23 Ekim 2021 Cumartesi


 O, BUNU BİLİP, GÖREMESE DE ........! 


'' - TOPRAK BAKIYOR, ONUN GÖZLERİYLE  ......! ''



Nasıl olacağını merak ederdi, nasıl olduğunu yaşasada ne yaşadığını bildi, anladı, ne  gördü, gerçeğini ve olan-bitenleri ...

Nede, farkında oldu, gözlerinin toprağa akıp, karışmasını ...

O, şimdi gözlerinin toprağa akmış'lığın da, can verdi, hayat kaynağı ve besin oldu, sundu sessizce, cömertçe kendini, börtü- böcü'ye ve hatta ota, çiçeğe ...

Hiç bilemeyecek kendisi, o ve onun yerine bir başkaları bilemese de toprak görüyor ......

Renkten, renge, halden, hale giren semayı .....

Semanın bağrındaki yıldızları, ayı, güneşi .....

Yetmedi, renk cümbüşü çiçeklerle, aydınlık şafaklar la, zifiri karanlığı ....

Bağrında çarpan yüreklerle ....

Akıp giden zaman ırmağının çağıltısından bihaber'likde, bağrında toprak olmuş yatan, ölü bedenlerle ......

Sözüm ona yaşayan, nice güzellikleri, hayatı dahası, mutlulukları ıskalayan, ölü canlara .......

Bağrına düşen ölü canlardan beslenerek, diri tuttuğu canı ve bereketiyle, kucak açarak dirilerle, ölülere ..

Dahası, doğacak nice canlarla, gelecek nice nesillere toprak olmanın, yurt-yuva olmanın heyecanı, sevinciyle ......

Giyinerek, renk cümbüşü çiçeklerle bezeli, libaslarını ......

GİYİNEREK, RENK CÜMBÜŞÜ ÇİÇEKLERLE BEZELİ, LİBASLARINI ......

Toprağa düşen ölü canların bedenlerini ihtirasla öpen toprağın , cümle ölü canlara .......

Hoş görüyle, cömertçe, sevecenlikle kucak açan'lığın da, yumularak toprağın derinliğine, toprak olup çıkışının, kaçınılmaz tecellisi olmuşluğun da ......

Ölülüğünde bedeninin, canlılığında toprağın .....

ÖLÜLÜĞÜNDE, BEDENİNİN .......

CANLILIĞINDA, TOPRAĞIN .....

Toprak bakıyor, onun gözleriyle ......

TOPRAK BAKIYOR, ONUN GÖZLERİYLE  ......

O, bunu bilip, göremese de .......

O, BUNU BİLİP, GÖREMESE DE ........!  

TOPRAK BAKIYOR, ONUN GÖZLERİYLE  ......




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya  




23 / 10 / 2021 - Cumartesi




Saat ; 18_36


 

'' - HER İNSANDAN, << CAN YOLDAŞI, CAN ile CANAN  >> EŞ İLE, ATA ....

EŞEĞE, HER TERS BİNENDEN DE, ASLA MI ASLA, NASREDDİN HOCA OLMAZ, OLAMAZ ....! ''

OLMAZ, OLAMAZ, VESSELAM .....!

 

 

Ben .....

Onmayan, müzmin, hatta, iflah olmaz, ölümcül hasta, daha da beteri, hayatla, evlilikten korkup-kaçan ödlek ......!

Garibim sen ......

Dünyaya, adeta '' - Dünya ıssız kalmasın '' öngörüsüyle getirilmiş, varlığı, yokluğundan da çok sorun ve kaos yaratan .....

Dert hamalı, değil sadece, aşka, hayata .....

Dünyaya, hatta kendine bile, sırt dönüp, küsmüş ....

Gam küpü .......

Gölgesinden bile, ürker-korkar hale gelmiş, güveni- öz güveni yıkılıp, yerle yeksan olmuş .....

Yıl yorgunu, hayat vurgunu, kanadı kırık, ÇALI KUŞU ....

Dur, bitmedi, dahası var, dahası ......

Dahası, kendinden ve hayattan bir haber, uyur-gezer, aşk-meşk tezgahında ipi de, işi de olmayan, dibine karanlık çıra, gibisin, ÇIRA ...!

Bu hallerimize inat, bizden değil aşk, beraberlik, sevgililik .......

Evlilik, mutluluk,  yetmedi ......

Üstüne, üstlük birde, çoluğa-çocuğa, toruna-torbaya karışmayı ummak, beklemek ...

Beklemekle de kalmayıp, ağzını doldura-doldura istemek, söylemek ....

Değil, yoğurt aklını ayran etmek, resmen ve alenen, hatta, adı üstünde.

KERBELA' dan bile, bin beterlik de .....

Vahaya hasretliklerde, kavrulup-yanan susuz çölden, balık tutmayı umma, aklı evvelliğidir .....

AKLI EVVELLİĞİ .......!

Olur ya, salaklığında mucizesi gerçekleşip ......

'' BALIK KAVAĞA ÇIKSA'DA '' ....

ARŞ'LA, ARZ buluşsa da ......! ''

Sen-ben, AŞK-MEŞK, EVLİLİK, yurt-yuva sahipliği ....

ÇOLUK-ÇOCUĞA KARIŞMA VE MUTLULUK ....

Hey hat .....

Bunlarla birlikte anılıp, düşünülmeyecek ham hayal ve düpedüz olmayacak- yenmeyip-içilmeyecek herzedir, herze ....

Adı üstünde, HERZE .....

Hasılı.....

Seninle-ben, kim, aşkla-mutluluğu tatmak, kim ?

Onun için, içini ferah tut, müsterih ol .....

Aşk bizim neyimi ze ?

Üstelikte, aşkı kim kaybetmiş ki de, biz bulalım, biz ?

BİZ  ?

Halimiz, kendini buğday ambarında görüp-hisseden aç tavuktan beter iken, hem de ......!

Olacak iş değil, olmayacak duaya, amin demekten başka bir halt ta değil .....

Kurşun akıtılası kulakları duyarsa, söyle, yahut da ...

Söylensin o, cümle densizlere, hele, hele de ......

'' Ateşsiz duman, icat etme dangalak'lığın da ki sınır tanımazlıklarıyla, dahası dedikoduyla, fitne-fesat üretme gayreti .....

Durduk yerde ve olmadık hallerde, durumdan vazife çıkartma iş güzarlığıyla ......

Utanıp-arlanmadan, yaldır-yapa lak, yelken-kürek koyuldukları, akıntıya kürek çekmekten ibaret ve öte geçmeyen lüzumsuzluk la ......

Hem de, üstlerine hiç mi hiç vazife değilken, seninle-benim için, hem de hiçte olmadık zamanla, koşullarda, ellerinin boşluğunda, en ürkütüp, tiksindirici olan haliyle ......

Karaktersizlikleri ve  fesatlıklarıyla, yalana itibar edip, HAYSİYET CELLATLIĞINA soyunup-koyulmuşlukların da .....

Kel alaka hallerde, aslı-astarı olmamış’lığında, kendi kendilerine  gelin- güvey olup, düğün-dernek yapmaya kalkmasınlar ....

Bunu da geçip, seninle-benim için, kimse, kendi eksiğine, gediğine ve haline, gözlerindeki mertek le, pilavlarının taşına, aşlarının yavanlığına, hasılı ....

Düpedüz, zevzekliğine bakmadan .....

Yoğurt aklını, ayran yapmaya kalkma’sın ...

Haddinden fazla, AĞZI AÇIK AYRAN BUDALASIYLA, BUDALALIĞI VARKEN .......

Ötesine, fazlasına hiç mi hiç ihtiyaç yokken .....!

Bilinsin ki ...

Hemen, her eşeğin aklına, karpuz kabuğu .....

Hatta, karpuzun, avcarı- suyu düşer, düşmeye de ...

Benim aklıma, evlilik ve aşk ......

Hele, hele de, seninle mutlu yuva, saadet, çocuğa-çoluğa, uşağa-toruna-torbaya erişip-kavuşmak düşmez ....

Gel, sende kulak asma, he'de geç, denmişe-konmuşa, asılsız-astarsız dedikoduya .....

Baktın, olmadı ...

Hoş görüyle, sabırda, para ve kar etmiyorsa .....

Ağız dolusu  ve okkalı tarafından '' –Hasittir ... '' Çek, git yoluna, bak işine ........

Tıka kulağını, yat üstüne .....

Unutma, ekabirlerin şu güzelim sözünü ....

Küpe diye tak, kulağına, gün gelir, lazım olur diye, savsaklamadan, yaz aklına .....

'' - Her ......

İnsanla, lakırdıdan, laf kalabalığından, sohbetle-muhabbet .....

Ekim-dikimden, hasat ......

Nimetten, aş olmaz, olsa da, yenilip, karın doymaz ....

Daha da önemlisi ve işin olmazsa, olmazı da ...

'' - Her insandan, << Can yoldaşı, CAN ile CANAN >>, eş ile, ata ........

 - Eşeğe, her ters binenden de, asla mı asla, NASREDDİN HOCA olmaz, olamaz ......! ''

Olmaz, olamaz, vesselam ......!

Duyup, anladın mı, çaktın mı manzarayla, işin püf noktasıyla, sırrını ?

Bir yolda sen deyiver bakem ......

Ahali senden duysun ....

Söyle yükselterek sesini ...

Ara gazı yahut da '' - Ver gazı ...! '' Halleriyle, naraları kesilsin ....

Herkes baksın işine, düşmesinler, seninle-beni baş-göz etme peşine

Neymişşşş, ekabirlerin derslik, ibretlik kelamı  ?

'' - HER İNSANDAN, << CAN YOLDAŞI, CAN ile CANAN  >> EŞ İLE, ATA ........

EŞEĞE, HER TERS BİNENDEN DE, ASLA MI ASLA, NASREDDİN HOCA OLMAZ, OLAMAZ ....! ''

OLMAZ, OLAMAZ, VESSELAM .....!

 

 

 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

 

 

 

Immenstaad / Almanya

 

 

 

23 / 10 / 2021 - Cumartesi


Saat ; 10_10

 

 

 


 

HÜZÜN ÇİÇEKLERİ .....

 

 

'' - Kişi, karşısındakini kendi gibi bilir, kişiye, olaylara, hayata görmek istediği gibi bakar ....''

Demelerin boşuna olmadığını doğrulayan haller, duygularla dolup-taşan halimle baktıkça çevreme ...

Ne kadar çok ben ve bencileyin hüzün kaynağı unsurlar, varlıklar ve olaylar var çevremde ve hayatın bağrında, diye düşünüp, söylenmeler den kendimi alamamalar'dayım ....

Çevremdeki kır çiçeklerinde bile kendimden izlerle, bana benzerlikler görmem ne rastlantı, nede tarafımca planlanan bir hal ve durum değil ...

Nasıl mı benzerliğimiz ....

Bir gelincik tarlasına göz attığımda ilk gördüğüm ve dikkatimi çeken bazı canım gelinciklerin yanı başındakiler en can alıcı ve dinamik ,hayata bağlı ve zorluklara kafa tutarken onların aksine ve sanki inadına yaparcasına ....

gerek dinamiğini yitirişlerin den, gerekse de dış faktörlerle ve müdahalelerle, hayata küsüp, eğilip-bükülüp, solup, kurumaya yüz tutar halde toprağı öpmecesine iki büklüm yerlere yeksan olmalarını görmek, ister-istemez beni böyle düşünmeye itiyor ....

Zaman, zaman '' - Böylesi, hep mi beni bulup, bana çatıyor ? '' Diye sorup, düşünmeden edemeyecek hallere geliyorum ......

Öte yandan, imrenti ve hayranlıkla bir kelebeği izlerken sanki inadına böyle oluyormuş gibi bir başka kelebeğin kanadı kırık, ölümle cebelleşen haliyle burun, buruna geliverince, üzülmeden ve karamsarlığın pençesinde sorularla kalmaktan kendimi alamıyorum ...

Dahası, ikili yada çoklu insan ilişkilerine ve sosyal paylaşımlara göz attığımda, dışardan imrenti hatta gıptayla bakılan nice insanın .....

Görülüp-sanıldığının aksine hüzün, sorun ve dertlerle boğuşmaktan helak olduğuna tanıklıkta içimi acıtmacasına beni yaralıyor .....

Biraz daha dikkat kesilerek odaklanıp, yoğunlaşarak baktığımda ne hazin ve yazık ki gördüğüm manzara hiçte iç açıcı değil ve adeta beni doğrulayıp, haklı çıkarır nitelik ve haller de ...

Özcesi, istemeden de olsa '' - Bir ben değilim ve bir bende yok bu hal, insanlar ve hayat bencileyin içi kan ağlarken gülmeye çalışan ve özünde, HÜZÜN ÇİÇEKLERİ ÖMÜRLER arenası olup-çıkmış, şeklinde karamsarlığa yenilen düşüncelerden kendimi alamıyor um ...

Özcesi ....

Hayat denilen bu fantastik alemde ve alengirli sahnede, hemen her canlı, hele ki de insanlara giydirilen, kendilerine reva görülüp-biçilen rolü oynamalarda helak olup, yaşama sevincini, neşesini, tebessümü hatta ve en acısı da umuduyla, mutluluk duygusunu yitirerek ben garip misali karamsarlığın pençesinde ömürler de, hüzne yenik ve makus talihini yenememenin ezincinde kıvranmaktan bana dönüp çıkarak HÜZÜN ÇİÇEĞİ OLUYOR, HÜZÜN ÇİÇEĞİ ....

Ondandır .....

Bakınca çevreme adeta, mıknatıs gibi çekiyor beni gördüklerim ...

Hüzün vurgunlarının mıknatıs gibi çoğalan çekip enerjileri ve gücüyle çekilip, götürüldüğüm, görüp-tanık olmak zorunda kaldığım hallerle-manzaralarda ve olaylarda ....

Çokluk ve sıklıkla olayların kahramanlarının da, benim paydaşım veya benzerim olup-çıktığını görüyorum ....

Böylesi hallerle yüz yüze gelip de,  üzülmemek elde mi ? Elde mi ?

Gelin, içtenlikle davranarak deyin, söyleyin, bana .

Uzun lafın kısası, hayat denilen arenadaki şu kör dövüşüne, koşuşturup, canhıraş hallerde cebelleşmeye koyulalı gördüklerimden ve kendimden, yakın çevremde yaşananlardan pay biçerek diyorum ki ....

Bende dahil, hayat tarhı, toprağın bağrı HÜZÜN ÇİÇEKLERİ ile dolup- taşıyor .....

Her yanda, HÜZÜN ÇİÇEKLERİ açıyor, HÜZÜN ÇİÇEKLERİ .....

Nere baksam, bencileyin HÜZÜN ÇİÇEĞİ ÖMÜRLER görmekten, gına geldi, yorgun düştüm, yorgun ....

YORGUN ..........

 

 

 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 

 

 

 

Immenstaad / Almanya

 

 

 

22 / 12 / 2021 - Cuma

 

 

 

Saat ; 12_00


 

İSMİNİ, PEÇETEYE YAZMIŞLIK BİLE ...

 

 

'' - Adını, ömrüme, kalbime, gönlüme yazdım '' Diye ahkam kesenlerden olamadım be güzelim  ..

Kusurumu, unutkanlığımı ve bunun nelere mal olduğunu, HELEKİ DE, HADDİMİ VE YETERSİZLİĞİMLE, ÇAPIMI BİLENLİĞİMLE ...

O an, oracıkta arasamda bulamamışlığımla, yazacak başkaca bir zerzevat olmadığı için, adını Peçeteye yazmıştım ....

'' - Kısmetse, gelir Hint'ten, Yemenden, kısmet değilse ne gelir elden  ? '' Diyen ekabirlere kulak verenlerdenliğimle, dahası ......

Yakın çevremle, eşin-dostun deyişi ve yakıştırmasıyla ballılığımla ....

En önemlisi ve işin olmazsa,olmazı da,  ikimizin gönlünün bir ve samanlığın seyran olacağını hisseden liğim le .....

Sen cancağızı mı, ilk gördüğümde, adını unutsam ve peçeteye yazsam da, aklıma seni koyup, abayı fena yakmışlığımla ......

Dahası, sen can paremin, kısmet kaşığıma düşen, ballı lokma olduğunu iliklerimde hissettim ...

Gün, o gün-bu gündür, karşılıklı güven ve saygıyla perçinlenen sevgimizle, ilişkimizde, ne sen su koyverdin, nede ben patinaj yaptım,

İlk günden, bu güne, şu ana  dek, bir kez olsun teklemedim şükür ki .........

Alayı valaya eremesek de, her şeyi dört-dörtlük yapıp, ortaya çıkaramasak ta, gücümüzün yettiğince, gönülde birlikle ve ortak akıla dayanan anlayış ve anlayış'lığımız ve hoş görülüğümüzle, mutluluğa erdik, gönül ve fikir, dahası sevgi ve sevda paydaşlığımızla ...

İyi ki de, böyle yapmışım, içsellikle, sadeliğin, saadetin temeli olduğuna olan sarsılmaz inancımla ve haddimi bilerek yazmışım adını, peçeteye .......

YAZMIŞIM ADINI, PEÇETEYE .....

Nicelerini gördüm, şaşalı başlayan ilişkiler ve  göz kamaştıran başlangıçlı birlikteliklerin sonu, hüsranla biten, hayal-i sükutlar yaşanan ...

Çok şükür ki, ne sende kemlik, nede bende hamlık çıkmadı da olduk adeta, CAN CİĞER KUZU SARMASI HALLERİNDE, MUTLU-MESUT ÇİFTLERDEN BİRİSİ ....

Her zaman inancım odur ve derim ki ....

İş olumlu olacak oldu mu ve iyi niyetle, karşılıklı saygı, güven ve vefa varsa, olur geçimde, mutlulukta, girer insan, dağ gibi yükler altına, sevgiye ve sevgiliye olan güveniyle gözü karalıkla ve hatta kapalılıkla .....!

Bundandır demem, olmayacak oldu muydu, arayana bahanede çok, ayrılık türküsü söylemeye durana, geçim ehli olmayana,  işi bozmaya, dahası, başlamadan bitirmeye niyetlenene ve içten pazarlıya, fitneyle-fesada, gerekçede çok, saracak telle, makara, yakacak balatada .....!

Hasılı, şunun-şurasında kesiş'mişliğin de yollarımızın, ayrılığa değil .....

Aşka çıkar ve aşka sebeptir, ismini peçeteye yazmışlık bile ....

İSMİNİ, PEÇETEYE YAZMIŞLIK BİLE .......

 

 

 

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

 

 

 

Immenstaad / Almanya

 

 

 

18 / 10 / 2021 - Pazartesi

 

 

 

Saat ; 20_08

21 Ekim 2021 Perşembe


 BİZİM COĞRAFYALARDA, HAALA ....

'' - YARATAN '' DİYORLAR .....



Çocukluğumda yaşama sevincimin, mutluluğumun simgesi, rengarenk güzelim Kasımpatıları mı ...

Sözüm ona büyüyüp, koca herif olduğumda da....

Sen, can paremi, sevdiceğimi, gözümün nurunu, göz yaşlarıma, yalvarıp-yakarışlarıma aldırmadan ...

Dahası, kulak tıkayarak, gözünü kırpmadan, apansız ve acımasızca koparıp-aldı, benden .....

<< - Her ölüm, erken ölümdür >>  Düşünce ve inancının, hayatın ve ölümün soğuk gerçekliğinde, hiçte, geçer akçe olmamış lığın da ....

Kasımpatılarını soldurup, boynunu büken, kurutan o, meçhul el çaldı, seninde canını, ömrünü .......

İşin tuhafı ....... 

O, elin sahibi için bizim, coğrafyalarda, haala .......

Her nedense ve hangi akla hizmetse ?

'' -YARATAN '',  diyorlar .....

Haala...

'' - YARATAN '', diyorlar .......

BİZİM COĞRAFYALARDA, HAALA ....... 




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya 




21 / 10 / 2021 - Perşembe 




Saat ; 18_18

20 Ekim 2021 Çarşamba


 ASILI KALDI, GÜLÜŞLERİN .....

Asılı kaldı, gülüşlerin .... Yalnızlığın alaca karanlıklarında boğulduğum, hüzünlü gecelerin ve ruhumun semasında .... Yağmura gebe bulutlar gibiydi, sevinç, sevinç üstüme ha ağdı, ha ağacak hallerde, salım, salım dolaşıyorlardı ...... Taki, göz kapaklarımı esir alan uykunun yelleri, onları sürüp-savurup, dağıtıp, yok etmeden . Yanıt bulamaz, kafa patlatır düşünürüm hala ... Yanaklarım la, yastığım da ki o ıslaklıklar, gülüşlerin mi yoksa göz yaşlarımın eseri ve izi miydi ? Diye .... Hüznün kasvet şalı, tam saracak iken yine, yeniden ve bir daha acımasızca .... Gülüşlerin yetişir, imdadıma ....... GÜLÜŞLERİN YETİŞİR, İMDADIMA ............ Anlarım birden ne denli sevilip, nasılda şanslı olduğumu .... Alaca karanlıkların katlanılmazlığı-yalnızlığın ve hüznün dayanılmazlığını silip- süpüren gülüşlerin ile sayende hayatı ve aşkı çok mu çok sevdim ... Ondan olmalı, tıpkı dün gibi, şimdilerde de ..... Canlanıp, belirirler gözlerimle,dünyamda .... Asılı kalan gülüşlerin, işledikçe içime ..... Sen çıkar gelirsin, sen, gülüş güzelliğinle .... Ondandır bilişim ve deyişim sıkça .... '' - Hüzünlü gecelerin ve ruhumun semasında Asılı kaldı gülüşlerin ...... '' ASILI KALDI, GÜLÜŞLERİN ...... Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ Immenstaad / Almanya 20 / 10 / 2021 - Çarşamba Saat ; 19_52

19 Ekim 2021 Salı


 İNSANIN ve İNSANLIĞIN, YAŞADIKLARINDAN, TARİHLE, HAYATTAN, DERS ALMAMIŞLIĞIN DA ......

SESSİZLİĞE MÜHÜRLENDİ, DİLLERLE DUDAKLAR ........



İnsanın ve insanlığın yaşadıklarından, tarihle,hayattan ders almamışlığın da ....

Sessizliğe mühürlendi dillerle, dudaklar .....

Ondandır, ya kökünden kesilip-koparıldı, 

Ya'da, nar alevlerde ısıtılan kızgın, kor demirlerle dağlandı, ilelebet susturuldu diller ..

Yetmediğine hükmedilince ...

Koparıldı, vurulup, alındı kelleler .....

Ondandır, korkuya yenildi ömürler, yürekler ve ayaklar altına alınıp, linç edilmeye soyunulup-koyuldu onurla, vicdanlar .....

Çoğaltıldı karanlıklar, karanlıkta boğulsun diye aydınlıklar ....

Solukların, yüreklerin ve ömürlerin yetmezliğinde .....

Bunun için toprakla-tarihin bağrı utanç mezarlarıyla delik-deşik ....

Ve yine bundandır .....

Tarihin, zamanın, hayatın, İNSANLIĞIN (!), UTANÇ SAYFALARININ  ÇOKLUĞU, KABARIKLIĞI ve YÜZ KARALIĞI ......

İnsanın ve insanlığın, yaşadıklarından, tarihle, hayattan ders almamışlığın da ....

Sessizliğe mühürlendi dillerle, dudaklar .....

İnsanın ve insanlığın yaşadıklarından, tarihle, hayattan ders almamışlığın da ....

İNSANIN ve İNSANLIĞIN, YAŞADIKLARINDAN, TARİHLE, HAYATTAN, DERS ALMAMIŞLIĞIN DA ......

SESSİZLİĞE MÜHÜRLENDİ, DİLLERLE DUDAKLAR ........




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 17_25


 SESSİZ ERTELEMELERDE ........


'' - RUHLARDA KOPAR FIRTINA .......''



Sonuçları sessizce kabullenilip, sineye çekilen SESSİZ ERTELEMELERDE yaşanır, adı konamayan tarifsiz hüzünler .....

Çoğaltılır yürek sancılarıyla, dipsiz-bucaksız ruhsal fırtınalar .....

SESSİZ ERTELEMELERDE, verilir kararlar,  KİRİŞİ KIRMALARA .....

SEMANIN LACİVERT ATLASININ BAĞRINDA, SÖNEN, KARANLIĞA GÖMÜLEN BİR YILDIZIN KAYMASI GİBİ .... SELAMSIZ-SABAHSIZ, EYVALLAHSIZ beklenmedik apansız gidişlere .....

Yok edilemeyen, İÇE İŞLEDİKÇE DAHA BİR YAKIP-KAVURAN ölüm sıcaklığının, asla yok edilemeyen onulmaz acısının gerçekliğinde SESSİZ ERTELEMELERDE DONAKALIR GÜLÜŞLER SOLGUN YÜZLERLE, KANI ÇEKİLEN DUDAKLARDA VE HASILI FERSİZ, ÖLGÜN, SOLGUN GÖZ BEBEKLERİNDE ....

Göz yaşının kimisi süzülürken yanaktan, kimisi donakalır KİRPİK UÇLARINDA ....

İşte, tamda o, an RUHLARDA KOPAR FIRTINA ....

Sessiz ertelemelerde, sevinçlerin yitip, acıların, zirve yapıp, doruklarda yaşanmışlığın da ......

Ruhlarda kopar fırtına .....

SESSİZ ERTELEMELERDE, SEVİNÇLERİN YİTİP, ACILARIN ZİRVE YAPIP, DORUKLARDA YAŞANMIŞLIĞIN DA ......

RUHLARDA KOPAR FIRTINA ....... 

SESSİZ ERTELEMELERDE, RUHLARDA KOPAR FIRTINA  .........




Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya 




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 15_00

OLSA DA .......

'' - İTİBAR ETME ... ''



İş, lafa gelince, mangalda kül bırakmayan, lafla peynir gemisi yürütenken .....

On parmağındaki, kırk hünerinden dem vurup, mangalda kül bırakmama hallerinde .

Üfürüp, tozutup, savurup ....

Söz konusu gerçekle, icraat, seciye ile, nitelik olunca, dönüşü veriyorsa ..

Kıl kuyruk, ucube, hilkat garibesine 

TAKKE DÜŞÜP, KEL GÖRÜNÜNCE ...

Peşrev çekmede, hıltı çıkıp, yorgun düşse de ....

Yinede ve inadına, tezahüratlarla desteğe, ısrarla süren davete rağmen,  güreş tutmaktan imtina ederek ...

Gerdan kırıp, << - Oynayamıyorum, yerim dar .>> Diyen, yeni gelin edalarında, kurum, kurum kurum'lansa da .......

Düşen maskenin ardındaki, gerçek yüzüyle, YALANCI PEHLİVANLIĞI sırıtarak, çıkıyorsa, ortaya .......

Hele ki .....

Bok yememeye, havlamamaya söz verip de tutamayan .....

Daha, ürüme si bitmeden, toprağa düşen sidiği-boku kurumadan ...

Olduk-olmadık yerle, hallerde, lüzumlu-lüzumsuz ürümeye koyulan, sürüye kurt getiren, karakter ve haysiyet yoksunu, uyuz it misali ......

Tövbe bozup, söz tutmuyorsa ...

Laf kalabalığında, şaklabanlık'dan vazgeçemiyorsa .....

Üstüne, üstlük, birde ......

Madrabazlık la, riyada sınır tanımayan .....

Han'da yeyip, Van'da üren, aslı yok yaylalarının sahibi kesilen, iflahsız sa.

İnsanlığa mal olmuş, Mitolojik-Teolojik Kadim-Kutsal Öykülerin, EFSANEVİ SULTANI .....

Muhteşem Süleyman'ı, haset'inden, orta yerinden çatlatmacasına ...

Değil, sadece Mısır'la, Roma'ya ...

İki cihana, yetmedi ...

Arzıyla-arşıyla, bilindik- bilinmedik cümle alemlere SULTAN OLSA DA ...

İtibar etme ....

Olsa da, itibar etme .....

OLSA DA .......

Değilse .....

Sözünün eri, özüyle-sözüyle bir, içiyle-dışıyla, insan gibi  insan .....

Sen, sen ol, kanma, kapılma, yanılıp, aldanma .....

Özcesi .....

Dünyayla, ömrünü yeme-içme ve helada tüketen asalak bok gırt'laklık da tüketen değil, sorgulayan ol, sorgulayan ....

Sorgulayan'lığın'lada ....

Her denilene, kanma .....

Olur'a-olmaza, yalana, yalancıya, düpedüz harami azılı palavracı ya, gözü kapalı itibar etme ........

GÖZÜ KAPALI, İTİBAR ETME .....

İTİBAR ETME ....



Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ 




Immenstaad / Almanya




19 / 10 / 2021 - Salı 




Saat ; 08_30

 

18 Ekim 2021 Pazartesi


 KANDİL ŞAVKI …………….,


Beyaz elmas albenisiyle, yaprağı süsleyen, çiy tanesi gibi ışıltılarla ...
Ömrüme, cemre güzelliğinde ağan sın, ağan …..!
İlk göz ağrı'lığın da, ürkek kuş yüreği gibi çırpınışlarla, aşka kanat açtıran …
Seni düşünüp, düşlemeler le kaçan uykularımda ..
Sabahı, sabah eden kan çanağına dönen gözlerimin ….
Hiç gocunmak'sızın, kapanmamış'lığında …..
Sevda oku kesilen kirpiklerimin, her birine asılmış, kandil şavkı sın …
Kandil şavkı sın …..!
Kandil şavkı ….!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

Başlık

html

Facebook    X    WhatsApp

ÇIĞLIK, ÇIĞLIĞA ....! Sensizlik uzadıkça .. Söndükçe, umudun ışıkları bir, bir .. Kararıp kaldıkça ruhum, naçarlığın pençesinde Sinsi bir s...