
BİR YANIM.....
Bir yanım, yüzünü döken çocuk burukluklarının sancılarıyla sağrılanır....
Bir yanım, direnir hayata ve sözde insan hoyratlıklarına.
Nasıl bir açmazdır,nasıl bir kördüğüm...
Ne yaman çelişkidir , ah bir bilsen...!
Deme bana,ikiyüzlülüklerin ayıplılığı Ve,riyakarlığın sinsi gülüşleriyle''GÜL''diye...
Gülemem....gülemem.. !
Zira, çalınmış yarınlarımın acısı..
Acıtır içimi,burkar yüreğimi...
Yapağısına butraklar batmış koyun değilim ben..
Sürdüğün yerlere gidemem...
Sessizliğim kuzuluğumdan değil,hıncım,inancım ve öfkemdendir...
Nasıl talan edilmişim bir bilsen,
Sen,''Atam ( ! ) ''denen soyumca..
Mirasını taşımışım yarınlara,senin ayıplı ve utançlı dününün...
Sen ki...
İçimden geçen ''Bozkır kışı ayazı gibi'' dondurakoymuşsun beni...
Kendi aymazlıklarının ve cahallığının kör kuyularında debelenmişliğinde...
Elbet bilirim,varlığım varlığındandır...
Ammavelakin birşeyleride daha iyice bellemişliğimle bugün..
Bilirim ki ,
Dününün vebalinde tükettiğin yarınlarımın çalanı çırpanı,suçlusuda sensin...
Gel etme eyleme, sormamışlığında varkıldığın ömürlüğüm ve bedenliğimle beni sana,
Bana...
Ve, benden gelecek sülbüme mahçup koma...
De bana,sen çalmadınmı bakirliğini çocukluğumun...?
Ayıplı ve karanlık gece kuytularında ilişip çalmadınızmı umutlarımı..?
Giydirip kuşatmadınızmı beni acılara...?
Utançlara belenmedimmi sizlerce..?
Kiminiz, babalığınızda,
Kiminiz ağabeyliğinizde,konu-komşuluğunuzda,
Amca-dayılığınızda galebe çalan erkek doyumsuzluğun da..
Yakmadınız mı körpe canımı, kuytuluklarda ırzıma geçmişlikle..?
Yalanlarınıza ayna,
Savaşlara kurban,
Ölümlere beden yapmadınız mı beni...?
Dilendiren,dolandıran ve el kapılarına tutsak kılan siz değilmisiniz beni,
Körpe çağında ömrümün...
Hadi gel anam...babam,
Hadigel,bir yol dürüst olun...
Verin biley taşına,
O, nasır bağlamış,sevgiye aç yüreklerinizi...
Yüreksizliğinizle yüzleşerek,
Hayatın karanlık dehlizlerinde nasıl çürüttüğünüzü görün,o gül ömrümü...!
Şimdi,zeytinyağ misali arsız yüzsüzlüklerle su üste çıkmalara çalışmayın....
Yüzleşin siz sizle...
Ve, o vakit deyin bana,sorun ..
Neden dökersin yüzünü a Gül kızım diye...
Heyyy anam ,babam heyyyy...
İşte gonca ömürlüğümde ayazlara direnen güllüğümle....
Hasret kaldığım gülmeleri bilememişliğimden dökerim ben bu gül yüzümü,hüzün hüzün..!
Gizli-aşikar ağıtlarda tüketerek ömürlerimi.....
Sizli sizsizliklerimde ,
İçimdeki kan güllerinin acılarıyla tüketirim ben gecemi gündüzümü..!
Bir yanım, kara ve ayaza inat yaşam yaşam direnişliliğimle savaşır..
Riyakarlıklarınız ve yaşamın dayatmalarına..
Bir yanım tomurcuk ömürde solmanın hicranıyla dökülür elem elem...
Deyin bana deyin şimdi..
Diyecek bir sözünüz varsa eğer halimin böyleliğine...
Amma velakin, eğrelti otu gibi tir tir titremeye
hazırda olun...
Zehir zemberek diyeceklerimle,duyacaklarınıza...
Ve, şunu iyimi iyi belleyin..!
Ne koyunum,nede sürülmeye niyetim var gayrı bundan böyle..
Cahallığınıza maşa, ihtiraslarınıza ataş,hırslarınıza yem olduğum yeter gayrı...
Yeter..!
Eyyy anam,ey babam, ey kavim kardaşım
Etimi-tenimi,ömrümü yiyip bitiren namus düşmanı soysuzlarım..
Çalmalara utanın gayrı yarınlarımı ve beni benden...
Ölmeden koymayın kara topraklara elem elem...
Ömür ömür,beden beden...
Namus kumkumalıkların da,sinsice kanıma girmişlikle..!
Ve ;
Su katılmamış hayın pusularda,katletmeyin bu gonca ömürleri..
Ayıbım,utancım,yüz karam, ecelim siz olmayın..
Duyun feryat figanımı...
Katlime fermanlıklarda bana kıymayın...
Bana kıymayın...!
İşte bundandır..
Bir yanım hüzne,eleme ve utanca kesmişliklerde yüz döker..
Bir yanım kan gülleri güzelliğinde Zemheriye...
Kara-borana,ayazlara inat direnir..!
Yürek yürek,donakalmayan umutlarla..!
Direnir gonca güllerin eldeğmemişliğindeki tazecik duygularla...
Açmalara durur,
Çiğdem çiçek, gülüş gülüş.!
Kızıl şafaklarda,tanyeri ağırmışlıklarda..
Mualla YASSIBAŞ
Hildesheim/Almanya
03/01/2010
Saat:17_15

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder