Hangi kapıyı aralasam ...
19 Mart 2015 Perşembe
18 Mart 2015 Çarşamba
AŞK, ÖDETİR İHANETİN DİYETİNİ, HAİNİNE ..!
Aşkta bir çekimdir..
Tıpkı yer çekimi kanunu misali, aşkında kanunu ve hükmü vardır ..
Yalana belenmiş ihanettir, aşkın affedemediği tek düşmanı
İhanettir , aşkın katili ..!
Ve, yine ihanettir, aşkın ölümü
Ömrü,bedeni ve gönlü sararak hayat bulmuşluğunda
Olanca gücüyle çekerken de birbirine yürekleri,gönülleri ,
Filizlenip boy vererek ömürler de yaşanıp tutarken bedenleri sarmalında ,
Cabbar'dır, civan'dır, ataktır ....
Tahammülü yoktur zaafa, zayıflığa, zayıflara ve pejmürdeliğe asla
Hele ki bittiğinde,hışımla ,öfkeye kapılmış'lığın da ,
İterken de kıymetini bilmeyen sabık sahipleriyle ,sahibelerini ...
Yıkarak köprüleri,yakarak gemileri,koyarken noktayı
Fark ederse, yalanı-dolanı ve hele ki de ihaneti
İhanete öfkesini kusarak..
Kapatıp perdeyi, iterek sabık ve sabıkalılarını
Aşk, ödetir ihanetin diyetini, hainine
Aşk, ödetir ihanetin diyetini, hainine .
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/ İSYANİ
ÖZLÜ SÖZ
Söyleyebilecek kadar ,mert..
Açık yürekli, dürüst......
Ve,
İçtenlikli insan, makbuldür
Erdem YASSIBAŞ
17 Mart 2015 Salı
SENDEN ARDA KALANLARDIR , ONLAR ....!
Herkese bir başka duygu anlatır,
Siyah-beyazlığında yada rengârengliğin, sessiz sesliliğinde resim ..
Kimi zaman, burun kıvırıp, üstün körlüklerde ...
Altı-üstü bir fotoğraf işte, deyip geçtiğin ....
Aslında, senin ömrünün uzantısı ve ayrılmaz bir parçan ..
Dünü, sen unutsan da ..
Bir fotoğraf karesine sığmış lığında,
Zaman, anılar, olaylar, hatırlatırlar sana, kendilerinde saklı dününü
Yüzleşmelere durmaktan kaçtığın, anıların..
Akın, karan..
Elemin, hüznün..
Utancın gizlidir onlarda..
Dününe, delil ..
Hayatına, tanık ..
Yarınına dayanaktır, onlar ..
Kah, avuç, avuç, göz yaşın ..
Kah, buruk bir tebessümün ..
Kah, katıla, katıla gülüşün dür ..
Hayatın içinde, insana dair liğinde ...
Sana aittir, onlar..
Sen varsındır, sen...
Sen, yok saysan da ...
Senden arda kalanlardır, onlar ....!
Senden arda kalanlardır, onlar ....!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk / Edremit
17 / 03 / 2015
Saat;23_50
Konuşma Sonu
ASLA TOPLAYAMAZSIN, BİR DAHA ..!
Paran,pulun incilerin,elmasların saçılıp, savrulsa ..
Zar-zorda olsa, belki toplamaya toplarsın da ..
Göz yaşlarına belenmiş
Küfürlere karışmış hüsranlarını , düş kırıntılarını,
Tuz -buz olmuş umut ve güven kırıklarını ..
Hayatı, ıskalamışlığında ..
Ne yapsan,ne etsen ..
Asla toplayamazsın, bir daha ..!
Asla toplayamazsın, bir daha ..!
Zar-zorda olsa, belki toplamaya toplarsın da ..
Göz yaşlarına belenmiş
Küfürlere karışmış hüsranlarını , düş kırıntılarını,
Tuz -buz olmuş umut ve güven kırıklarını ..
Hayatı, ıskalamışlığında ..
Ne yapsan,ne etsen ..
Asla toplayamazsın, bir daha ..!
Asla toplayamazsın, bir daha ..!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk/Edremit
17/03/2015
Altınoluk/Edremit
17/03/2015
Saat:23_23
KARDELEN ÖMÜRLER..,GÖNÜLDEN GÖNÜLE BİR GİZLİ YOL VAR: BAKIP, BAKIP KIYMA, BANA..Senden arda kalan, bakma...
KARDELEN ÖMÜRLER..,GÖNÜLDEN GÖNÜLE BİR GİZLİ YOL VAR: BAKIP, BAKIP KIYMA, BANA..Senden arda kalan, bakma...: BAKIP, BAKIP KIYMA, BANA.. Senden arda kalan, bakmalara doyamadığım .. Kendimi alamadığım, hatıran .. Duvardaki resminden ... An be an, ...
Senden arda kalan, bakmalara doyamadığım ..
Kendimi alamadığım, hatıran ..
Duvardaki resminden ...
An be an, bakış bakış çoğalışlarla, çıkıp ta gelişinle ..
Beni, benden çalmışlığında !
Girerek kanıma, aklımı alma..
Ne olur, yalvarırım ..
Bakma öyle, zeytin karası güzelim gözlerinle ..
Yokluğunda, varlığınla ....
Ok, ok bakışlarınla alma canımı, zerre, zerre ..!
Hergün defalarca öldürüp, öldürüp diriltmecesine .... Ömrümü azaba, hasrete ve kahra kestirmişliğinle .... Bakma, ne olur ... Beni, tanrı bağışlasada , Sen, asla bağışlama, bağışlama ..! Ama ...., Yalvarırım .. Zeytin karası göz bebeği güzelliklerinin albenisinde ..., Girme kanıma ... Aklımı , alma ...
Bakıp, bakıp kıyma, bana ..! Bakıp, bakıp kıyma , bana ..! Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk/Edremit
17/03/2015
Hergün defalarca öldürüp, öldürüp diriltmecesine .... Ömrümü azaba, hasrete ve kahra kestirmişliğinle .... Bakma, ne olur ... Beni, tanrı bağışlasada , Sen, asla bağışlama, bağışlama ..! Ama ...., Yalvarırım .. Zeytin karası göz bebeği güzelliklerinin albenisinde ..., Girme kanıma ... Aklımı , alma ...
Bakıp, bakıp kıyma, bana ..! Bakıp, bakıp kıyma , bana ..! Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk/Edremit
17/03/2015
BU ÇARK, HEP BÖYLE DÖNER ...
Sırrın, nefese,
Nefesin, sura üflenmişliğiyle ..
Bina edilmişliğinde canda ruhun ...
Ruhta, aşkın can bulmuşluğunda ...
Canların, rengarenk çiçek olup açmışlığınnda ..
Havanın, suyun, ateşin sarmal olup..
Toprak ananın bağrında, herc-ü merç olup karışmışlığın da !
Özün, köze ,
Közün cana ..
Canın, dara ...
Gönlün, nara ..
Canın, cefaya ...
Bedene, canın ..
Cana, cananın ...
Cana, ömrün ..
Ömre, aşkın düşmüşlüğün de ..
Aşkın, ilahi yolculuğunda
Aşka düşen, her ömrün mihnet ve çilesi ..
Çilesinde, demlenip, meyleneceği ..
Gamlanıp, yanacağı ..
Yandıkça seveceği, vuslata ereceği, çilegahı ...
Her çileli ömürle, başın, bir çileci başı .
Bir de, tükenen ömrün, olgunlaşan ruhun, mekanı .
Sırlara ermiş ruhlara, sırdaş, çilehanesi vardır ..!
Türablığında, ömrün
Viranlığında, gönlün ...
Yıkanıp, arınması ..
Dövülüp, savrulmasıyla ..
Ruhunun soyunmuşluğun da ..
Ele,dile, bele sahip çıkmışlığıyla .
Yele, yola, cana yoldaşlığında ...
Çilede kavrulan, ruhun ...
Savrula, savrula dağılmasıyla, zerre, zerre .
Efkarı göğe, figanı yele karışır ...!
Azabın özü, ateş ......
Sabrın ödülü, vuslatta azadlığıdır, ruhun ..!
Ondandır ki,
Hamlığın da yanma, çiğliğinde pişme ..
Kemale ermişliğin de, aşk-ı kevser şarabını içebilmek için ..
Soyunmuş ve yola revan olmuşluğuyla, ruhun ..
Üryandır alemlerde, gizemlerde, o, cana ..
Ödülün, emsalsizliğindeki, albenisiyle ....!
Gönüle aşk, yüreğe ateş düşmüşlüğüyle koyularak yola..
Ömrü divaneliğe, bedeni, türablıklara vurulur ...
Vuslat uzadıkca, üzülür canlarda, ruhlarda ..
Kıvrım kıvrım kıvranarak, gün tüketir, ömür eskitir, ömür, beden ..
Çilegahın, ketum ve keşfe değer ömrü noktalanır ..
Çilehanenin loşluğunda ve alemlerden alemlere uzanan, boşluğunda ..
Bir nefes üflenir, neyler le ruha ..
Savrulur ruh, halden, hale ...
Neylerle yüklenir, meylerle süzülür ,
O ilahi aşkın huzuru, çilegahın ruhuna ..
Yolun ıraklığında, mihnet ve zilletin çokluğunda ..
Mevkisi kıdemlenir, kademlenir ...
Gün-ü mahşerde, makam-ı huzurda ..
Lebler, sufilikte meyi, aşkla bade, bade tattıkça ..
Geçerler kendilerinden, aşkın narında, yana, yana .
Gün döner, zaman döner ..
Irağa giden, kervan döner ..
Gün gelir, canlığında, ruh-i ömür, Şah-ı merdanına ..
Beden, cismaniliğinde suya, toprağa, küle döner ...
Devrilince toprağa, bedenler ..
Azadlığında ruhlar ...
Makam-ı, arş-ı alaya, erer ..
O zaman, ne çilehane gerek, nede mey ...
Gönüllerin, mürvete ermişliğin de ....
Dillenir nefes, nefes, ruhlarda ney ...
Hiçliğin şadlığında, çokluklara erilir ..
Bezm-i alemleri tavafta ...
Arş-ı alada katman, katman olsa da, makamlar ...
Açılır perde, kalkar mesafeler, aşılır merhaleler ..
Zorun kolay, ırağın yakın kılınmışlığında ...
Alemlerden, alemlere, bir nefeste erilir, bir nefesle geçilir ..
Alemlerin sırrı, alemlerin semasında, semahlarda seçilir ..
Sırların sarmallığında, özde yanan, nurda dır, gizem ..
İşin sırrı ruhta, ruhun sırrı alemde, alemlerin sırrı ilmin nurunda ...
İlmin ruhu, adap-edep ve tevazuda kendini bilen candadır, canda !
Canda, ilimde, sineyi kafeste saklıdır ..
Cevheri aşktır, onun özü ....
Sevgidir, özün, közü !
Közün narlığında, kafesin darlığında, menzilin ıraklığında ..!
Zamanın kıtlığında, çarpar durur, yürek hücre, hücre aşk ile aşka ...
Gönüllerin sırçadan saraylığında, ruhlar koyulur tavafa ...
Kabeninde, Kıblenin de, insan oğlu insan olmuşluğun da !
Selam ile salah ile, döner canlar, semah ile ..!
Canlar döner, canlar, yanar .
Canlar semaha durur, can cana lığın, çanağında
Gün olur, devran döner ...
Semahlarda dünya alem ...,
Alemlerde semahta, ruhlar döner
Et- kemikliğinde, beden, ömür ....
Ömür, çile ....
Çile, çilehane ..
Çilehane, sabırla ..
Salah ta azadlıklara erecek, yeni çilegahlar bekler ...
Tasavvuf denen bu gizemli alem,
Böyle gelmiş, böyle gider ..,
Bu çark, hep böyle döner ..!
Bu çark, hep böyle döner ..!
Erdem YASSIBAŞ
Altınoluk/ Edremit
17/03/2015
Saat;01_32
16 Mart 2015 Pazartesi
GÖZBEBEKLERİMDE HAPSETMİŞLİĞİMDE ..!
Düşselliğimin ve yaşama sevincimin renkleriyle bezediğim ..
Göz nuru, göz nuru..
Emek, emek var ettiğim ...
Umudun resimlerini, talan eden arsız- yüzsüz haramilerin ..
Teneşir paklayası, yüzlerini ..
Cibilliyetsizce sırıtışlarını, hiç mi hiç unutmamacasına, belleğime kazımak...
O anı ve o haramileri göz hapsinde tutmak ..
Dahası ...,
Yeniden ve bir daha, bir daha ...
O, anki canımın yanışını, unutmamak için ..!
Affetmek, tanrıya mahsus derdi, ustam ..
Ondandır..
Koymadan öteki aleme, havale etmeden ahiret mahkemesine ..
Göreceğim hesabımı bu dilsiz iblislerle ..
Ödeteceğim onlara, umudumu, sevincimi, yarınımı çalmaların diyetini ..
Öfkemi biliyorum, öfkemi ..
Hesaplaşma gününü bekliyorum, hesaplaşma gününü ...!
Sabık haramilerin, yüzlerini, ellerimin altında ....,
Engerek soğukluğunda, arsız, arsız bakan o, vahşi gözlerini..
Göz bebeklerimde, hapsetmişliğimde ..
Göz bebeklerimde, hapsetmişliğimde ..!
Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk / Edremit
08/ 03 / 2015
Saat; 17_22
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...








