, ÜRYANLIKTA GÖMÜLDÜ .......!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Almanya
03 / 01 / 2025 - Cuma

Saat ; 17_05







Zamanla, gerçek, sabırlı ve hünerli iki ustadır..

İşlevlerini ve eserlerini er-geç ve en alasıyla ortaya koyar .. Onlardan ve sonuçlarından kaçış ve kurtuluş yoktur.! Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ /İSYANİ

 





BİR'DE, BİNİ, GÖRDÜN MÜ ?


Döndüğünde özüne, durduğunda yüzleşmeye ...
Koyulduğunda tek'den, çoğa yürümeye ....
Hikmetin sırrına, mucizenin özüne erdin mi ?
Özünde ki seni, ömründeki ömrü, canında ki canı ....
Yok'ta, var'ı .....
Az'da, çoğu ....
Bir'de, bin'i, gördün mü ?
BİR'DE, BİNİ, GÖRDÜN MÜ?

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Immenstaad / Almanya

02 / 01 / 2025 - Perşembe

Saat ; 23_58

1 Ocak 2025 Çarşamba

 

YETMEDİ, PEZEVENKLE, YAVŞAĞA ….
Değerlerin paraya, kar'a, makama ve istikbale tahvil edildiği, günümüz dünyasında
Ahlak, karakter ve haysiyet fukaralığında ..
Altı yok pabuç gibi, nafileliklerde dönene, dönene yönünü, yerini ve duruşunu ..
Hasılı omurgasını yitirerek, insanlıktan çıkan ve insan müsveddeliğinden de beterliklerde..
Düşkünlükten de öte seviyesizliklerde ,eskiyen ömür ve bedenler bedesteninde …
Hayat denen kanlı dişlilerde kurban olanlar ordusunun neferlerinin, sümsüklerinin düşüp, yüzsüzlüklerinin ortaya çıkmışlığında...
İliz,iliz eskiyen şıra torbasına dönmüşlüğünde her yerinden pespayeliğin aktığı haller silsilesinde…
‘’ - Ağızlar kubur, bedenler kerhane olunca …
Ruhlar, orospu olup çıkar ….’’
Hal böyle olunca ….
Vicdanla, cüzdanın arasına sıkışmışlığında …
Vicdan’la, Asiye düşer ortaya …!
İnsan geçinen, ürkek bezirgandan da beter, KORKAK NAMUSLU, çekince elini-ayağını …
Namussuzlarla, kötüler cirit atar, ortada …!
Ortalık kalır, haramiye, riyakara, madrabaza ….!
Yetmedi, pezevenkle, yavşağa …..!
Yetmedi, pezevenkle, yavşağa …..!
İçimizdeki, ekabir geçinen, bugünün tövbekarı, dünün yedi göbekten kerhanecisiyle, meyhanecisi, aklı evveller ..
Firar eden, olmayan namusu, namusuz da aramaya koyulurlar ahmakça..
Namusu, namussuz da, dürüstlüğü-doğruluğu hırsız da - uğursuz da, aramaya koyulurlar, sonunda …!
Elin ağzı torba değil ki büzesin demeler, değildir, asla boşuna ..
İşte, tam da bu anda ….,
Laf düşünce, endazesiz dillerle, kuburlaşan ağızlara …
‘’ – Çocuktan al haberi …! ‘’ Demezler mi adama ..
Ondandır ki ..
‘’ - Anam, ananı Karaköy /Zürafa sokakta Matild MANUKYAN’ın evinde görmüş . ‘’ Diyen arkadaşına ..
Hazır cevaplığıyla yapıştırır yanıtı, anında ..
‘’ – Madem anan namusluydu, ne işi vardı kerhane de ? ‘’
Dün ‘’ – Namussuzluk diz boyu, almış başını gidiyor ‘’ Dendiğinde, insan evladının utançtan ve hicaptan kızarırdı, yüzü ..
Derdi ki, kendi kendine, gömülerek, sessizliğe …
‘’ – Yer yarılsa da, yerin yedi kat dibine girsem ..! ‘’
Günümüzde, domates kızarıyor , kızarmaya da ….
İnsan geçinen ucubelerle, hilkat garibesi acuzeler, unutup çıkmışlığında utanmayı, kızarmayı ..
İşi vuruyorlar, pişkinliğe …..
Çıkınca dünyanın çivisiyle, insanın piçi ve cılkı ….
Dahası, işler iyiden, iyiye şirazeden …
Laf dönüp-dolaşıp geliyor yine, sözün başında söylenen lakırdı’ ya …..
‘’ - Ağızlar kubur, bedenler kerhane olunca …
Ruhlar, orospu olup çıkar ….! ‘’
Hal böyle olunca ….
Vicdanla, cüzdanın arasına sıkışmışlığında …
Vicdanla, Asiye düşer ortaya …!
Ortalık kalır, haramiyle, madrabaza ….!
Yetmedi, pezevenkle, yavşağa …..!
Yetmedi, pezevenkle, yavşağa …..!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ
Immenstaad / Friedrichshafen / Almanya
09 / 04 / 2019

Saat ; 05_36

 



YARALI ÖMÜRLE, YANIK, KÖZE KESMİŞ, PÜRMELAL YÜREĞİN, HİCRAN ÖYKÜSÜNÜ .......!




Sinem, kuruyup, çöle kesmişliğinde, KERBELA .!
Yüreğim, yangın yeri .....
Ruhum ...
Divaneliklerle, leyliliklerin pençesinde, hicran da gama, yele-kuza kesip, halden, hale kalmışlığında .....
Bununda ötesinde .....
Bu azmış ve yetmemişcesine ..
Mevsimli-mevsimsiz, zamanlı-zamansız ........
Bağrında apansız patlayan tufana, kara-borana siperliğinde, efkar yurdu olup, çıkanlığında .....
EFKAR YURDU OLUP, ÇIKANLIĞINDA ......!
Dur, duraksız '' - EFİL, EFİL ... '' Tütüp, bulutlara kafa tutup, çalım satışlarda, arşa yükselen, duman .....
ARŞ'A YÜKSELEN, DUMAN .......!
İsimi, pasımı yutarken semayla, bulutlar içlerine çekip, doymuştur göz yaşımla, gamımdan ......
Tüm bu azapların bolluğunda ve gına getirip, özümün pestilini çıkartmışlığında .......
Aleni ve bir o kadar da amiyanelikle dillendirmişliğimle .....
İçmeden esrikleşen MEYKEŞ'E, AYYAŞ'A DÖNMELERDE, CANINDAN BEZMİŞ, CANINDAN ....!
Ondandır, sıklıkla KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI  kesilip,ağlayışım ...
KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI KESİLİP, AĞLAYIŞIM ......!
DİLİM .....
Özüne feryat, feryat sinip, derde, gama, olmadı, YAS'a kesip ........
'' - Hıçkırık, hıçkırık ağıt çoğaltmışlığında .! '' ELEM DERYASI, ELEM .
Zamanın, hayatın, hele ki de, insanın boyasının-foyasının, son aşamada da PİÇ'İ ÇIKMIŞLIĞINDA .......!
Firarda SIRRA KADEM BASMALAR DA, kaybolanlığında, İNSANLIĞI ARAYIP, BULUP, mal edinme adına .....
Peşi sıra SEYİRTME SEFERLERİNDE, PÜRMELAL .....
Ahuzarlığında, hicran makamında dillenirken, ÖZÜM ......
Dur,duraksız kan ağlar, iki gözüm ..
KAN AĞLAR, İKİ GÖZÜM ......!
Fel-fecirliklerde, yasın, karasında .....!
Derdin-yaranın, ondurmayanlığıyla, iflah etmeyenliğinde ..
Kurumuş pınar gözesinden farksızlığında ..
Perde, perde boz inerek, ışığa, hayata ve hasılı ......
Ömür ve gönül makarasının  sarı'ya hasretliklerde kara bağlamışlığına yoldaşlıklarda ....
Çilekeş ömre göz olanlığında .....
Durdık yerde,kendine bile küsen, tıpkı ağu küpüne dönen, yüreğim gibi ......
Çilelerle bezeli hayata ve acımasızlığında ......
Ömrümü dip-kapı kuşatan, zamana yenikliğinde, zamana yenik düşüp, için, için çürüyüp  göynümüşlüğünde, kanını, hicranını içine atar-akıtır, içine .....!
Neme,yaşa kesen duvarlar, kayalar misali ......
Deliye-holu'ya bayram-seyran, düğün-dernek, şenlik-şamata, coşku neyse ..... 
Benim içinde ömür, gün ve << - Gönlünce at oynatıp, fink atan .!'' Zaman, hep odur, o .......!
Ömür yularımın hep onun elindeğinde ben, beni bildim, bileli dilediğince atıp, eğiriyor, sürüp-savuruyor,anlaycağınız .......
Dert söylete, söylete, gama, kana kesen içim-dışım, göynüyen özüm, ur'um, çor'um, yaram, dur duraksızlıklarda zarı, zarı inlete, ağlata ..
Çevirdi beni, orta yerinden yarık taşa, delik, deşik küpe .......!
Gökten, yağmur,kar olup, bereketle,mutluluk-şamata, şenlik-şad'lık yağıp, düşse ..
İflah olmazlıklara şerbetliğimle, müptelalığımda, üstüme- başıma ..
Fersah, fersah, hesapsız-kitapsız gam-kasvet, ton-ton saksilik,sakarlık,terslik hasılı KASVET YAĞMIŞLIĞINDA .....
Ömrüm, içim-dışım <<-YAS ATLASI, GAM YURDU KERBELA >>
Ömrümü çileyle,tasanın tünek tutmuşluğunda her an her yanımdan keder türer, tüter olmuştur, 
Hiç mi hiç ıraklaşmadı gönül yurdumdan, can evimden, ömrümden KERBELA ........
KERBELA'dan ÖMRÜM ......!
Nereye el atıp, yüz döndümse, umut adına acaba denip, iyimserlik umulsa, içimden ...... 
Yüzü yasta, bet-çehreliklerde surat döken ......
Dolu, dolu, doya, doya gülmelere ve sevinçlere aç ve hasret çile çınarı, bahtı küskün insan artığı, virane ömür bekçisi, çıkar .......
BAHTI KÜSKÜN, İNSAN ARTIĞI, VİRANE ÖMÜR BEKÇİSİ, ÇIKAR ....!
Özcesi ve anlayacağınız ...
Ele-aleme ASUDELİK .
Ben gariban ÇİLE KUŞU'na,PESPAYELİK, KEPAZELİK, MELULLÜK DÜŞER, MELULLÜK .......!
ANAMDAN KIZ BİLE DOĞMAMIN NAFİLELİĞİYLE, PARA ETMEMİŞLİĞİNDE ......
Ömrümün tek geçer akçesi, BEN, BENİ BİLDİM, BİLELİ, OLDUM OLASI
CANIMI-İLİĞİMİ KURUTUP, ÇÜRÜTEN BAHTSIZLIK OLDU, BAHTSIZLIK .......!
Adımın, BAHTIŞEN' OLMUŞLUĞUNA İNAT VE NİSPET EDİŞLERDE ..
Ömür atım, hep dört nala koşarak değme Arap atlarına taş çıkartıp, nal toplatsa da .....
Bahtım, baht ve dahası BAHTIM HİÇ Mİ HİÇ, KAZANAN OLMADI, DİPSİZ, DELİK-DEŞİK KAZAN OLDU ....
Her ne kadar göz alıcı, fiyakalı-cakalı, gösterişli olsa da, daima ama daima, DELİK-DEŞİK SU TUTMAZ KAZAN OLDU ......
DELİK-DEŞİK, SU TUTMAZ KAZAN OLDU ...........!
ÜSTELİKTE İÇİNDE HEP, EN AĞULUSUNDA, KOYU KIVAMDA TORTU TORTU HİCRAN KAYNATILAN, DELİK-DEŞİK KAZAN ......!
ALTIMI,ÜSTÜMÜ, CANIMI-TENİMİ, ÖZÜMÜ-RUHUMU MARMARA ÇIRASINDAN DA BETERLİKLERDE OLMACASINA ATAŞ, YAKTI-KAVURDU ......!
AVCARIMI-NEKTARIMI, SUYU'mu, nimetimi, hayat denen ZEBANİ yuttu .......
HAYAT DENEN, ZEBANİ YUTTU .......!
Kalaycı SIDDIK'tan bile  işgüzarlık, heyheylilik, gaddarlıkla, HAYAT denen ZEBANİ  usta .....
<< - KELİMENİN TAM VE EN GENİŞ ANLAMIYLA . >> Dur duraksız, yorulup-ırılmadan, bıkıp-usanmadan evirdi, çevirdi, döndürdü de, döndür dü , öyle ki .....
Her fırsat, koşul, dem de, HİCRAN SARNICI' na soktu-çıkarttı ......!
Bakmadan, aldırmadan NİŞADIRSIZ KAP'ın, Kalay tutmayanlığına ..
BANDIRDIKÇA, BANDIRDI AĞUNUN, ELEMİN KATRAN KARASI KUYUSUNA .....
İçimi-dışıma çıkartıp, değil ki söndürmek, küllemek .....
İnadına, inadına ve tüm hışmı ve haşarılığıyla aksine mi  aksine, ateşimi kavi ve harlı mı harlı kılmışlığında ....
FOSFORLULUĞUMDA, FOYAM-BOYAM ...... 
ALIM-FOSFORUM, FISTİKİ YEŞİL'E KESMİŞLİĞİN BAKANI, GÖRENİ .
İÇİMİN ACISI, HEP BENİ YAKTI, Özüm...köz ....
Gözüm ....KÖR OLDU, KÖR ....
ÖZÜM KÖZ, GÖZÜM KÖR OLDU, KÖR .......!
Güle, güle düzüp, dalgasına bakıp, maytabını, gırgırını geçti, hızını alamayışıyla, züğürt tesellilerinde demlendirip, avuturken ......
Sağ gösterip, sol vura, vura tenim, çehrem,en müphem yerlerim bile, sayesinde, MOR-CİVERT'e döndü .......!
Bundandır, feleğimin şaşıp, şakülümün kaymışlığında, hayata, aleme ve insanlara nicedir, ölü balık gözleriyle bakmam ......!
İşin özü, kelamın aşikarı ve delisi dışımdalığımla -anadan üryanlıkla diyeceğim, duyacağınız ......
Tıpkı, KRAL ÇIPLAK gerçekliğinde peydahlanan üryanlığım ve ömrümün gerçeği şu ki ..
Hayatın, beni, deneme tahtası ve kobayı yapıp, çıkmışlığında .....
Feleğin çemberinden geçeli, geçirileli .
Her boyaya boyanıp, ömrümün bu çağıyla-deminde, mutluluk adına kerevet nedir hiç görüp-tanıyıp, tanışamamışlığımda ......
Hicranın, elemin-derdin kasvetin, katran karası renk küpüne düşmüşlüğümde ......
Her yanım ala-turalıklarda, çile de hecrailiklerde, fıstıki yeşil'e döndü ....
FISTIKİ YEŞİL'e ..!
Ben kim , aradığını bulmak, kim ?
Hala aradığını bulamamaktan helak olup, hıltı çıkanlar .....
Ya'da, bende, ömür menkıbemde, kendinden iz , yol, renk ve hasılı ömrümde, ömür aramışlığında ......
Yol,yordam ve çıkış yolu arayanlar, içsellikle, içtenlikle .......
Pür dikkat kesilerek, yürek ve kulak versin, taşan yürek sesime, kasvet çınarı ömrüme, çöllükte KERBELA kesen, özüme .
ÇÖLLÜKTE, KERBELA KESEN, ÖZÜME .!
Serden geçip, yardan geçemeyenliğimde, MÜPTEZELLİĞİMDE ..
Balatalarımın sıyrılıp, asfalyalarımın atıp, keçileri kaçırıp, kafayı kırıp, adımın, sekize inmemecesine, dokuza  çıkmışlığında ..!
'' - DİL ATIP-DAMAK TUTMACASINA DUR, DURAKSIZ.'' 
Bıkıp-usanmaksızın, yineler, döner, döner anlatırım, onlara ..
Yaralı ömürle, yanık, köze kesmiş, pürmelal yüreğin, hicran öyküsünü .
YARALI ÖMÜRLE, YANIK, KÖZE KESMİŞ, PÜRMELAL YÜREĞİN, HİCRAN ÖYKÜSÜNÜ .......!




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ




Immenstaad / Almanya




01 / 01 / 2025 - Çarşamba




Saat; 17_10

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...