SÖNMÜŞ VOLKANLAR GİBİ .........
İhtirasın yeli, savurdukça ruhumu ..
Semanın kandillerini öper, gönlümün kıvılcımları....
Hayat dediğin bu hengameli, zor yollarda, cebelleşmelerde yürümüşlüğümle ..
Çilede geçer, tükrenir, söner bir bir, ömrümün ışıkları ...
Kendimi derde,gama, mutsuzluğa belemek değil asla, niyetimde, muradım da ..
Gel gör ki , ben direndikçe mutluluk için, hayatın ceberutça saldırılarına ..
Adeta, yel değirmenleriyle döğüşlere tutuşan, Cengaver Donkişot gibi ...
Savruluyorum hayatın bağrında, ömrümün atlasında gamdan, gama ..
Sorun var, sorun olmaya, bunu biliyorum ben de, pekâlâ…
Sorun şu ki ...
Ben miyim, hayat mı ,sorunun kaynağı ?
Cümle insanı, canlıyı ....
Dahası, dağı-kayayı-taşı barındırırken bağrında ..
İçinde, bana yer vermekte,beni sığdırmakta, gönülsüz ve isteksiz olan ...
İntikam almak istercesine
Hınçla, kapı- çevre kuşatan ...
Karanlıkların ve mutsuzlukların zindanına, esir etmelere yeminli ...
Aksi mi aksi, laf anlamaz, söz dinlemez, zorba hayatla ...
Şu meymenetsiz dünya mı ?
Şu meymenetsiz dünya mı ?
Çözemiyorum bu kör düğümü…!
Çıkamıyorum, işin içinden ...
Düşündükçe, batıyorum ....
Çürümelerin batağında yutulmacasına ...
Yaşadığım akıl tutulmalarıyla, gönül karalıklarında ...
Kararıp kalıyorum ...
Semadaki, kaymalarda ölen yıldızlarla, sönmüş volkanlar gibi ...!
Sönmüş volkanlar gibi ...!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Immenstaad / Almanya
20 / 09 / 2017
Saat; 15_18
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder