23 Ekim 2021 Cumartesi


 

İSMİNİ, PEÇETEYE YAZMIŞLIK BİLE ...

 

 

'' - Adını, ömrüme, kalbime, gönlüme yazdım '' Diye ahkam kesenlerden olamadım be güzelim  ..

Kusurumu, unutkanlığımı ve bunun nelere mal olduğunu, HELEKİ DE, HADDİMİ VE YETERSİZLİĞİMLE, ÇAPIMI BİLENLİĞİMLE ...

O an, oracıkta arasamda bulamamışlığımla, yazacak başkaca bir zerzevat olmadığı için, adını Peçeteye yazmıştım ....

'' - Kısmetse, gelir Hint'ten, Yemenden, kısmet değilse ne gelir elden  ? '' Diyen ekabirlere kulak verenlerdenliğimle, dahası ......

Yakın çevremle, eşin-dostun deyişi ve yakıştırmasıyla ballılığımla ....

En önemlisi ve işin olmazsa,olmazı da,  ikimizin gönlünün bir ve samanlığın seyran olacağını hisseden liğim le .....

Sen cancağızı mı, ilk gördüğümde, adını unutsam ve peçeteye yazsam da, aklıma seni koyup, abayı fena yakmışlığımla ......

Dahası, sen can paremin, kısmet kaşığıma düşen, ballı lokma olduğunu iliklerimde hissettim ...

Gün, o gün-bu gündür, karşılıklı güven ve saygıyla perçinlenen sevgimizle, ilişkimizde, ne sen su koyverdin, nede ben patinaj yaptım,

İlk günden, bu güne, şu ana  dek, bir kez olsun teklemedim şükür ki .........

Alayı valaya eremesek de, her şeyi dört-dörtlük yapıp, ortaya çıkaramasak ta, gücümüzün yettiğince, gönülde birlikle ve ortak akıla dayanan anlayış ve anlayış'lığımız ve hoş görülüğümüzle, mutluluğa erdik, gönül ve fikir, dahası sevgi ve sevda paydaşlığımızla ...

İyi ki de, böyle yapmışım, içsellikle, sadeliğin, saadetin temeli olduğuna olan sarsılmaz inancımla ve haddimi bilerek yazmışım adını, peçeteye .......

YAZMIŞIM ADINI, PEÇETEYE .....

Nicelerini gördüm, şaşalı başlayan ilişkiler ve  göz kamaştıran başlangıçlı birlikteliklerin sonu, hüsranla biten, hayal-i sükutlar yaşanan ...

Çok şükür ki, ne sende kemlik, nede bende hamlık çıkmadı da olduk adeta, CAN CİĞER KUZU SARMASI HALLERİNDE, MUTLU-MESUT ÇİFTLERDEN BİRİSİ ....

Her zaman inancım odur ve derim ki ....

İş olumlu olacak oldu mu ve iyi niyetle, karşılıklı saygı, güven ve vefa varsa, olur geçimde, mutlulukta, girer insan, dağ gibi yükler altına, sevgiye ve sevgiliye olan güveniyle gözü karalıkla ve hatta kapalılıkla .....!

Bundandır demem, olmayacak oldu muydu, arayana bahanede çok, ayrılık türküsü söylemeye durana, geçim ehli olmayana,  işi bozmaya, dahası, başlamadan bitirmeye niyetlenene ve içten pazarlıya, fitneyle-fesada, gerekçede çok, saracak telle, makara, yakacak balatada .....!

Hasılı, şunun-şurasında kesiş'mişliğin de yollarımızın, ayrılığa değil .....

Aşka çıkar ve aşka sebeptir, ismini peçeteye yazmışlık bile ....

İSMİNİ, PEÇETEYE YAZMIŞLIK BİLE .......

 

 

 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

 

 

 

Immenstaad / Almanya

 

 

 

18 / 10 / 2021 - Pazartesi

 

 

 

Saat ; 20_08

21 Ekim 2021 Perşembe


 BİZİM COĞRAFYALARDA, HAALA ....

'' - YARATAN '' DİYORLAR .....



Çocukluğumda yaşama sevincimin, mutluluğumun simgesi, rengarenk güzelim Kasımpatıları mı ...

Sözüm ona büyüyüp, koca herif olduğumda da....

Sen, can paremi, sevdiceğimi, gözümün nurunu, göz yaşlarıma, yalvarıp-yakarışlarıma aldırmadan ...

Dahası, kulak tıkayarak, gözünü kırpmadan, apansız ve acımasızca koparıp-aldı, benden .....

<< - Her ölüm, erken ölümdür >>  Düşünce ve inancının, hayatın ve ölümün soğuk gerçekliğinde, hiçte, geçer akçe olmamış lığın da ....

Kasımpatılarını soldurup, boynunu büken, kurutan o, meçhul el çaldı, seninde canını, ömrünü .......

İşin tuhafı ....... 

O, elin sahibi için bizim, coğrafyalarda, haala .......

Her nedense ve hangi akla hizmetse ?

'' -YARATAN '',  diyorlar .....

Haala...

'' - YARATAN '', diyorlar .......

BİZİM COĞRAFYALARDA, HAALA ....... 




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya 




21 / 10 / 2021 - Perşembe 




Saat ; 18_18

20 Ekim 2021 Çarşamba


 ASILI KALDI, GÜLÜŞLERİN .....

Asılı kaldı, gülüşlerin .... Yalnızlığın alaca karanlıklarında boğulduğum, hüzünlü gecelerin ve ruhumun semasında .... Yağmura gebe bulutlar gibiydi, sevinç, sevinç üstüme ha ağdı, ha ağacak hallerde, salım, salım dolaşıyorlardı ...... Taki, göz kapaklarımı esir alan uykunun yelleri, onları sürüp-savurup, dağıtıp, yok etmeden . Yanıt bulamaz, kafa patlatır düşünürüm hala ... Yanaklarım la, yastığım da ki o ıslaklıklar, gülüşlerin mi yoksa göz yaşlarımın eseri ve izi miydi ? Diye .... Hüznün kasvet şalı, tam saracak iken yine, yeniden ve bir daha acımasızca .... Gülüşlerin yetişir, imdadıma ....... GÜLÜŞLERİN YETİŞİR, İMDADIMA ............ Anlarım birden ne denli sevilip, nasılda şanslı olduğumu .... Alaca karanlıkların katlanılmazlığı-yalnızlığın ve hüznün dayanılmazlığını silip- süpüren gülüşlerin ile sayende hayatı ve aşkı çok mu çok sevdim ... Ondan olmalı, tıpkı dün gibi, şimdilerde de ..... Canlanıp, belirirler gözlerimle,dünyamda .... Asılı kalan gülüşlerin, işledikçe içime ..... Sen çıkar gelirsin, sen, gülüş güzelliğinle .... Ondandır bilişim ve deyişim sıkça .... '' - Hüzünlü gecelerin ve ruhumun semasında Asılı kaldı gülüşlerin ...... '' ASILI KALDI, GÜLÜŞLERİN ...... Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ Immenstaad / Almanya 20 / 10 / 2021 - Çarşamba Saat ; 19_52

19 Ekim 2021 Salı


 İNSANIN ve İNSANLIĞIN, YAŞADIKLARINDAN, TARİHLE, HAYATTAN, DERS ALMAMIŞLIĞIN DA ......

SESSİZLİĞE MÜHÜRLENDİ, DİLLERLE DUDAKLAR ........



İnsanın ve insanlığın yaşadıklarından, tarihle,hayattan ders almamışlığın da ....

Sessizliğe mühürlendi dillerle, dudaklar .....

Ondandır, ya kökünden kesilip-koparıldı, 

Ya'da, nar alevlerde ısıtılan kızgın, kor demirlerle dağlandı, ilelebet susturuldu diller ..

Yetmediğine hükmedilince ...

Koparıldı, vurulup, alındı kelleler .....

Ondandır, korkuya yenildi ömürler, yürekler ve ayaklar altına alınıp, linç edilmeye soyunulup-koyuldu onurla, vicdanlar .....

Çoğaltıldı karanlıklar, karanlıkta boğulsun diye aydınlıklar ....

Solukların, yüreklerin ve ömürlerin yetmezliğinde .....

Bunun için toprakla-tarihin bağrı utanç mezarlarıyla delik-deşik ....

Ve yine bundandır .....

Tarihin, zamanın, hayatın, İNSANLIĞIN (!), UTANÇ SAYFALARININ  ÇOKLUĞU, KABARIKLIĞI ve YÜZ KARALIĞI ......

İnsanın ve insanlığın, yaşadıklarından, tarihle, hayattan ders almamışlığın da ....

Sessizliğe mühürlendi dillerle, dudaklar .....

İnsanın ve insanlığın yaşadıklarından, tarihle, hayattan ders almamışlığın da ....

İNSANIN ve İNSANLIĞIN, YAŞADIKLARINDAN, TARİHLE, HAYATTAN, DERS ALMAMIŞLIĞIN DA ......

SESSİZLİĞE MÜHÜRLENDİ, DİLLERLE DUDAKLAR ........




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 17_25


 SESSİZ ERTELEMELERDE ........


'' - RUHLARDA KOPAR FIRTINA .......''



Sonuçları sessizce kabullenilip, sineye çekilen SESSİZ ERTELEMELERDE yaşanır, adı konamayan tarifsiz hüzünler .....

Çoğaltılır yürek sancılarıyla, dipsiz-bucaksız ruhsal fırtınalar .....

SESSİZ ERTELEMELERDE, verilir kararlar,  KİRİŞİ KIRMALARA .....

SEMANIN LACİVERT ATLASININ BAĞRINDA, SÖNEN, KARANLIĞA GÖMÜLEN BİR YILDIZIN KAYMASI GİBİ .... SELAMSIZ-SABAHSIZ, EYVALLAHSIZ beklenmedik apansız gidişlere .....

Yok edilemeyen, İÇE İŞLEDİKÇE DAHA BİR YAKIP-KAVURAN ölüm sıcaklığının, asla yok edilemeyen onulmaz acısının gerçekliğinde SESSİZ ERTELEMELERDE DONAKALIR GÜLÜŞLER SOLGUN YÜZLERLE, KANI ÇEKİLEN DUDAKLARDA VE HASILI FERSİZ, ÖLGÜN, SOLGUN GÖZ BEBEKLERİNDE ....

Göz yaşının kimisi süzülürken yanaktan, kimisi donakalır KİRPİK UÇLARINDA ....

İşte, tamda o, an RUHLARDA KOPAR FIRTINA ....

Sessiz ertelemelerde, sevinçlerin yitip, acıların, zirve yapıp, doruklarda yaşanmışlığın da ......

Ruhlarda kopar fırtına .....

SESSİZ ERTELEMELERDE, SEVİNÇLERİN YİTİP, ACILARIN ZİRVE YAPIP, DORUKLARDA YAŞANMIŞLIĞIN DA ......

RUHLARDA KOPAR FIRTINA ....... 

SESSİZ ERTELEMELERDE, RUHLARDA KOPAR FIRTINA  .........




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya 




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 15_00

OLSA DA .......

'' - İTİBAR ETME ... ''



İş, lafa gelince, mangalda kül bırakmayan, lafla peynir gemisi yürütenken .....

On parmağındaki, kırk hünerinden dem vurup, mangalda kül bırakmama hallerinde .

Üfürüp, tozutup, savurup ....

Söz konusu gerçekle, icraat, seciye ile, nitelik olunca, dönüşü veriyorsa ..

Kıl kuyruk, ucube, hilkat garibesine 

TAKKE DÜŞÜP, KEL GÖRÜNÜNCE ...

Peşrev çekmede, hıltı çıkıp, yorgun düşse de ....

Yinede ve inadına, tezahüratlarla desteğe, ısrarla süren davete rağmen,  güreş tutmaktan imtina ederek ...

Gerdan kırıp, << - Oynayamıyorum, yerim dar .>> Diyen, yeni gelin edalarında, kurum, kurum kurum'lansa da .......

Düşen maskenin ardındaki, gerçek yüzüyle, YALANCI PEHLİVANLIĞI sırıtarak, çıkıyorsa, ortaya .......

Hele ki .....

Bok yememeye, havlamamaya söz verip de tutamayan .....

Daha, ürüme si bitmeden, toprağa düşen sidiği-boku kurumadan ...

Olduk-olmadık yerle, hallerde, lüzumlu-lüzumsuz ürümeye koyulan, sürüye kurt getiren, karakter ve haysiyet yoksunu, uyuz it misali ......

Tövbe bozup, söz tutmuyorsa ...

Laf kalabalığında, şaklabanlık'dan vazgeçemiyorsa .....

Üstüne, üstlük, birde ......

Madrabazlık la, riyada sınır tanımayan .....

Han'da yeyip, Van'da üren, aslı yok yaylalarının sahibi kesilen, iflahsız sa.

İnsanlığa mal olmuş, Mitolojik-Teolojik Kadim-Kutsal Öykülerin, EFSANEVİ SULTANI .....

Muhteşem Süleyman'ı, haset'inden, orta yerinden çatlatmacasına ...

Değil, sadece Mısır'la, Roma'ya ...

İki cihana, yetmedi ...

Arzıyla-arşıyla, bilindik- bilinmedik cümle alemlere SULTAN OLSA DA ...

İtibar etme ....

Olsa da, itibar etme .....

OLSA DA .......

Değilse .....

Sözünün eri, özüyle-sözüyle bir, içiyle-dışıyla, insan gibi  insan .....

Sen, sen ol, kanma, kapılma, yanılıp, aldanma .....

Özcesi .....

Dünyayla, ömrünü yeme-içme ve helada tüketen asalak bok gırt'laklık da tüketen değil, sorgulayan ol, sorgulayan ....

Sorgulayan'lığın'lada ....

Her denilene, kanma .....

Olur'a-olmaza, yalana, yalancıya, düpedüz harami azılı palavracı ya, gözü kapalı itibar etme ........

GÖZÜ KAPALI, İTİBAR ETME .....

İTİBAR ETME ....



Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 08_30

 

18 Ekim 2021 Pazartesi


 KANDİL ŞAVKI …………….,


Beyaz elmas albenisiyle, yaprağı süsleyen, çiy tanesi gibi ışıltılarla ...
Ömrüme, cemre güzelliğinde ağan sın, ağan …..!
İlk göz ağrı'lığın da, ürkek kuş yüreği gibi çırpınışlarla, aşka kanat açtıran …
Seni düşünüp, düşlemeler le kaçan uykularımda ..
Sabahı, sabah eden kan çanağına dönen gözlerimin ….
Hiç gocunmak'sızın, kapanmamış'lığında …..
Sevda oku kesilen kirpiklerimin, her birine asılmış, kandil şavkı sın …
Kandil şavkı sın …..!
Kandil şavkı ….!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ


 EVLADIR, EVLA .......

Değil, gitmemen adına, seni iknaya çalışarak, gerek dil atıp-damak tutmalarım, gerekse sadece kırk dereden değil, susuz dereden su getirmece'sine çabalarımın, para etmemişliğinde .... Tıpkı, daldaki çiçeğin yahutta meyvenin kaşla-göz arasına sığıveren, anlık zaman dilimine sığıveren düşüşleri gibi, bildiğini yapıp ........ '' - Dediğim, dedik, çaldığım düdük ...! '' Hallerinde, burnundan kıl aldırmadan, dahası ...... Ardına bakmadan, çekip gidi verişlerin, kahretmek le kalmıyor, eksiltiyor beni, sevdiceğim, eksiltiyor ......! Kendimi hükümsüz, kifayetsiz ve zedelenip, eksilmiş hissetmelerin efkarını, kederini ... Ne anason kokusu, ne göz yaşı ve hıçkırıklar ..... Nede, ağız dolusu savurduğum küfürler hafifletip, bastırabiliyor .....! Değil ki, unutmamın mümkün olmamış'lığın da, bilsen kaç kere yakıyorum kendimi, köşe-bucağa sinen göz izlerin le-kokunu, izmarit, izmarit ...... Hınçla basıp, ezmecesine biçare sigara filtrelerinin cılkını çıkartmaca'sına ..... Efkarımı ateşe, küle, yele vurmalar'dayken, kül tablaları duman altı olup, boğuluyor ... Avunup-sığınacak tek limanın, coğrafyamın sen olmuşluğun da, beni kendinden ve bu olanaktan mahrum edişlerin, içime işliyor ......! İçerleme, içerleme, gama-kedere abonelikler'imin sonunda ,Verem illetini de aşıp, aklımın fabrika ayarları bozulmaya başlayalı ... Sanatoryumlar kesmiyor, tımarhaneler gına gelir hallerde, bana kol açmaktan, bıkkınlık ve usançla, boyalarını döküyor ... Yokluğunun eksikliğini giderecek, yahutta ağu'mu alıp, acımı hafifletecek çözüm yollarındaki hengameli ve keyifsiz Seyr-ü Seferlerde, tekerimin taşa dayanmışlığın da dama diyor ve her anlamda iflası mı, yenilgiyle, tükenişi mi ilan ediyorum .....! Eskiden, içki içmemi '' - Kedinin sirke içişi gibi '' Diyerek, tanımlarken şimdi, tiryaki yahutta alkolik tanımı kifayetsiz geliyor ..... Küfelik demek bir nebze yakın kendimi tanımlamalara .... Süngerle, fillerle, vantuzlarla yarışa durur olduğumu bil, var ötesini, sen düşün, sen .....! Gittiğinde bende kalanlığınla, kayboluyorum hiçin, hiçi hallerimle ..... Saksıdaki çiçekler bile, halime acıma da, boyun büke, büke her biri BOYNU EĞRİ MUHTEREM AMCA kesilip-çıkarak ..... Dünyaya onun gibi, yandan çarklı hallerde, bakar oldular .....! Gel, bari onların yüzü suyu hürmetine yada sırf onları yandan çarklı bakmaktan kurtarmak için, vaz geç şu ünsüz-sessiz, selamsız-sabahsız çekip gitmelerden ...... Korkarım, gide-gele sende-bende, ilişkimizde yalama olup çıktı, ne burç para ediyor, ne sekman, yahutta bir yerlere dolamalar, dolanmalar ... Korkarım ki sonunda, gün gelecek, an o, an olacak .... Sen, ardında bıraktığın beni, bende yitirdiğim aklımla, beni bulamayacağım ... İşte korkarım o an yarından da yakın, ufukta belirdi-beliriyor halleriyle, işaret fişekleri atmaya durmuş hallerde ... Aman ha dikkat ..... Maazallah, olan aklımla, içimdeki gariban çocuğa olacak ... O gün, kime poz yapıp, hava atarak, basıp ta gideceksin, bilmem ki ? Sen, bilirsin ...... En iyisi mi, gel, sen bir düşün ....... Demedi, deme ...... Bilesin ...... Bu gün düşünmen, yarın ki, yelkenleri suya indir'işinden evladır, evla ... EVLADIR, EVLA ....... Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ Immenstaad / Almanya 18 / 10 / 2021 - Pazartesi Saat ; 17_05


 SİZLERSİNİZ, KATİLİM ....!


Çalıp,talan ederken ömrümü, tarumar edip,karartırken umutlarımı, düşlerimi, yarınlarımı ...
Aklınız tutulmuş, gözünüz kararmış,şehvet'iniz,canavar'lığınız caniliğiniz kamçılanmış ..
Ayranınız kabarıp, öfke Tsunamilerin de, boğulmuştunuz ..
Biriniz, elle'diniz,ırzıma geçip, gonca gülken zedeleyip, öldürdünüz ..
Biriniz, canıma kast edip, kat-lime ferman verdiniz ..
Ötekiniz, o kırılası ellerinizle,
Kah, bıçak yaralarıyla delik-deşik ettiniz ..
Kah, sizin o nüsubetli deyişinizle '' -MERMİ MANYAĞI YAPIP '' Bedenimi kalbura çevirerek, beni kahredip ..
Verilen emirleri ifayla, canıma kıydınız ..
Olmadı, boğdunuz kuytuda ..
Güya ellerinizi kana bulamadığınız yalanlarına ve softalığa sığınmışlıkla..
Düzmece fetvalarla ,hoca geçinen adı batasıca zındıkların, icazetiyle..
Diğerleriniz, görmezlerden,duymazlardan gelip ..
Dilsiz şeytanlıklar da, mevtime sebep olup ..
Gözlerinizin önünde katlime, seyirci kaldınız ..
Şimdi, bırakın palavrayı, riyayı, sahtekarlığı ..
Siz değil'misiniz, katillerim ????
Şimdi, zeytin yağı olup, suyun üstüne çıkmalara, çalışarak ..
Yavuz hırsızlıklar da, suçunuzu bastırmalara koyul'mayınız ..
Düzende, kıyan da, solduran da, çalan da ...
Hayatı ve gülmeleri, mutluluğu bana çok görüp..
Zinhar yasak ve men ederek ..
Beni, toprağa gömen de, sizsiniz ..
Haykırıyorum, ölü canlığımda ..
Sessizliğim ile toprak altından, çığlık, çığlığa ..
Düşsün maskeleriniz, görünsün o riyakar, gerçek yüzleriniz, diye ..
Siz, sözde büyükler, ebeveynler...
Okumuşlar, cahiller ebi-müslim geçinen yobaz yezidler, sürüsü ana-baba, abi, gardaş kavim, akraba-hısım ...
Siz karaktersiz, kişiliksiz, kimliksiz ..
Kimlikleri ayan-beyan belli, haysiyetsiz, cellatlar'sınız ..
Siz, aymaz iblisler güruhusunuz ...
Benim bildiğim gerçeği, bilsin dünya- alem ..
Ben unutmuş'sam, gülmeleri .........
Girmişsem körpe çağda, vahşice, canice katletmiş'liğinizde, toprak altına ...
KATİLİMSİNİZ...
ÖMRÜME VE GÜLÜCÜKLER'İME KIYAN ..
UMUTLARIMI,YARINLARIMI ÇALAN ..
YAŞAYAN ÖLÜ CAN, YAPIP ..
ZULÜMLERDE, CANIMA KAST EDEN ...
DÜŞLERİMİ TARUMAR EDİP ...
BENİ, BAHARIMDA, KARA TOPRAĞIN BAĞRINA KOYANLAR ..
SİZSİNİZ SEBEBİ VE SORUMLUSU KÜSKÜNLÜĞÜMÜN ..
SİZLERSİNİZ, KATİLİM ....!
SİZLERSİNİZ, KATİLİM ....!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ

Immenstaad / Almanya

07 / 10 / 2017

Saat ; 14_31

17 Ekim 2021 Pazar


Kemal ve tevazu şerbeti içenler, olgunluk ateşinde pişip, edep örsünde dövülenler, doruğa çıkıp, arşa yükseldiklerinde de, mevki,makam,şan,şöhret merdivenlerinde zirveye tırmandıklarında da, asla baş dönmeleri, göz kamaşması ve kibir hissetmezler...

Ne oldum delisi halleri, hafiflik ve sarhoşlukları, görgüsüzlük çirkinlikleri ve çılgınlıkları yaşamazlar ...
Tam aksine olgunluk ve edep ile, içinde bulundukları koşulların ve konumların gereğini yapar, adaba uyarlar...

Onlar bilir ki ; Yıldızlar yalnız yükselir...

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ

Immenstaad / Almanya

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...